Damla Damla

Damla Damla
benim mesleğim, sanatım yaşamaktır_montaigne
24 Mart
279 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
İNTİHAŞK
Puan vermedi·80 syf.··
2025 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 21:32
intihara meyleden birkaç mısra bulur, kendimi onlara asarım sanmıştım; aşka bulandım. dürüst olmam gerekirse, öyle pek bir farkı da olmadı, her aşk bir intihar denemesiydi neticede.. ‎
Şiir
İntihar ŞiirleriSefa Kaplan · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201656 okunma
Reklam
inan olmaz, annem kızar tekrardan sevmeme
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 16:59
Gecenin dördünde inceleme mi yazılır be kızım! Yazılırmış. Hazmedilmeyen meselelerin sizi uyutmaması hazmedilmeyen kitapların incelemesi için bir zaman aralığı sunarmış. Efendim, ne yalan söyleyeyim, Ayfer Hanım'ın bu kitabı, başlarında random bir şekilde aşık olmama sebep olacak diye korkmuştum lakin kitap bittiğinde bu işlerden elimi eteğimi çekmeye karar verdim. Çünkü her aşk bir kadının cenazesini kaldırıyormuş gerçekten ve inanın, bir kere daha ölmeye hiç niyetim yok. Üşenmedim saydım, birbiri içinde harmanlanmış tam 17 farklı aşk-ı zulüm vardı kitabın içinde. Ayrıca saymaya tenezzül etmediğim birkaç küçük* adam... Yazardan daha önce "Aziz Bey Hadisesi"ni okumuştum, orada da vardı böyle aslı küçük büyük adamlar. Sonra merak edip araştırdım, sanırım Ayfer Hanım'ın zayıf erkek/ küçük adam sendromu var. Bir röportajını dinledim, şöyle diyor: "Erkekler ayakta kalmayı birtakım erdem kayıpları vererek başarmışlardır." Amacım asla cinsiyetçilik yapmak değil, sadece..okuduğunuz zaman beni anlarsınız, kitaptaki adamlar-adam demeye bin şahit- gerçekten de "e bu kadarı da ayıp artık!" diyeceğiniz şeylere tutunan adamlar. Bir örnek, Ekmel Bey, karısına ihanetin hayata devam sebebi olacağına inanan bir adam. Kaldı ki bu adam son derece kültürlü, çok sağlam bir avukat. Evde öfkeden bağıra çağıra okuduğum birkaç sayfanın da sahibi, peh! Yok hayır, kurgusal bir karaktere daha fazla kinlenmeyeceğim, kitaba dönelim. Önce sağlı sollu sırayla okudum sayfaları; sonra tekrar aldım elime kitabı, sol sayfaları bitirip sağ sayfalara geçtim. Çünkü kitap solda bir adamın, sağda bir kadının eş zamanlı günlüğü olarak ilerliyor. Kitap bittiğinde aşk benden öcünü almış olsa da, Türk edebiyatının en özgün eserlerinden biriydi ve inanılmaz başarılıydı. Bu kadar, günaydın!
1000Kitap
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,1bin okunma
kalbiyle söyleşen bir kişinin kalbiyle çöküşü
Puan vermedi·56 syf.··
2024 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2024 13:08
Bir Kalbin ÇöküşüBir Kalbin Çöküşü cahit zarifoğlu'nun "kalbiyle söyleşen kişi" şiirini bilirsiniz, o şiir zweig'ın elinden geçmiş de bir öykü olmuş sanki. kitaplığımın ilk rafında bir kurbağa maskotu var. bu kurbağa kendi kalbini sökmüş ve kaşıklıyor.kitabın malûm kahramanı; ömrü boyunca kalbini baskılayarak, çevresinin de yardımını alarak çökmesine sebep olan son derece duygusal bir baba. benim kurbağa da insan kılığına bürünmüş, zweig'ın kitabına kahraman olmuş gibi işte. neyse neyse kitaba gelelim.. açıkçası kitabın her sayfası içime kurt düşürdü. hayatımı adadığım şeyleri bir bir sorguladım. hangileri kendim içindi hangileri onlar* içindi bilemedim. hele şu cümleleri okuyunca kahroldum: "Elli saçma sapan yıl boyunca eşek gibi çalıştım, bir gün olsun kendime izin vermedim ve şimdi yalnızım..."(dinlememiseniz nice yıl kalbinizi...) "Benim hayatım mahvolurken onlarınkini kolaylaştırmakla övündüm..."