Od
İskender Pala Od Bu romanı bitirdiğimde ruhuma çöken en baskın duygu üzüntüydü. Yunus Emre’nin oğluyla o çok geç buluşması, içimdeki 'her şeye geç kalmışlık' hissini yeniden uyandırdı. İskender Pala, bizi o dönemin kaosundan Yunus’un içsel yolculuğuna fırlatırken aslında bir insanın hamlıktan pişmeye, kibrini ve nefsini yakmaya giden serüvenini anlatıyor. Dervişliği bir kenara bırakırsak, bu kelimenin tam anlamıyla bir insanın yanma hikayesiydi. Kitaptaki, 'Denge madde lehine bozulunca insanın nefsi, mana lehine bozulunca da ruhu öne çıkıyor' cümlesi bu mücadeleyi muazzam özetliyor. Başta dünyevi kaygılarla, eşinin özlemi ve oğlunun arayışıyla maddeye tutunan o oduncu, dergahta yana yana manayı öne çıkarıyor. Bugün bizler de dünyevi arzularla dengeyi madde lehine bozuyor ve nefis kurbanı oluyoruz. Oysa mananın hafifliğine ulaşmak, üzerimizdeki o ağır dünya kokusundan uzaklaşmaktan geçiyor."
İnceleme
4 Varis Son Kral… Yakında!!
Yedi yüz yıl boyunca savaşın ve kaosun uğramadığı Eldarya gezegeni, bir gecede değişti. Krallığın temelini oluşturan dört kutsal güç; Yıldırım, Ateş, Karanlık ve Aydınlık, yüzyıllardır denge içinde yaşamıştı. Ta ki kralın ölümüyle birlikte bu denge parçalanana kadar… Taht boş kalmış, halk korkuya kapılmıştı. Ancak asıl sorun kralın ölümü değildi. Savaşın başlamasına neden olan gizemli kişi hâlâ ortaya çıkmamıştı. Krallığın en güçlü dört koruyucusu, tahtın gerçek sahibi olmak için mücadeleye girişirken kadim bir sır gün yüzüne çıkar: Tahtı ele geçirmek isteyenler kendi varislerini bulmak zorundadır. Çünkü eski bir kehanete göre gerçek kral, ancak dört varis bir araya geldiğinde ortaya çıkacaktır. Yıldırımların gölgesinde saklanan sırlar, alevlerin içinde büyüyen öfke, karanlığın fısıldadığı ihanetler ve aydınlığın koruduğu gerçekler… Dostluklar düşmanlığa, kardeşlikler ihanete dönüşürken herkes aynı sorunun peşindedir: Tahta kim geçecek? Varisler yalnızca krallığın geleceğini değil, dünyanın sonunu da belirleyecektir. Dört güç. Dört varis. Bir taht. Ve yaklaşan son savaş…
1000Kitap
Reklam
Sohbet aynı düzey insanlar arasında ve çok güzel olur. Eğer taraflar arasında denge kaçtığında bu sohbet yerine dersolur, nasihat olur, anı olur...
1000Kitap
Gözleri maden, sesi evimde hissettiriyor. Sakinleştiriyor beni. Sesinin güzelliği bir yana, bendeki hisleri ayrı. O" orada bulunuyorsa ve onu görüyorsam tamam. Huzurluyum. Varlığından yoksun kaldığım an, sıkışıyor yüreğim. Bencilce biliyorum ama etkisi büyük üzerimde. O" güven demek, O" huzur demek, O" denge demek🥰
“Bilmiyorum neden belki de hatırlattıklarıdır”
Bu yolda yürümek yalnızca on dakika sürüyor ama her seferinde içimde yeni bir şey açılıyr.Yolun ön tarafında, ağaçların ardında duran mezarlık karanlık bir his değil hayatın değerini hatırlatan sessiz bir denge gibi…Sanki yaşamla ölüm aynı çizgide yan yana duruyor biri durgunluğu, diğeri devam etmeyi öğretiyor. Ağaçların göğe uzanan heybeti içimde umut veren bir genişlik bırakyr .Her şeyin bir sonu olduğunu bilerek hâlâ yürüyebiliyor olmanın kıymeti … İçimde batan bir günün hüznü değil, yeni bir sabahın umudu büyüyor…
Şu denge hayat kurtarır
“Biri sana sevgiyle yönelir de ondan uzaklaşmasını istemezsen, Ona aşırı ilgi gösterme ve kendini tamamen açma. Çünkü insanın tabiatında eksiklikler vardır. İnsan, çoğu zaman kendisine fazla yaklaşandan uzaklaşır; uzaklaşandan ise ona yaklaşmaya çalışır. ||İbnü’l-Mukaffa||
Reklam
Reklam