Deney ne demektir?
Deney, genellikle oldukça kontrollü ve kısmen yapay koşullar altında doğayı gözlemlemenin belirli bir yoludur. Temel strateji, fiziksel bir ortamdaki bir şeyi değiştirip sonucunda bu sistemin nasıl değiştiğini görmektir.
Sayfa 15 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir laboratuvar deneyi, bütün ayrıntısıyla yürütülmezse deney sayılmazdı."
Sayfa 151·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bilinci tespit edebilecek hiçbir bilimsel deney, gözlem veya test yoktur.
Sayfa 105 - Albaraka Yayınları·Kitabı okuyor
Beyindeki belirli bölgelerin kişilik ve davranış üzerinde birincil etkisi, nörobilim tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Phineas Gage vakası ile kanıtlanmıştır. 1848 yılında 25 yaşındaki Phineas Gage, demiryolu inşaatında çalışan bir işçiydi. Görevi kayaları parlatmaktı. Fakat bir gün anlık bir dikkatsizlik sonucu, yaklaşık bir metre uzunluğundaki bir demir çubuk Gage'in sol yanağından girdi, sol gözünün arkasından geçerek beyninin ön lobunu (prefrontal korteks) parçaladı ve kafatasının üstünden çıktı. Yaşadığı hadisenin şiddetine rağmen Gage ölmedi, hatta kısa sürede kendine geldi. Hafıza ve zekâsında belirgin bir gerileme yoktu, fiziksel olarak da iyiydi. İyileşmesi hızlı oldu. Fakat Gage'in zamanla karakteri değişmeye başladı. Kaza öncesinde nazik, dindar, sorumluluk sahibi bir birey olan Gage, kazadan sonra küfürbaz, saygısız, dürtülerini kontrol edemeyen ve ahlaki normları dikkate almayan birine dönüştü. Arkadaşları onun için “Bu artık Gage değil” diyorlardı. Yaşadığı bu dramatik değişim yüzünden çalıştığı şirkette işine son verildi. Bu ilginç vaka, bilim tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü o güne kadar karakter ve sosyal davranışların, aslında beynin belirli bir bölgesiyle (prefrontal korteks) doğrudan ilişkili olduğu kanıtlanmamış. Eğer beynin bir parçası hasar gördüğünde kişinin “ahlakı” değişiyorsa; suç işleyen bir katilin beyninde de benzer bir hasarın mevcut olup olmadığı, hukukun da gündeminde olan bir soru olabilecektir. Zaman içinde nörogörüntüleme araçlarının da çeşitlenmesiyle birlikte, zihne daha çok nüfuz edilmesi ve özgür iradeyle ilgili çeşitli deney ve teorilerin öne sürülmesi, hukuki tartışmaların da multidisipliner bir zeminde yürütülmesi gerektiğini göstermektedir. Nitekim son yıllarda dünya çapında giderek artan
Sayfa 415·Kitabı okudu
Erken dönemlerde metilfenidat adlı ilaca maruz bırakılan deney hayvanlarının, ilaç uzun süre önce kesilmiş olsa dahi, erişkinliklerinde ilgi kaybı, cinsel işlev bozuklukları, öğrenme güçlüğü gibi sorunlar geliştirdikleri gözlenmiştir (Guarraci, Rowan). Ek olarak tedavi dozunda uzun süre bu ilaca maruz bırakılan dişi deney hayvanlarında, cinsel gelişim bozuklukları, adet düzensizlikleri, cinsel davranış bozuklukları, cinselliğe ilgide artış, alkol kullanmaya eğilimde artış gibi davranışların ortaya çıktığı gözlenmiştir (Guarraci). İnsanlar açısından buna yakın bir bul-gu veren bir çalışmada, metilfenidat kullanan gençlerde, aralıklı ve aşırı alkol kullanımı ile diğer maddeleri kullanma eğiliminin, bu ilacı kullanmayan gençlere kıyasla belirgin olarak daha fazla olduğu gözlenmiştir (McCabe). Bu ilaca uzun süreli ve yüksek dozlarda maruz kalan deney hayvanlarında, duygusal tepkilerin bozulduğu, hafızanın zayıfladığı ve erişkinlikte diğer uyarıcılara olan duyarlılıkta ve yönelimde artış olduğu gözlenmiştir (Bolanos, Brandon, Carlezon 2003, LeBlanc-Duchin).
Sayfa 70·Kitabı okudu
Hayvan hakları hareketine dahil olan artan sayıdaki yerel azınlıklar, hayvan deneylerine ya da en azından bazı hayvanlar üzerine yapılan deneylere karşı çıkıyor. Bu hareket özellikle kedi, köpek ve primatlar üzerinde deney yapılmasına karşı etkin. Farelerle daha az ilgileniyor ve bakteriler ve sinekler konusunda genellikle suskun.
Sayfa 32·Kitabı okudu