1) klasik sanat açıkça dikey ve yataylara dayanan bir sanattır. Elemanları tam bir açıklık ve kesinlikle görülebilir hale getirilmiştir. Resimde daima düşey ve yatayların karşıtlığı hakimdir. Bütün ayrımlar katıksız ana örneğe oranla ölçülürler.
Buna karşılık barokta, bu elemanları büsbütün yok etmek değilse bile, hiç değilse açık karşıtlıklarını örtme eğilimi vardır.
2) simetri, 16. yüzyıl için de genel kompozisyon şekli olmuş değildi, ama kolayca yerleşmişti ve elle tutulabilir bir yolda kullanılmadığı yerlerde de daima, resmin iki yarımı arasında belirli bir denge bulunmaktaydı. 17. yüzyıl bu kararlı dengeyi kararsız dengeye çevirdi.
__Dünyanın akışına yön veren en önemli hâdiselerden birisi olan Devlet-i Aliye-i Osmaniye’nin (Yüce Osmanlı Devleti’nin) kuruluşu birçok edebiyatçımıza ilhâm vermiş; saklı bir hazine gibi, nice
O ve Ben adlı otobiyografisinde kaydettiğine göre 25 Mayıs 1905’te İstanbul Çemberlitaş’ta cinayet mahkemesi reisliğinden emekli büyük babası Mehmed Hilmi Efendi’nin konağında doğdu. Babası Mekteb-i
Küçük yaşlardan itibaren bilimkurgunun büyüleyici dünyasına kapılan ve henüz 12 yaşındayken geleceğin dünyalarını tasvir eden kısa öyküler yazmaya başlayan Isaac Asimov, edebiyat tarihinin en saygın
Mustafa Kemal Paşa’nın Turancılık Karşısındaki Tutumu Üzerine Bir İnceleme
XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’nde gelişmeye başlayan Türkçülük fikri, başlangıçta kültürel bir uyanış