Aslında şöyle söylemek daha doğru olacak: İnsanları elimde olmadan sevdiğimden değil de, bana iyi davranan ya da saygı gösteren herkese karşı kendimi borçlu hissettiğim için ben de onlara iyi davranmaya çalışıyordum. Elbette bu çok anlamsız; yani benim saygıdeğer biri olup olmamam bir yana, benden talep edilmediği halde kendimi iyilik yapmak zorunda hissetmem çok saçma. Ama bu, uzun zamandan beri riayet ettiğim bir davranış biçimiydi.
Bir anda, en büyük görevimin tamamlandığını kavrayıvermiştim ve artık, becerebilirsem bir işe girip, bir aile kurup, çoluk çocuğa karışmaktan başka bir ümidim kalmamıştı. Kısacası, sıradan ve önemsiz ama doğru dürüst bir adam olmaktan başka bir çıkar yolum yoktu ve ben de bunu yaptım.
Onun hakkında ne derlerse desinler, şimdi arkasından atıp tutmak kolay, ne de olsa öldü. Fakat yine de kankamın o kadar da ölmediğinin bilinmesini isterim, çünkü ben hâlâ yanındayım, gerekirse onun için canımı feda ederim. Onu sonsuza dek savunacağım. Sonsuza dek kankam: sonsuza dek.