Altı Harfli Bir Tatlı / Şermin Yaşar
Puan vermedi·248 syf.··
2026 34. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini uzun zamandır merak ediyordum ve bu romanla tanışmış oldum. İlk dikkatimi çeken şey, yazarın yalın ve gösterişsiz anlatımıydı. Öyle bir dili var ki okurken kendinizi bir köy bahçesinde, karakterlerin karşısına oturmuş da hikâyelerini bizzat onlardan dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, karakterlerin siyah ya da beyaz olarak çizilmemiş olmasıydı. Şermin Yaşar, kahramanlarını aklamaya çalışmıyor; onları tüm kusurları, eksiklikleri ve kırgınlıklarıyla okurun karşısına çıkarıyor. Bu yüzden bazı anlarda karakterlere üzülürken, bazı anlarda onlara kızıyor; hatta yer yer yaşadıklarıyla yüzleşmelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorsunuz. Bu grilik hissi, romanı benim gözümde daha gerçek ve etkileyici kıldı. Selime Teyze ise okurken en çok zorlandığım karakter oldu. Kocasını kaybettikten sonra kendi yasına öylesine gömülmüş ki çocuklarının yalnızlığını, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını göremez hâle gelmiş. Roman boyunca Selime’den çok onun çocuklarına üzüldüm. Özellikle Yıldız’ın hikâyesi yüreğime dokundu. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra, annesini de manevi olarak yitirmiş bir çocuğun yalnızlığı çok gerçek ve çok acıydı. Tüm zorluklara rağmen okuyup doktor olması ise onun adına sevindiğim nadir anlardan biri oldu. Bir diğer yaralı hikâye ise Meltem’inkiydi. Daha bebekken annesi tarafından terk edilen, hayatı boyunca anne-baba eksikliğiyle büyüyen Meltem’in sevgi arayışı içimi burktu. Evliliğinde de aradığı sıcaklığı bulamaması, ait olma ihtiyacını sürekli içinde taşıması karakterini benim için daha da dokunaklı hâle getirdi. Romanın sonunda, babaannesinin tarif defterinden çıkan ve dedesinin bulmacadaki “altı harfli bir tatlı” sorusuna verdiği “Meltem” cevabı ise kitabın en güzel anlarından
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:14
Sıfır beklenti ile okuduğum bir romandı. Hatta sıkılacağımı düşünüyordum ama yanıldım yine. Yazım dili ağır değil ama hafif de değil, başlangıç fantastikleri içinde yer almaz. Yazar, Violet’in fiziksel ve psikolojik gelişimini gerçekçi bir şekilde işlemiş bu yönünü sevdim çünkü bir anda güçlenip yenilmez olan karakterler klişe gelmeye başlamıştı. Kitabın sonu beni dehşete düşürdü. İkinci kitabı okumam lazım!
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·325 syf.··
2026 197. kitabı
insanın kendi yalnızlığıyla, kusurlarıyla ve sevilme ihtiyacıyla kurduğu o zorlu bağın panoraması. Charlie, zekâ kazandıkça dünyayı daha iyi anlıyor; ancak bu "anlayış", ona beraberinde korkunç bir yalnızlığı ve çevresindeki insanların sahteliğini de getiriyor.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:04
Ruhun da zaman zaman dinlenmeye, anlaşılmaya ve gerçekten dinlenilmeye ihtiyacı yokmu sizce de? Kesinlikle var!... Ve Melda hanım bunu öyle güzel anlatmış ki, kendinizi bu akışa teslim ediyorsunuz Hayatın içinde çoğu zaman güçlü görünmeye çalışırken görmezden geldiğimiz kırılmaların da bir anlamı olabileceğini hatırladım. Bir yanda uyanışın verdiği farkındalık, diğer yanda çatlayıp dağıldığmı hissettiğim anlar... Ardından gelen kayboluş hissi, sonrasında arayış ve seçimler. Kitap boyunca karşıma çıkan her durak, insanın kendine varma serüveninin farklı bir yüzünü gösterdi bana... En çok da kusursuz olmaya değil, olduğu haliyle kendine yaklaşabilmeye vurgu yapmasını cok sevdim. Çünkü bazen insanı değiştiren şey büyük cevaplar değil, doğru zamanda karşısına çıkan küçük bir fısıltılar oluyor... Satır aralarinda, ruhun yüklerini, sessizliklerini ve ihtiyaçlarını hatırlatan bir atmosfer yakaliyorsunuz. Kendine dönmeye cesaret edenlerin, iç sesini uzun zamandır duymayanların ve hayatın koşuşturması içinde biraz durup nefes almak isteyenlerin siirsel denemelerle anlattigi bu kitapla yazarimiz biz okurlarinda kendinden bir parça bulabileceklerini düşünerek kaleme aldığını düşünüyorum Usulca fısıldıyor anlatmak istediklerini Ruhumun Fısıltısı, adının hakkını vererek okurunun kalbine sessizce dokunan kitaplardan biriydi...
Ruhun FısıltısıMelda Kamhi Kosif · Destek Yayınları · 20261 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kitap bende daha çok gezip görme, hiç bilmediğim bir şehrin sokaklarında gezerken kaybolma isteği yarattı (tıpkı İlber Hoca’nın yaptığı gibi). Düşüncelerine yüzde yüz katıldığımı söyleyemem; çünkü ağzında gümüş kaşıkla doğmak bambaşka bir hikaye. Ama yiğidi öldür hakkını teslim et; yediden yetmişe, her sınıftan insanın hayatına uygulayabileceği çok değerli tavsiyeler de vardı. Eğitimle ilgili görüşlerine ise -üzülerek- sonuna kadar katıldım. Kitaptaki mekân, kitap ve film önerilerini tek tek not ettim; o sebeple tam bir başucu kitabıdır.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
6/10
·248 syf.·
2026 107. kitabı
Serinin ikinci kitabında olaylar her anlamda daha da kızıştı. Kurgunun hızlı ilerlemesi açıkcası hoşuma gidiyor. Hayden birazdan fazla saf ve yer yer aptal olsa da durumu iyi idare ediyor bence. Yani 5 ejderha eş ve daha önce bilmediği bir evrene aniden girişi derken yine de iyi ilerliyor. Nefret ettiğim kadın karakterlere dönmedi. Bu kitapta bazı şeylerin arka planı daha da ortaya çıktı ve 3 eşiyle bağ kurdu. Easton ve Maddox henüz kırılmadılar ama onlar da eşikte. Hayden günün sonunda ejderhalar için aşırı önemli bir noktada olacak ama bakalım üçüncü kitapta tüm her şeyi çözeceğiz.
1000Kitap
Küllerin GeceyarısıTessa Hale · Nox Yayınları · 202666 okunma