Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap.
Bu inceleme spoiler içermektedir.
Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz.
Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,216 okunma
Bu kitap bana inanılmaz güzel hissettirdi! Çünkü yazarımız Ceren Ceran benim hemşehrim! Tokat’tan böylesine güçlü ve etkileyici bir kalemin çıkmış olması göğsümü kabarttı.
Gelelim kitaba; büyük umutlarla İstanbul’a gelen Ömer’in gözünden, şehrin o pırıltılı yüzünün arkasındaki saklı hayatları okuyoruz. "Bodrum katları" burada sadece fiziksel bir mekan değil; toplumun görmezden geldiği tüm o bastırılmış duyguların, görünmeyen insanların sembolü.
Sınıfsal farklar ve hayatta kalma mücadelesi o kadar dozunda, o kadar esprili ve akıcı bir dille işlenmiş ki... Bazı satırlarda hüzünlenirken, bazılarında kendimi sesli gülerken buldum. Tam kıvamında, damakta nefis bir çay demi bırakan cinsten.
Kalemine, yüreğine sağlık hemşehrim! Yolu açık, okuyanı bol olsun.
İlk sayfalarını sıkılarak okuduğum kitabın son sayfaları beni derinden etkiledi keşke bazı kitaplar böyle kötü bitmese ama kitaplarda gerçekliğiyle yaşar demi ?
Ariana ve Grayson birbirine aşık mutlu bir çifttir. Nişan gecelerinde herşey paramparça olur. Grayson kendi yataklarinda arkadaşları Kristian ve Ariana'yi basmıştır ve o öfkeyle Ariana'yi sürükleyerek evden dışarı atar. Öfke gözünü kör etmiştir Ariana'ya asla açıklama fırsatı vermez ve Ariana'ya arkasını döner gider.
Başına gelen felaketin şokunda olan aynı zamanda da uyusturulmuş olan Ariana'da kendine gelemez. Bir yanda nerdeyse arkadaşim dediği kişinin tecavüzüne ugrayacak olmasının şokunu yaşıyordur. Bir yandan da sevdiği kişinin kendisine guvenmeden onu hirpalayarak, sürükleyerek evden atmasının acısını ve hayal kırıklığını yaşıyordur.
3 yıl.. İçinde biriken öfkeyle kendisine bunu yapanlardan intikam almak için 3 yıl bekleyen Ariana sonunda o fırsatı bulur. Hedef Mercer ailesidir...
Böyle hayalkırıklığı olan konuları seviyorum tabi kadın gerçekten güçlü olup kendisine yapılanların hesabını sorduğu takdirde. Ariana'nin önünde kimse duramaz içinde yanan öfke onu öyle güçlü yapmıştır ki zamanla tek tek hepsinden hesap soracaktır tabi yinede özünde olan o iyi huylu halı galip gelmezse. Kitapta Ariana nin nasıl intikam aldığını okuyoruz. Taylor ve Demi'den aldığı intikam favorimdi. Kitabı sevdim sadece bı tık olaylar hızlandırılmış gibi geldi. Mesela Grayson gerçeği öğrenir öğrenmez hemen nasıl kabullendin. Öyle çok sevdiğin birine bu zulmü yaptıktan sonra biraz inkar araştırma işine girseydin hemen Kristian a inandın.
Spoiler
Sonunun açıkçası farklı olmasını isterdim Grayson'dan istediği intikamı alıp onu affedemeyecek ve sonunda Stephen ile mutlu olacakti ama bu sonda gayet iyiydi.
Good GirlJona Leigh · Kindle Edition · 20263 okunma
Bu kitabı anlayabilmeniz için öncelikle Gnostik /Rafızı düşünce tarzı /ezoterik /hermetist /alşimist/seküler /deist/Simya/kabalist/ateizm/ kelimelerine aşina olmanız ve hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir.
Dünya masonlarının 5/4 ü bu üst localar tarafından yönetilir. onaylamayan hükümetler GÖZE GÖRÜNMEZ sorunlarla baş başa kalır. insan hakları arkasında da yine gül ve haç LOCASI VARDIR
2.dünya savaşı : Alman Kontes Pletenburg ve eşi dr.erich vermehren 1944 istanbulda sürdürdükleri falaliyelerinde ünlü Enigma kodlarını ellerinde tutmalarına rağmen çözememişlerdi.MI6 ingiliz ajanları tarafından kahireye götürüldüler ve Enigma kodları İngilizlere teslim edildi.ve bu Hitler’in sonunu hazırladı.
İlginç bir isim campenalla soylu üstün ırk tezi yabancı gelmedi demi hitlerin arı ırk arayışı yeni dünya düzeni papa 27 yıl hapse attı sonrasında başa geçen papa 8. Urban campanellayı hapisten çıkarmakla kalmayıp kendine danışman yaptı ve beraber sihir büyü astroloji simya konularında çalıştılar ve papaya eğitim verdi.
Kraliçe Elizabeth katoliklerin gizlice izlenmesi için walsingham göreve getirdi cambride seçilen bu ajan İskoç kraliçesi mary suartı idama götüren kişidir.
Paracelsus: Erasmus,Agricola,ve martin Luther’in çağdaşı olan paracelsus Chiristendome Gül ve Haç Kardeşliği’in tarihsel önderi .1513-1521 yıllarında tatar hanlarına esir yaşar 1521 de tatar hanının oğluyla istanbula gelir felsefi taşını edinir solomon trismosinus tarafından verilir.kendisi cerrah doktor.simyacı kabbala eğitimi aldı
Johann valentin andrea 1587-1654 Gül ve haç kardeşliği ilk resmi kurucusu ve sözcüsü kabul edilmiştir. Paracellsus’un tilmiziydi.
Tarihte en önemli şifre anahtar yapımcısı Fransız kriptolojist Etienne bazerison diğeri abd başkanlarından Thomas Jefferson dur.ikisi de Gül ve haç
Kitaptaki kurgu genel olarak olarak güzel klasik bir düşmandan aşka okuyoruz. Bir iki diyalog beni güldürdü gerçekten karakterler birbiri ile didişirken güzel okunuyordu kitap ama birbirlerinden hoşlanmaya başladıkları noktada biraz sıkılmaya başladım. Spoiler Aiden oğlum sen tam dayaklıksın ya hadi yaptın bir eşeklik bir özür dile demi ama yok sen kazanamadın diye beni kıskandın demeye getirdi. Ama Rosie diyor ki bana yalan söyledin bana söylemedin eğer ben bu yarışmaya katılacağım dediği zaman Aiden ben de katıldım iyi olan kazansın deseydi hiç böyle şeyler okumazdık. Ama kendi yazdıkları kitapta bile bir ayrılık sahnesi olacağını söylediler zaten. Ayrıca Aidenın yarışmaya katıldığını anladım danışman hocanın yanına gideceğim deyince. Sonunda da diğer incelemelerde olduğu gibi seni seviyorum falan diyip barıştılar dedim ben de ne alaka ya. İki karakter de 25 yaşında değil de 15 yaşında gibi davranmış. Velhasıl okunur ama okunmasa da olur