Annelik, bilgi ile değil içsel duyuşların yol göstericiliği ile yapılır. Bu açıdan bakıldığında anneyi annelik derinliğine eriştiren eğitim seviyesinin yüksekliği değil, kendini duyabilme yeteneğidir.
Zira kendi içine derinleşebilen anneler çocuklarına erişebilirler.
Birçok anne çocuğuna yakın durdukça onun kendisine bağımlı olacağını zanneder. Halbuki bağımlılık bir doyamama halidir. Çocuk annesinden ruhsal doyum elde edemediği kadar ona bağımlı olur.
Kitaba ilk başladığımda ne kadar geç kalmışım okumaya derken sayfalar ilerledikçe tam da şu zamanda, hayatımın bu evresinde okumamın aslında ne kadar istifademi artırdığını fark ettim. Eğer benim gibi insanlara “hayır” cevabı vermekte zorlanan biriyseniz aslında “hayır” cevabının “evet” dememiz kadar doğal ve faydalı olduğunu idrak edip bazı farkındalıklar edinebilirsiniz.
Ve “sınırlar” kavramının aslında kafamızda ilk uyanan kısıtlamakla alakalı değil de, kendimizi özgürleştirmek adına ne kadar gerekli olduğunu zevkle okuyabilirsiniz.
Bir de evlat yetiştirirken onun hayata atılması adına vereceğiniz terbiye de sınırlarını oluşturması için nelere dikkat edeceğiniz hususunda güzel tavsiyeler bulunan bu kitap, tam taze anne iken daha da dikkatimi çekmiş oldu.
Hem birey “ben”e hem anne “ben”e çok iyi geldi.
Unutmayın, sevgi ve sınırlamalar, yegane sarih sınırlardır. Tepki gösterirseniz, sınırlarınızı kaybedersiniz….Diğer insanlar sizin tepki göstermenizi sağlayacak güce sahipse, sizin duvarlarınızın, sizin sınırlarınızın içindeler demektir. Tepki vermekten kaçının.