Bana da bir zamanlar, gel şu üniversiteye gir
demişti; asistan olursun. Hayır, ben zengin olacaktım; kendi başıma yaratamadığım heyecan havasını, parayla satın alacaktım. Şimdi onun arabası var, katı var; bir insanın daha başka neyi olabilir ki? Ben, otobüse biniyorum; yüksek düşüncelerimi anlamayacak kimselerle birlikte yolculuk ediyorum, yüzlerine bakıyorum: Hayır, anlamıyorlar.
Hayal gücüm kuvvetleniyordu. Bu mektubun içinde ne olduğunu öğrenmeliyim, cahil bir gurur içinde yüzmemeliyim. Aydın bir kişi gibi nedenlerini bilerek övünmeliyim kendimle. Yalnız yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır.
Bazı şeylerin gerçek olması için gerçek olması gerekmez. Tek söylediğin şey şu: Gerçek mi? Gerçek mi? İşte bu yüzden Don Quijote’yi sevmiyorsun. Gerçek olmadığını düşünüyorsun.