Ahmet Ümit'in birçok kitabını okumuş birisi olarak klasik bir Ahmet Ümit kitabı okuyacağım psikolojisi ile başladım kitaba ama daha ilk sayfalarda çok farklı bir kitap olduğunu anladım. Başta biraz ağır gitti çünkü ortada bir katil, bir olay vb yoktu, bir aşk vardı. İttihat ve Terakkiye katılarak vatanı kurtarmayi askına tercih eden Şehsuvar'in hikayesi vardı kitapta ancak özellikle kitabın yarısından sonra o kadar güzel ilerledi ki yaşanılan olayları sanki biz de yaşadık, Selaniğin düşmesi, 31 Mart olayları, Bab-ı Ali olayları, Birinci Dünya Harbi gibi olaylari daha önceden bilsek de o doneme gidip aynı duygularla dertlendik, Enver, Talat ve Cemal beylere kızdık, biz de vatanımızı kaybetmiş kadar üzüldük, Esterle Şehsuvar'in yaşanmamış aşkı için biz olsak ne yapardık diye sorguladık kendimizi. Kitapta iki ayrı zaman var birisi olayların yaşanma zamanı yani eski dönem, diğeri de Cumhuriyet sonrası yani yazarın Ester'e mektupları yazdığı donem. İki dönemin de ayrı bir heyecan boyutu var ve sizi sarıyor. Sizi öyle bir içine çekiyor ki belki de vatanımızı çok sevmemizle ilgili bir psikoloji ama kesinlikle okunmaya değer bir kitap, çok şey katacağı kesin.