Uzun zamandır beni bu kadar derinden etkileyen bir kitap okumamıştım sanırım. Yunus Emre’nin Hak yolunda, sevgi yolunda, gönüller kazanma yolunda yaşadıklarını kendi nefsimde tarttım, biçtim ama bir dirhemini dahi kaldıramadım sanırım. Kapısında bulunduğu Allah dostları ile yaşadığı manevi haller, Sitare’sinin özlemi ile geçen günler, yaşadığı dönemde gördüğü zorluklar… hepsi Yunus’u Yunus yapan birer sebepmiş meğer. Geride öyle güzel şiirler bırakmış ki, her cümlesi insanda derin tefekkürlere sebep olacak cinsten. Şiirlerini de saymamış zaten, sevgiliye giden hediye sayılır mı hiç demiş. Ah Yunus, Bizim Yunus, Derviş Yunus… Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek, derviş gönülsüz gerek demişsin. O dervişlerden olabilmek duasıyla… iyi ki okudum seni Od. Çok sevdim, çok.