Eseri bitirir bitirmez yazmak istedim. Sebahattin Alinin kuşkusuz en derin romanı budur. Ve bu eser kesinlikle MUHTEŞEMDİR. Öldürülmeden 5 yıl önce 1943 yılında yazdığı son romandır..Kim bilir daha neler yazacaktı.
Romanın konusu büyulük bir kurgu olmasa da yazarin düsünceleri, iç dünyası, psikolojisi, ve çevreyle olan iliskilerini o kadar guzel bir dille ve farkedişle ifade etmiş ki hayran olmamak elde degil...Alıntıarın hiç birini paylaşmadim, bu kadar alıntı paylaşmakla bitmeyecekti..Arkanıza yaslanın büyük bir hissiyatla yazılmış eserin tadini çıkarın...
Baslarken bu kadar etkilenecegimi dusunmemistim...Tek kelimeyle muhtesem..Kusursuz bir yapıt..Yürekle yazılmış, kalemdeki murekkep yerine goz yaşı konulmuş
Kitaptaki ressam seçimleri ressamların eserleri ilgi çekici, ancak yazarın yorumları sığ bir tabakadan ibaret..Baski kalitesi renkler ve kitabin gramaji çok iyi...Ressamlar, siradisi konular isleyenlerden seçilmiş ...Analizler, değerlendirmeler daha derin olabilirdi...
Victor Hugonun 4. en büyük kitabını okudum. Sefilller, Notre Damein Kamburu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü ve son olarak da Deniz İşçileri bitti. Hayatimda beni bu kadar etkileyen büyüten bir yazar
İlk başladığımda begenmedigim, okudukça insanı etkileyen bir kitap, insanın duygularina odaklanmış ve bunu anlatmayı iyi başarmış bir yazar...kitabı başarılı buluyorum. Okumaya değerdir. umutsuzluk, hayal kırıklığı umut, keder, fakirlik, çaresizlik icinden gecen bir hayatın insan duyguları üzerinden betimlemesini içerir.