“Aşk” diyoruz, hani nedir? Boyu nedir, eni nedir? Denenmiş kaç bin senedir Sevgi yetmiyor, yetmiyor. Abdurrahim Karakoç
Kadın Atasözü
" Denenmiş olan tekrar denenmez. "
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Türkiye’den çıkan yapımlar söz konusu olduğunda bazen hep aynı anlatı kalıplarını görüyoruz. Bu yüzden farklı bir deneme görünce dikkat kesiliyorum. Feride, alışık olduğumuz televizyon dili yerine daha sert, daha ironik ve daha özgür bir anlatım tercih ediyor. Belki kusurları var. Ama asıl dikkat çekici olan şey şu: Türkiye’de yetişkinlere yönelik animasyon alanında farklı bir şey denenmiş olması. Bazen bir yapımın değeri sadece ne anlattığında değil, neyi denemeye cesaret ettiğinde de saklıdır. Peki sizce Türkiye’de animasyon yetişkin izleyiciye daha fazla hitap etmeli mi? 👇 Konuşalım. #diziönerisi #animasyon #hbomax #feride #turkdizileri #sinematografi #dizitavsiyesi
Uygulama çin işkencesine döndü....
1000Kitap Destek yine bir şeylerden denenmiş. Ben anlamıyorum..... Oturup uygulamayı nasıl daha içinden çıkılmaz hale getiririz diye mi uğraşıyorsunuz? Gerçekten soruyorum size 1000Kitap amacınız ne? Bize kitap alıntıları lazım... Napıyım ben farklı şeyleri...... Okumak istediğim kitap alıntıları, incelemelerini bulmak için yüklediğim uygulamanın bize yaşattığına bak... Yazılımcılarınıza boşa para veriyorsunuz... (Umarım şu iletiyi okur güncelleme yapanlar....)
Alıntı
Sen, taa baştan yitirilen sevgili, hiç karşılaşılmayan, bilmem hangi sesler hoşuna gider senin. Ben artık, geleceğin dalgası kabarırken, görmeye çalışmam seni. Bendeki en büyük görüntüler, denenmiş uzak manzara, kentler ve kuleler ve köprüler ve beklenmedik dönemeçleri yolun ve bir zamanlar tanrılarla örülmüş toprakların gücü: yükselirler içimde anlatmak için hep kaçınan seni
TRENDLER ve KARARLARIMIZ...
(...) Eskiden de karar verirken hayat tecrübelerimizden edinip biriktirdiğimiz birtakım zihnî verilerle karar veriyorduk. Ancak bunlar ferdî tecrübeye, bugün popüler olan söyleyişle yaşanmışlığa dayanıyordu. “Şu yoldan daha önce gittim, bir sürü çukur var” diyorduk meselâ. “Şu parti verdiği hiçbir sözü tutmadı, kadroları zayıf!” tarzında kanaatlerimiz vardı. “Bugün hava sıcak, ağır yememeliyim” gibi denenmiş ve hâfızaya kaydedilmiş donelere sahiptik. Şimdi de böyle kendi tecrübelerimizden gelen verilere sahibiz. Ancak bunları kullanmaya pek imkânımız olmuyor. Çünkü artık trendler, kitlesel algılar ve manipülatif ezberler var. Ne yapacağımızı uzun uzun düşünemeden ne yapmamız gerektiğine dair hazır enformasyonu önümüzde buluyoruz. Neyi seçmemiz gerektiğine dâir algılar her gün neredeyse yirmi dört saat gözümüzün önünden akıp duruyor. “Herkes ne seyrediyor? Herkes ne giyiyor? Herkes ne yiyor? Herkes bu yaz nereye gidiyor? Herkes ne okuyor? Herkes saçını ne tarafa tarıyor? Herkes hangi espriyi yapıyor?” gibi sürekli güncellenen yaşama kılavuzlarımız var. Bir çoğumuz bu trendleri seyircisi olduğumuz bir şey gibi görme eğilimine sahibiz, bizi çok etkilemediklerini düşünmeyi seviyoruz. Ama hayatımıza baktığımızda az ya da çok o trendlerin kararlarımızı etkilediğini rahatlıkla görebiliriz...** -Gökhan Özcan, "Kendi Zihnimizde miyiz?)", yenisafak.com, 4 Eylül 2023-
gökhanözcanyazıları