Harika bir eser
Puan vermedi·324 syf.·
2026 134. kitabı
osmanlı devleti' nin 34. padişahı ve islam aleminin 113. halifesidir. tahtta durduğu süre boyunca izlediği denge politikaları ile meşhurdur. Padişahın hayatından gerçekleşenlerin sesini duyuyorsunuz kitapta. O kadar canlı ve heyecanlı ki sesler. Arkadaş oluyorsunuz kitaptaki kişilerle....
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
Puan vermedi
Elle Kennedy’nin Hesaplaşma (The Score) romanı, Off-Campus serisinin üçüncü kitabı olarak üniversite ortamında geçen tutkulu, eğlenceli ve duygusal bir aşk hikâyesi sunuyor. Başrollerde Allie Hayes ve hokey oyuncusu Dean Di Laurentis’in çatışmalı ilişkisi, kitabın ana eksenini oluşturuyor. Allie Hayes karakteri, Elle Kennedy’nin Off-Campus serisinin üçüncü kitabı Hesaplaşma (The Score)’da öne çıkan, çok katmanlı bir kadın figürüdür. Onun hikâyesi, gençlikten yetişkinliğe geçişte kimlik arayışını ve aşk ile kariyer arasında denge kurma mücadelesini yansıtır. -Kişilik Özellikleri *Duygusal ve romantik: Aşkı ciddiye alır, ilişkilerinde samimiyet ve bağlılık arar. *Kararlı ama kırılgan: Hayatında doğru yolu bulmak için cesur adımlar atar, fakat içsel çatışmaları vardır. *Sosyal ve sevecen: Arkadaş çevresinde güvenilir, destekleyici bir figürdür. *Özgürlük arayışı: Kendi yolunu seçmek ve bağımsızlığını korumak onun için önemlidir. -Hayat ve Kariyer *Eğitim: Briar Üniversitesi’nde drama öğrencisidir. *Kariyer hedefi: Oyunculuk yapmak, sahnede kendini ifade etmek. *Kişisel yolculuk: Mezuniyet sonrası hayatında yön ararken, aşk ve kariyer arasında seçim yapmak zorunda kalır. - İlişkiler *Allie Hayes: Başta tek gecelik bir macera gibi başlayan ilişkileri, zamanla Dean’in en büyük dönüşümünü sağlar. Allie, onun için bir “denge unsuru” olur. *Takım arkadaşları: Garrett, Logan ve Tucker ile güçlü dostluk bağları vardır. *Aile bağları: Kendi ailesiyle ilişkisi mesafeli olsa da, sorumluluk bilinci zamanla gelişir.
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,768 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Bu kitabı okurken en başta içimde sürekli bir sıkışma hissi vardı. Raskolnikov’un düşüncelerine girdikçe kendimi onunla birlikte aynı karmaşanın içinde buldum. Ben olsam böyle bir kararı veremezdim diye düşündüm ama aynı zamanda onun zihninin nasıl bu noktaya geldiğini anlamaya çalıştım. Raskolnikov’un sürekli kendini haklı çıkarma çabası bana çok tanıdık bir insan iç çatışması gibi geldi. Ben de bazen yanlış bir şeyi bile mantıklı göstermeye çalışmanın ne kadar yorucu olduğunu fark ettim. Ama onunki çok daha uç bir seviyedeydi.Sonya karakteri bana bambaşka bir denge gibi hissettirdi. Ben olsam onun kadar sabırlı ve sessiz kalabilir miydim emin değilim. Ama onun içindeki inanç ve dayanma gücü beni etkiledi.Kitap ilerledikçe en çok şunu düşündüm: insan sadece yaptığı şeyle değil, onu yapmadan önceki düşünceleriyle de cezalandırılıyor gibi. Ben olsam bu kadar ağır bir vicdan yüküyle yaşamayı kaldıramazdım.Genel olarak kitap bana şunu hissettirdi: insan zihni hem en tehlikeli yer hem de en karmaşık savaş alanı. Ve ben bu hikâyeyi okurken, insanın kendi kendine kurduğu tuzakların ne kadar gerçek olabileceğini daha iyi anladım.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
10/10
·596 syf.··
2025 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 00:00
