Davut ATAR

Sanata dair
​"Günümüz sanatı tam bir çaresizlik kıskacında; insan iletişime kapılarını kapatmış, duygusuz bir iç dünyanın karanlığına gömülmüş durumda. Diyelim ki coşkulu ve derin hisseden bir sanatçı var; peki, kendini kime anlatsa gerçekten anlaşılacak? Anlamaya dair hiçbir isteği kalmamış bir dünyada sanatın işlevi nedir? ​Modern insan, en basit cümlelerle dahi birbirine ulaşamazken, sanatın o ince diliyle kalplere nasıl dokunabiliriz? Sahi, sanatın varacağı bir kalp kaldı mı? Kimsenin bir diğerini anlama derdi taşımadığı bu çağda, sanat eskisi kadar hayati bir önem taşıyor olabilir mi?"
İnsan
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kainatin en büyük gücü bir erkeğin sevmesidir. Eğer bu güç erkekte olmasaydı, dünya dönmezdi, hiç fırtına çakmaz, hiç yağmur yağmazdı, Sevilmeyen bir kadın neye yarardı ki. İşte bu yüzden erkekler bu büyük gücün altında ezilip kalırlar, Siz onların zayıf karakterli olup duygusal olduklarını mı sanırsınız. Onlar yüce evrenden gelen sonsuz güçleri yüreklerinde tutmak ve zapdetmek icin tüm güçleriyle çarpışır ve defalarca ölürler. Sizin gordügünüz bir damla göz yaşı evrenin derinliklerinden gelen kutsal bir sızıntıdır sadece. İşte bir kadın için dünyanın dönüp dönmemesi, o bir damla göz yaşına vereceği anlama bağlıdır..Her şey orda gizlidir, cinayetler, intiharlar, kıskançlıklar, kaçışlar bu göz yaşının görülmemesinden ortaya çıkar, Çünkü erkek bu yüce güce insani özellikleriyle karşı koyamaz. Erkek biyolojik olarak asla ölmez, ruhu kaybettiği savaşlara karşı canlı canlı ölür, yürüyen bir hayalete dönüşür..Ve ancak yine onu, içindeki sevgi diriltebilir.
Aşk
İçimde sıcak bir hasret bitmeyen bir sevgi Kandırıp Sandıklara kapattığım sıcacık bir ateşi Yakar durur dokundugu yeri Ateş bana kızar öfkelenir fırtina cikarir durmaz yerinde Tüm bu cihani yakmakla tehdit eder her gün beni Kalp senin nasil bir agirligin var? Ne bir organsin ne bir et, bildigin bir deli Şimdi bana intikamla bakarsin, kırgin, küskün ve öfkeli Istedim tek senin ölmeden yasamandi Beni çoktan yendin, kizma kusme gel Bedenime geri dön beraber yasayalim yine heyecanla eskisi gibi Anladim derdini seni ve önemini Hic bir organ cektirmedi bana cektirdigin aci gibi. Gel kalbim hayat boyle işte, tekrar sebepsizce sev beni
Tüm Kapılar Okumaya Açılır
Cahilsen; okumalısın Cahil olup olmadığı bilmiyorsan; kesinlikle okumalısın Alim olduğunu düşünüyorsan; daha fazla okumalısın Her seyi bildigini dusunuyorsan, herkesten fazla okumalısın Kim oldugunu bilmiyorsan; mutlaka okumalısın Kim oldugunu biliyorsan asıl o zaman okumalisin Okumaya direniyorsan; mutlaka okumalısın Hic bir derdin yoksa; kesinlikle okumalısın Fakirsen okumalısın Zenginsen herkesten fazla okumalısın Derdin çoksa daha fazla okumalısın Ön yargiliysan; okumalisin Ön yargilı oldugunu bilmiyorsan yine okumalisin Başarılı olmak istiyorsan; okumalısın Mutlu olmak istiyorsan; okumalısın Ne işle uğraşacağına karar vermek icin okumalısın Kiminle evlenecegini bilmek icin okumalısın Aklını çalıştırmak icin okumalısın Esir olmamak icin okumalısın Çocuklarını dogru buyutmek icin okumalısın Anlamlı yaşam icin okumalısın Kısacası İnsan oldugun icin ve insanca kalabilmek icin okumalısın....
İnsan
Başlıklar da yalnız yazılamazdı.
Hayat çiğ yenilmesi gereken bir yemekti, Sindirimi zordu. Kişinin hayatı tek başına pişirmesj mümkün degildi. Hep arayıp bekledi eşini icindeki ateş yandıkça..İçindeki son kıvılcım sönünce, ne pişirenin önemi vardı ne de pişenin. Tatsız tuzsuz bulantılarla geçen bir hayat ne kadar anlamlıydı...
Aşk