"Eğer bir insan denge istiyorsa zıtlıklarla dolu olan ortamın en derin mayası haline gelebilir. Fakat evren size dengenin yanında zıtlığı ve ve aşkı sunarsa, dengeyi ne o mayanın içine katabilirsiniz ne de o maya olabilirsiniz."
"Kendi sınıfımız içinde, çalışarak, yaşamını bütünüyle kurmuş, dengeli bir hayat yaşadığımız söylenemezdi. Yaşamı kazanmak için çalışmaktan, kültürle ilgili çalışmaktan, düşünceyle, etkinlikle ilgili çalışmaktan söz ediyorum. Daha uzun süre de bir denge kurulacağını ummuyordum. Bir çeşit küçük çocuklardık. Gençlik yıllarında gerçeküstücülükten, varoluşculuktan etkilenmiş, bizi belirleyen kurallar dizininden kopmuştuk. Bu bir anlamda toplumdan kopmak demekti. Topluma sonradan dıştan katışıyorduk. Çatışarak ya da alaya alarak. Böylece, bir ölçüde de yaşantımız kendiliğinden olmaktan çıkıyordu; bilinç zaman zaman yalnız kalıyor, kendi üzerine kapanıyordu."