Fırtına öncesindeki o son sessizlik, sırlar perdesinin ardındaki karanlık gerçekler ve serinin en ağır trajedisine ev sahipliği yapan o unutulmaz basamak: Melez Prens. Bu kitapta Hogwarts, dış dünyadaki savaşa rağmen kapılarını açsa da artık hiçbir şeyin eskisi gibi güvenli olmadığını iliklerimize kadar hissediyoruz. Harry’nin iksir kitabındaki gizemli 'Melez Prens'in notlarıyla okulda parladığı, bir yandan da Dumbledore ile birlikte Düşünseli'ne dalarak Voldemort'un (Tom Riddle) geçmişine, zaaflarına ve Hortkulukların gizemine doğru çıktığı o yolculuk kitabın edebi omurgasını oluşturuyor. J.K. Rowling bu romanda muazzam bir denge tutturmuş. Bir yanda ergenlik aşkları, Quidditch heyecanı ve gençlik kıskançlıkları varken, diğer yanda Draco Malfoy’un omuzlarındaki çaresiz yük ve karanlığın adeta okulun koridorlarına kadar sızması kurguyu kusursuz bir tezatlıkla besliyor. Ve tabii ki o Astronomi Kulesi’ndeki şok edici, kalbimizi paramparça eden o uğursuz gece... Yeşil bir ışık parlamasıyla çocukluğumuzun ve Hogwarts'ın en büyük koruyucusuna veda ettiğimiz, ihanetle sadakatin birbirine karıştığı o dehşet anı. Bizi doğrudan büyük finale hazırlayan, serinin en melankolik, en derin ve en sürükleyici kitaplarından biri. #HarryPotterveMelezPrens #JKRowling #MelezPrens #HarryPotter #AlbusDumbledore #SeverusSnape #Hortkuluk #Hogwarts #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NeOkudum
Harry Potter ve Melez PrensJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202130bin okunma
Her haliyle kendisi kalmaya çalışan kadınlara…
9/10
·303 syf.··
2026 33. kitabı
Elif Şafak’ın Siyah Süt’ü diğer kitaplarından biraz farklı. Bir roman değil, daha çok yazarın kendi iç dünyasına açtığı bir pencere gibi. Bu yüzden okurken kurmaca karakterlerden çok gerçek duygularla karşılaşıyoruz. Kitabın merkezinde annelik var gibi görünse de ben kitabı yalnızca annelik üzerine yazılmış bir eser olarak görmedim. Bana göre asıl mesele, bir kadının hayatındaki farklı roller arasında denge kurmaya çalışması. Kadın olmak, eş olmak, anne olmak, üretmek, çalışmak, yazmak… Hepsini aynı anda taşımaya çalışırken insanın kendisine ne kadar yer kalıyor sorusu kitabın her satırında hissediliyor. Kitap boyunca Elif Şafak kendi içindeki farklı sesleri karakterleştirerek anlatıyor. Kimi zaman hırslı, kimi zaman kaygılı, kimi zaman eleştiren, kimi zaman koruyan bu sesler bana oldukça tanıdık geldi. Belki isimleri farklıdır ama sanırım çoğu kadının içinde buna benzer bir kalabalık yaşıyor. Siyah Süt’ü okurken en sevdiğim şey, yazarın kusursuz görünmeye çalışmaması oldu. Korkularını, çelişkilerini ve zorlandığı noktaları açıkça anlatıyor. Bu samimiyet kitabı daha etkileyici hâle getiriyor. Belki de bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anneliğin ne kadar büyük bir değişim olduğu kadar, insanın o değişimin içinde kendisini kaybetmekten duyduğu korkuydu. Çünkü bazen toplum kadınlardan her şeyi eksiksiz yapmalarını bekliyor. İyi anne olacak, iyi eş olacak, başarılı olacak, güçlü olacak… Ama insan her zaman bu kadar kusursuz olmak zorunda değil. Ben kitabı okurken bazı bölümlerde Elif Şafak’ı değil, çevremdeki birçok kadını gördüm. Hatta zaman zaman kendimden de parçalar buldum. Bu yüzden Siyah Süt benim için yalnızca bir yazarın annelik deneyimini anlattığı bir kitap olmadı. Bir kadının kendi kimliğini koruma çabasının hikâyesi olarak kaldı. Kitabı
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma