Hayal Ağacım Mimoza- Bige Güven Kızılay
Puan vermedi
Aynı zamanda bir sosyolog olan Bige Güven Kızılay'ın deneme ve sohbet yazılarından oluşan "Hayal Ağacım" serisinin 4. kitabı olan Mimoza, benim seriden okuduğum ilk kitap. Kitabın içerisindeki yazılar o kadar sıcacık ve güzeldi ki bir an önce serinin diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Zaman zaman sizi düşüncürecek, zaman zaman sarıp sarmayalacak yazılar bu kitapta sizi bekliyor.
Hayal Ağacım MimozaBige Güven Kızılay · İnkılâp Kitabevi · 202573 okunma
Kelimelerden Örülmüş Bir Lalezâr...
9/10
·224 syf.··
2026 226. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun Mavi Lale kitabını okumak, benim için sadece bir deneme kitabının sayfalarını çevirmek değil; Doğu’nun o gizemli, ipek kokulu odalarında, zamanın ve mekânın sınırlarını yitirdiği büyüleyici bir rüya âlemine dalmak gibiydi. Bekiroğlu, o kelimeleri adeta bir hat sanatçısı gibi zarafetle, bir nakkaş gibi sabırla işleyen kalemiyle beni öyle derin bir estetik girdabın içine çekti ki, her cümlede ruhumun bir parça daha hafiflediğini ve o eski, asil zamanlara doğru kanatlandığını hissettim. ​Bu kitap benim gözümde, modern dünyanın o hırçın, parça parça ve çiğ gerçekliğine karşı geçmişin kalbinden yükselen bir sığınak, bir zarafet manifestosu. Nazan Bekiroğlu; laleden güle, Yusuf ile Züleyha’dan Osmanlı’nın o naif estetiğine uzanan o geniş ruh coğrafyasında gezinirken, aslında modern insanın kaybettiği o "bütünlük" hissinin ve estetik algının haritasını çıkarıyor. Mavi lale, doğada bulunmayan ama insanın hayal gücüyle, aşkıyla ve arayışıyla var etmeye çalıştığı o ulaşılamaz idealin, o mutlak güzelliğin bir simgesi. Yazar bize, elde edilmesi imkânsız olanın peşinden gitmenin, insanı nasıl güzelleştirdiğini ve nasıl "insanlaştırdığını" anlatıyor. ​Yazarın o lirik, musiki tadındaki ve divan edebiyatının o büyüleyici mazmunlarıyla beslenen dili beni en derin yerimden yakaladı. O, alelade kelimelerle konuşmuyor; her bir kelimeyi bir kandil gibi yakıp önümüze koyuyor. Gelenekle moderni, hüzünle aşkı, Doğu ile Batı’yı öyle muazzam bir dengeyle bir araya getiriyor ki, okurken kendinizi hem bir saray avlusundaki lalezarın ortasında hem de kendi içinizin o en mahrem, en kuytu dehlizlerinde buluyorsunuz. Onun dilinde hüzün, bir yıkım değil; ruhu arındıran, ona asalet katan şifalı bir iksir. ​Mavi Lale’yi bitirdiğimde, içimde hem o kaybolan medeniyetimizin, o ince
İnsan ve Duygular
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,710 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2026 469. kitabı
Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sadece Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul şehirlerini değil, aynı zamanda bu şehirlerin şahsında Türk kültürünün, tarihinin ve medeniyetinin ruhunu aradığı, bir medeniyet denemesidir. Yazar, bu beş şehri sadece coğrafi sınırlarıyla değil; hafızaları, mimarileri, insanları ve onları var eden yaşanmışlıklarıyla birer yaşayan organizma gibi ele alır. Kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerin, eski ile yeninin çatışmasının ve modernleşme sancılarının ortasında, kendi iç dünyasının estetik süzgecinden geçirdiği şehirleri, melankolik ve bir o kadar da zarif bir dille resmeder. Bir şehri anlatırken aslında kendi çocukluğunu, anılarını ve milletinin kaderini anlatan Tanpınar, bu eseriyle şehir ve insan arasındaki o kopmaz, kadim bağı, deneme türünün en yüksek mertebesinde bir sanat eseri olarak sunar.
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Rousseau Eserleri Üzerine İnceleme
10/10
·224 syf.·
2026 48. kitabı
Rousseau’ya göre insan doğal zeminde daha gerçek bir insandı. Yaşamı akıl yürütmeye değil, saf içgüdülere dayanıyordu. Kültür ve medeniyet henüz insanı bozmamıştı.Thomas Hobbes insanın özünde bencil, hırslı ve savaşçı olduğunu savunur. John Locke da insanı mülkiyet odaklı görür. Rousseau iki düşünüre de karşı çıkar. Doğal insanda iyi, kötü, hırslı, açgözlü ya da tokgözlü gibi kavramlar yoktur. Çünkü ahlak ve mülkiyet gibi kavramlar ancak toplum oluştuktan sonra icat edilmiştir. Doğal insan ahlak öncesi (amoral) bir dönemde yaşar. İlk toplumsal topluluk aile örneğidir. Ailede anne ve babanın çocuk üzerinde geçici bir otoritesi vardır. Hobbes ve Locke modern devlet otoritesinin bu aile içi otoriteden doğduğunu iddia eder. Rousseau buna katılmaz. Ailedeki otorite sevgiye ve çocuğun korunma ihtiyacına dayalıdır; devlet otoritesi ise bu mantıkla topluma aynen taşınamaz. İnsanlar başlangıçta geniş coğrafyalarda birbirini görmeden yaşıyordu. Zamanla nüfus arttı ve coğrafi koşullar (örneğin küçük bir adada sıkışma) insanları yakınlaştırdı. Bu durum kaçınılmaz anlık karşılaşmaları doğurdu. İlk anlık karşılaşmalarda korku, şaşkınlık veya istek belirten tek heceli kelimeler (seslenmeler/ünlemler) oluştu. İnsanlar bir arada daha fazla vakit geçirdikçe, nesneleri ve durumları tanımlamak için çok heceli kelimeler ürettiler. Böylece toplumsal iletişimin aracı olan dil doğdu. Doğal durumdaki insanı iki temel güdü yönetiyordu: Birincisi kendini koruma içgüdüsü (Amour de Soi), ikincisi ise kendi türünün acı çekmesini istememe yani merhamet duygusudur. Beraber yaşamak toplum yapısının temelini attı ve insan "özsaygı" (Amour-Propre ) kazandı. Özsaygı, bireyin artık kendi gözüyle değil, karşısındakinin onun hakkındaki yargılarına göre yaşamaya başlamasıdır. Kıyaslama, kıskançlık ve kibir
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin KaynağıJean-Jacques Rousseau · Say Yayınları · 20201,828 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 433. kitabı
Elif Gibi Sevmek, Türk şair ve yazar Hikmet Anıl Öztekin’in kaleme aldığı, yayımlandığı dönemde özellikle sosyal medyada büyük bir yankı uyandırarak geniş kitlelere ulaşan, tasavvufi ve romantik temalı şiirsel bir deneme kitabıdır. Eser, aşkı sadece dünyevi bir duygu olarak değil, ilahi aşka giden bir basamak ve edebi bir duruş olarak ele alır. Kitabın isminde geçen Elif harfi, İslam terminolojisinde ve tasavvufta hem alfabenin ilk harfi olması hem de dik duruşu sebebiyle doğruluğu, dürüstlüğü ve Allah’ın birliğini (Vahdet) simgeler. Hikmet Anıl Öztekin de bu eserinde, sevmeyi "Elif" gibi dosdoğru, eğilip bükülmeden, hesapsız ve sadakatle yaşamak olarak tanımlar. Kitap boyunca yer alan kısa denemeler ve şiirsel metinler; ayrılık, özlem, sabır ve tevekkül kavramları etrafında şekillenir. Yazar, yaşanan kalp kırıklıklarını ve aşk acılarını, insanı olgunlaştıran ve yaratıcıya yakınlaştıran manevi birer imtihan olarak yorumlar. Eserin dili oldukça yalın, akıcı ve okuyucunun kalbine doğrudan dokunmayı hedefleyen, aforizmalarla süslü bir yapıya sahiptir. Ağdalı bir edebiyat yerine, modern insanın yalnızlığına ve sevgi arayışına tasavvufun pencerelerinden naif, mistik cevaplar üretmeye çalışır. Elif Gibi Sevmek; aşkın hüzünlü ve sabır gerektiren yönünü manevi bir derinlikle hissetmek, edebiyatın dingin ve dert ortaklığı yapan tarzıyla buluşmak isteyen okurlar için popüler, samimi ve kendi döneminde iz bırakmış bir duygusal başucu kitabıdır.
Elif Gibi Sevmek 1Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201715,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 413. kitabı
Soğuk Kahve, Ahmet Batman’ın özellikle sosyal medya döneminin ruhunu yakalayan, aşk, yalnızlık, ilişkiler ve hayata dair kısa denemeler ile aforizmaları bir araya getirdiği popüler bir modern edebiyat kitabıdır. Yayımlandığı dönemde büyük bir okuyucu kitlesine ulaşan eser, samimi ve iddiasız diliyle öne çıkar. Kitap, tek bir olay örgüsünü takip eden bir roman değildir; aksine, kahve eşliğinde yapılan derin ve içten bir sohbet havasında ilerleyen kısa metinlerden oluşur. Ahmet Batman, günlük hayatın koşturmacası içinde ıskalanan küçük detayları, modern ilişkilerin getirdiği kırgınlıkları, ayrılık acısını ve karşılıksız sevgileri kendi penceresinden yorumlar. Yazarın melankolik ama bir o kadar da teselli veren üslubu, okuyucunun kendi duygusal dünyasından ve yaşanmışlıklarından birer parça bulmasını kolaylaştırır. Kitabın adı da bu felsefeye sadık kalır: Tıpkı zamanında içilmeyip soğuyan bir kahve gibi, hayatta da bazı duyguların ve anların zamanlaması kaçtığında bıraktığı o buruk tadı simgeler. Ahmet Batman’ın özellikle genç okurlar arasında çokça paylaşılan aforizmalarıyla şekillenen Soğuk Kahve, bir solukta okunabilecek, yormayan, insanı kendi iç sesini dinlemeye ve geçmiş hatıraları arasında küçük bir yolculuğa çıkmaya davet eden hafif ve akıcı bir deneme kitabıdır.
Soğuk KahveAhmet Batman · Destek Yayınları · 201315,8bin okunma
Reklam
Reklam