(ev meslek iş para diyerek...) "Ama ben zaten ne zaman, ne zaman yaşadım?.. Ne zaman kendim için, sadece kendim için yaşadım?.. Benimkisi hayat mıydı ki: Hep para kazandım, para, para, hep başkaları için, peki şu anda bunun bana ne faydası var?"(düşünün şimdi bir de...) "Yaşlı adam durmadan kendi içine kulak kabartıyordu." (başını eğmiş, kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu.) en nihayetinde bir kitap daha bize "halının altına süpürülmemesi gereken şeyler listesi" çıkardı: 1-kalbimiz 2-kendimiz bu kitabın ve listenin üstüne bir de geçenlerde yazdığım bir yazıya denk geldim: "bundan önceki tüm yaşlarım bana bağıra çağıra yaşamayı öğretti. çok uzun bi süre sustum ve hislerimi yuttum çok yanlış zamanlarda da kustum. ve öğrendim ki kalbe zincir dahi işlemiyor..hayat avazın çıktığı kadar bağırdığın zaman çok güzel"
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Can Yayınları · 201820,5bin okunma
ben büyük harflerden ürktüm
Puan vermedi·108 syf.··
2024 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2024 01:06
saatin kaç olduğunu bilmek istemezdim. on ikiye bir var; seçilen dokuz öykü arasında en sevdiğim, aynı zamanda en haksız bulduğum öykü oldu. açıkçası bu incelemenin sebebi de "on ikiye bir var" öyküde her saniyenin geçişini hisseden, biten her günün kaybını anlayan bir adam var. bu adamın hayat felsefesi de zamanı hissetmek, saatleri dinlemek. kendini, hatta kendiyle birlikte tüm insanları birer saat olarak görüyor. evet ömrümüz geriye sayan bir sayaç ama bu sayaçı izlemek, benim fikrimce, zaman kaybından başka bir şey değil. dakikaların farkına varmak yaşamak değil, yaşamı kaçırmaktır bence. sayfa 55'te yazar şöyle diyor: "yaşamanın şuuruna varabilmenin en iyi yolu, saatler ortasında yaşamaktır." oysa saatler bizi ürkütmekten başka neye yarar ki? şimdiye kadar yaşıyormuş gibi hissettiğim tüm zaman aralıklarında saatten habersizdim. son öyküde de yazar benim fikrime eğiliyor bakın: "enginde bir vapur düdüğü, dalgacıkların sahili okşaması, uzakta havlayan kalın sesli bir köpek... hayatın nabzı bunlarda. bunu duymak, doğa ile ortak olmak. öyle bilincine vararak değil ha... *farkına bile varmadan*" (sayfa 103) ha bir de şu cümleye takıldı içimde biri. sayfa 91: "çocukların yaşı bakışlarından okunur." bi fotoğraf var iki erkek kardeşimle çekildiğim. dokuz yaşındayım. ikisini kollarım arasına almışım. gözlerim.. gözlerim, on dokuzunda beni kucağına alan annemin gözleri. o söylemişti bana bunu. hep büyük davranırmışım, her şeyi olgunlukla karşılarmışım. belki de bu yüzdendir on dokuzundaki damla'nın gözlerinde görülen dokuz yaşındaki kız çocuğu. belki de sezen aksu'nun dediği gibi, büyük harflerden ürkmüşümdür.
Küçük Harfli MutluluklarHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 2016434 okunma
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2023 10:37
ne zaman ki kötü bir şey olur hayatımda, işler sarpa sarar, kendimi dünyaya kapatır şiir kitapları bitiririm. yine öyle bir zamandı, yanımda yalnız didem hanım'ı buldum. çiçekli şiirler yazmak istiyorum diyen didem madak'ın "artık istesem de mutlu şiirler yazamam bayım" dediği evre bu kitap. sanırım uzun bir süredir o evrede olduğumdan dolayı en çok bu kitabı dokundu bana. çoğu sayfayı gözyaşlarım eşliğinde okudum. acının ortasında acısız olmayı* öğrendim, öldürenlerimin cenaze namazımı kıldığını* gördüm, bir gölgeyi sevmeyi* bildim, yaralarımdan sızan kanı* ve kalın bir kitap arasında kuruttuğum kalbimi* buldum bu kitapta. şimdi sadece şunu söyleyebilirim: AH!
1000Kitap
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Reklam