Otobiyografik bir roman ya da çok yakin bir benzeri olması ( ben roman ) etkileyici, yazar 5 defa intihar girişiminde bulunuyor ve beşincide başarıyor ama kitaptaki birebir olmadığı için yalnizca 2 defasi verilmiş, onun dışında hayattan hiç bir beklentisi olmayan umutsuz bir bireyin hayatta kendini ifade etme şekli ve bunu hiç bir şekilde kendini haklı gösterme çabası olmadan aktarması hoşuma gitti. Biraz karamsar bir havasi olsa da güzel bir kitap. Okurken yazarın ruh halini anlamak adına yazıldığı dönem de göz önünde bulundurulmali.
Postmodernist edebiyatı sevenler için çok iyi bir örnek. Metinlerarasilik, üst kurmaca gibi ögeleri çok iyi vermiş, zaten başındaki ve sonundaki yazılarda da bundan bir hayli bahsedilmiş. Orhan Pamuğun sonraki kitaplarından da izler bulmak mümkün. Anlattığı dönemi ise başarılı bir şekilde yasattigini düşünüyorum ancak Hoca ile İtalyan gencin yaşadıklarından ziyade yazarın işlemiş olduğu 'ben niye benim' , 'ben senim, sen bensin' cikarimlari üzerinde düşünmek kitaptan daha çok keyif almayı sağlıyor biraz da kafa karıştırıyor tabi ama yazarın da amaçladığı şey bu zaten. Ayrıca dönemin ve maalesef donemimizin de kanayan yarası bilim ve din çatışması da yine çok iyi verilmiş.