Ölüm ve tehlike tuzaklardan gelmek zorunda değildi. En sevdiğinizin tatlı nefesiyle de ölüm gelebilirdi, bir balık çarşısında güneşli bir öğle sonrası, hoparlörde "La Macarena" dinlerken de gelebilirdi.
Hayat bizimdir; ona istediğimiz şekli vereceğiz. Ve o şeklini alırken, kendi şarkısını yapacak. Fakat fikre, sanata hiç karışmayacğız! Onları hür bırakacağız. Çünkü onlar hürriyet, mutlak hürriyet isterler. Masal bir anda, biz istiyoruz diye teşekkül etmez. O hayatın içinden fışkırır. Hele mazi ile bağlarımızı kesmek, garba kendimizi kapatmak! Asla! Ne zannediyorsunuz bizi! Bu şarkın en klasik zevkli milletiyiz. Her şey bizden bir devam istiyor.
Şu kelimeler pelesenk olmuştu ağzına: "Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden; bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu; bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben."