Bunlar hakkında bilgi alınabilecek tek kaynak, vahiydir yani Allah tarafından peygamberleri aracılığla insanlığa ulaşan bilgidir. Gayb, her ne kadar duyular yoluyla algılanamaz, deney ve gözlem konusu olmadığı için insan aklı ile bilinemez ise de vahyin yardımı ile aklın anlayabileceği bir duruma getirebilir. Bu durumda gaybin iki özelliğini ortaya koyabiliriz. (a) Akıl ile kesfedilemez , ama (b) Akıl ile anlaşılabilir. Akıl ise, ancak vahyin ve Hz. Muhammed'in haber verdiği bilgiler üzerine tefekkür yoluyla açıklamalar getirebilir.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Aristotelesçi bilimin kısıtları ve Platonik Akademi
Aristotelesçi bilimin kısıtları Avrupa'da 15. yüzyıl sonlarına doğru gitgide daha fazla idrak edildi. Bu bilgiye ne kadar deney eklersen ekle bilgi büyümüyor, bir yere varmıyor, bunun farkına varıldı. 1400'lerin ortalarında Floransa'da Platonik Akademi kuruldu, yani Eflatun Akademisi. Fikir babası Bessarion isimli Trabzonlu bir vatandaştı, İstanbul'un Türklere düşmesinden sonra batıya iltica eden Bizans düşünüderinden biriydi. Akademinin kurulmasına önayak olan Marsilio Ficino'yu eğiten, onu Eflatun'a yönlendiren oydu. Akademi, üniversitelere rakip bir kurum olarak ortaya çıktı. Üniversitelerde yüzyıllardan beri hakim olan Aristocu birikimi reddettiler. Bambaşka bir noktadan hareket ettiler. Dediler ki, bilim için önce teori lazım. Mantık üzerinden bir teori kurulur, sonra doğaya bu teoriyi yanlışlayacak olan soruları sorarız. Yani Aristo'nun sıralamasını tersine çevirdiler. Önce oturup matematiksel zeminde hesap yaparız, şöyle olması gerekir, sonra gider bakarız doğada gerçekten öyle mi oluyor.
Reklam
Eflatun ile Aristo' nun farkı
Ama ne fark var? Bir, kişilik ve eğilim farkı var. Eflatun yüksek konulardan, soyut düzeyde konuşmaktan hoşlanır. Aristo detaycıdır, gözlemcidir. Ampiriktir. Deney ve gözlem üzerinden gitme taraftarıdır. Klasik örneği vereyim. Devletin işlevi ve yapısı nedir konulu felsefi bir metin gerektiğinde Eflatun bir teorik tartışmadan yola çıkar, devlet ne olmalıdır fikrinden hareket eder. Aristoteles ise ilk iş olarak beş yüz tane şehir devletinin yönetim usullerini birbiriyle kıyaslamakla başlar ve bundan birtakım genellemeler, birtakım sınıflandırmalar çıkarmaya çalışır.
Proust aşk için "kalbe duyarlı olan zaman" diye yazmıştır ve bununla birlikte yaşadığı aşk sadece bir işkence, içinde amaçsızca kendi çemberinden kaçtığı bir aldatmacadır.
Sayfa 157 - Yky
Felsefe
İnsan ancak kendisini boğan cimrilikten aralıksız kaçınmayla, kendini bulabilir.
Sayfa 154 - Yky
Felsefe
İnsanın ancak yok etmek, öldürmek, tüketmek koşuluyla yaşayabilmesi, trajedinin kendisi değil midir?
Sayfa 151 - Yky
Felsefe
Reklam
Reklam