Babamın iş gezilerinden birinde yolda geçerken arabanın penceresinden gördüğüm bir manzarayı yıllar bana hiç unutturmadi. Çevresinde bir daire çizilen bir adam etrafını kuşatan bir kalabalık tarafından sürekli taslaniyor, adamsa o dairenin dışına çıkamıyordu. Adamın yezidi olduğu söylendi. Bir azınlık toplumu olduklarını, şeytana taptıklarını, inançlarına göre tavuskuşunun ve dairenin kutsal olduğunu, bu yüzden çizilen daire silinmeden icindekinin dışına cikamadiklarini öğrendim. Bu inancı gülünç bulanların da başka türlü görünmeyen daireler içinde oldugunu ve bunun dışına cikamadigini çok sonra öğrenecektim. Tıpkı daha geniş bir coğrafyaya çıktığımda, dünyanın her yerinde her türlü azınlığın nasıl taşa tutulduğunu anladığım gibi.