Öz değer duygusu gelişmeyen ve almaya değil hep vermeye alışan her kadın; ufak bir jest yüzünden yanlışlara tutunuyor.
Kendimden biliyorum.
Yapmayın. Değerlisiniz.
Size ne sunulsa emin olalım daha fazlasını hak edersiniz.
O vakitler tüm cihan ülkelerinde olduğu üzere kölelik müessesi Osmanlı Devleti'nde de mevcuttu. Fakat Osmanlı'da köle iseniz talihlisiniz demektir... Hem azad edilip hür kalma ihtimaliniz bir hayli yüksek, hem de bir köle olarak kalsanız dahi sahip olduğunuz haklar İslam hukuku ile koruma altında olduğu için değerlisiniz. Sonradan öğrendiğime göre kutsal kitapları Kuran ve peygamberlerinin öğretisi sünnet, diğer memleketlerde kölelere uygulana gelen vahşi hükümleri ortadan kaldırmış. Çünkü Müslümanlara göre bir insan, köle dahi olsa, ahsen-i takvim suretinde yaratıldığı için mükerrem bir mahluktur. Avrupa'da ve yenidünya Amerika'da siyah tenliler, insan dahi sayılmazken, Osmanlı'daki bu hâl takdire şayandır.
– iki gün sonra geri dönmemek üzere gidiyorum. Benimle gelmeye var mısınız? – en iyisi hiç gelmeyin. Sizi yanıma çağırmam korkunç bir alçaklık. Gelip de benim yanımda hayatınızı niye feda edeceksiniz ki? Benim için çok degerlisiniz, dertli, üzüntülü olduğumda sizi yanımda görmek bana iyi geliyor. Ama yine de sizi çağırıyor ve gelmenizi bekliyorum…
Değerli olmanızın bir nedeni yok. Tam olması gereken miktardasınız. Dolu bir bardaksınız. Siz kendiniz olduğunuz için değerlisiniz ve bu kadarı yeterli.