6 Şubat anısına
Yas Var Memleketimde Yeri ve göğü yaratan Rabbim şahidim olsun, Yazdığım bu şiir isyan değil; İçimde biriken yangının dumanıdır, Bilirim her şey senden gelir, Sabrında sensin, imtihan da sensin, Ama ben bir garip kulum işte; Dayan dediğin yerde içim titrer. Ateş düştü bağrıma; Nefes alamıyorum, Köz oldu içim; Memleketimde dağ taş demeden; Yas var içimde; yas var toprağım da. Ya Rabbim bu ne ağır imtihan; Ne ağır bir hesap bir gün, Yılların ihmali bir gece de sordu; İhmaller bir gece de sordu ölüm. İsimler düştü dilimden; Türkü, Kürdü, Sağcısı, solcusu… Aynı korkuyla titredi herkes karanlığın içinde, Hırsı, kini, kibri, bırak da azıcık ya azıcık da insan ol! Memleketimde dağ taş demeden; Yas var içimde; yas var toprağım da. Dün birbirine sırt çeviren komşular, aynı sokaktan geçenler; Bugün aynı enkazın başında ağlayan gözyaşları, Topraklar ana bağrını açmış, koynuna almış evlatlarını, İnsanlar utancından gökyüzüne bakamıyor,
Şiir
"Dayan, zorluk varsa arkasında mutlaka bir kolaylık gizlidir." İnşirah Suresi, 5-6. Ayetler
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Alıntı
İşte size uzun yaşamanın 9 Kuralı: 1. Kural: Kronik Stres Düzeyini Azaltın. Uzun ömürlülüğün ana faktörü: DÜŞÜK KRONİK STRES DÜZEYİ. * Mesele diyet değil. * Mesele egzersiz değil. * Mesele genetik değil. Her şey ikincildir. Sağlıklı yiyebilir, antrenman yapabilir ve sigara içmeyebilirsiniz ama sürekli stres altında yaşarsanız, genç ölürsünüz. Garanti. 2. Kural: Kronik stres, iş ya da parayla ilgili değildir. * Bu, olduğunuz kişi ile olmaya çalıştığınız kişi arasındaki iç çatışmadır. * Kendi hayatınızı yaşamazsanız, vücudunuz 7/24 "hayatta kalma modunda" kalır. * Kortizol her şeyi yok eder: kan damarlarını, bağışıklığı, beyni. Okinawa ve Sardinya'nın uzun ömürlü insanları, balık yedikleri için değil, kendileriyle uyum içinde yaşadıkları için daha uzun yaşarlar. 3. Kural: Uzun Ömürlülük için içsel direnç yaratmayan şeyleri yapın. * İşinizden nefret edip para için mi yapıyorsunuz? -15 yıl. * Yalnız kalma korkusuyla, sevmediğiniz biriyle mi yaşıyorsunuz? -10 yıl. * Enerjinizi tüketen insanlarla mı çevrili siniz? -8 yıl. Zehirli bir ortamda geçen her gün = hücresel düzeyde hızlanmış yaşlanma. 4. Kural: "Sonraya Saklamayı" Bırakın * Emeklilikte yapmayı planladığınız gibi bugün yaşayın. * Çoğu kişi hayatı "emekli olana kadar" erteler. * Ama enerjileri tükenmiş, hasta bir şekilde varırlar. İnsanların %43'ü emekli olduktan sonraki ilk 5 yıl içinde ölüyor. Neden? Çünkü vücutları yaşamak için ömür boyu izin bekledi... ve o izni aldıklarında, artık çok geçti. 🌙 5. Kural: Sosyal Bağlantılar Vitaminlerden Daha Değerlidir * Yalnızlık = Günde 15 sigara içmek. * Güçlü sosyal bağları olan insanlar %50 daha uzun yaşar. * Mesele arkadaş sayısı değil, ilişkilerin kalitesidir. Kendiniz olabileceğiniz tek bir kişi bile ömrü herhangi bir diyetten daha fazla uzatır. 6. Kural:
Unutuştan âlâ hekim yoktur.
