Bir masal, bin anlam. Şiirsel dille kalbimizin en dipteki odacığına ulaşıp orda deprem hissi yaratıyor lal sevdalar.
Masal ya gerçekliğinden şüphe etmemiz gerekirken; vay be varmıydı böyle sevdalar dedirtip inandırıyor. Hah işte buldunuz; sevda ama sessiz, suskun, lal sevdalar; günümüz kirli bağlanmalara inat gözce konuşan lal sevdalar anlatılıyor.
Her masalın sonunda bir adet "lal" geçiyor. Öyle küçük harfle yazıldığına bakmayın. Manası çok büyük.
Her bir masal farklı sesin veyahut sessizliğin sesi. Sesi diyorum çünkü sözcükler adeta bir senfoni. Dinlemek yetmiyor. Okumak yetmiyor. Ezberlemek yetmiyor. Hissetmekse; kafi...
Umutlandım dosluk kazanacak faln dedim. Bir insan bir insanın hayatında o hayatı değiştirecek büyüklükte dedim. Ee gençtim, toydum, saftım bu yüzden sandımki iyi olcak "dünya." Sonra bitirdim. Ne genç kaldım ne saf...
Eksantrik insanlar dünyası...................................................
uvvvvvv dedirtti,
şok ettirdi.
Ara ara bunalttı.
Ne oluyo diye çılgın bir merak duygusuyla 5 günde kendini okutturdu.
Babaya hasret, baba sevdalısı BIR kız olarak bu kitabı her okuduğumda kimya benmişim gibi aynı duyguları yaşadım. Aksiyon-aşk-baba/Kız sevdası duygularını tam tatmin etmelik bir sihir yapmış yine yeniden Ahmet Ümit...