Unutuş, Allah’ın kullarına bahşettiği en latif merhametlerden biridir; âdeta ruhun derinliklerinde işleyen bir ilâhî hekim gibidir. İnsan günahıyla, acısıyla, kaybıyla yaralanır; kalbi kırılır, vicdânı sızlar, gözü yaşla dolar. İşte o anda, Rabb-ir Rahîm, unutuşu bir perde gibi indirir araya; zamanın akışıyla o yarayı yavaş yavaş kapatır, acıyı dindirir, gözyaşını kurutur. Bu ne bir ilaçtır ne bir dua; sadece ilâhî bir hikmettir ki, kuluna “Dayan” dercesine, acıyı hatırlatan izleri siler gider. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” (İnşirâh, 5-6) buyurur Yüce Allah. İşte unutuş o kolaylığın en gizemli kapısıdır. İnsan sevdiğini toprağa verir; evlâdını, anasını, babasını uğurlar gider. O an sanki kıyamet kopar içinde. Ama zaman geçer, Rabb’in lütfuyla o yangın söner, külü savrulur, geriye sadece bir hüzünlü tebessüm kalır. Bu Allah’ın “Unutkanlık” değil, “Rahmet” adını verdiği şifadır. Kul her an günahını, hatasını, eksikliğini hatırlasa, yaşayamaz hale gelir. Ama Allah, unutuşu bir af kapısı kılar; tövbe edenin geçmişini örter, yeni bir sayfa açar. İşte bu unutuşun en mukaddes hâlidir.Günahın ağırlığını kaldıran, kulun yeniden doğmasını sağlayan ilâhî bir ameliyat. Unutuştan âlâ hekim yoktur, çünkü o hekimin eli, Rahman’ın rahmet elidir.
Bugün 6.duruşma…
“Haydi oğlum son kez el ele Adalete dogru, Dayan mühür gözlüm dayan, ben dayandım sende dayan... Bu son olsun.” Yasemin Minguzzi
‎Unutulmuş İnsanların Mevsimi - Garib Çoban
‎Unutulmuş İnsanların Mevsimi - Garib Çoban İnsan ayrılığın acısıyla yaralı doğmuş bir yasemin çiçeği. Yeryüzü gurbetinde kendine dokunmayan serbestlik bağından muzdarip. Dokunma kalsın insanın kalabalık putları tenhasında geziyorum. Her türlü bağdan kopup sığınaksızlığa düştüm. Bende esen meltem, dalların kollarındaki bütün yuvaları alaşağı etti. Ne hayırsızsın kendine bu yaşında zindan etmişsin dünyanı. Bende başlayan deprem, bütün gönül çatılarımı yerle bir etti. Kış çalığı siyah ve ıssız sahranın bağrında yalnız bir kurt gibi, gurbetimle birlikte duruyorum. Bağıllıkta aptallığa ulaşıyordum, özgürlükte yalnızlığa!.. Vücudumu seni seviyorumlarla kapladım,sen teheccüt vakti kimle olduğunu bilirsen, şems vakti kimsesiz kalmazsın. Kendinden kurtulmak için Rabbine nankör olma. Teheccüt vakti seni doğru yola çağırıyor. Şems vakti alemlerin Rabbine teslim olman için Duha vakti onun sözü haktır. Kelimeler, dua olursa elbette, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır. Gel kendine İbrahim’in atası Azere söylediklerini unutma. Büyük mutluluklar büyük şeyler başarmakla elde edilmez. Büyük mutluluklar küçük, güzel zamanlardan oluşur. Hepsinin tadını çıkarın. Vücudumu seni seviyorumlarla kapladım,sen teheccüt vakti kimle olduğunu bilirsen, şems vakti kimsesiz kalmazsın. Bırak da seni yine de seveyim. Azar azar, bu kadar putperest arasında yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Hiçbir şey eksik olmadan. Hiçbir şey arta kalmadan Hiçbir şey tam olarak aynı pozisyonda olmadan. Ayakta yürüyorum. Yaşıyorum ve ölüyorum.