İmamı Azam Ebu Hanifeye Göre Günahların Terkibinde denilmiş ki, Sana kıymet vermeyen kimseyle musâhebet (dostluk) yapman..
Irkçı ve bilimsel Damgalanmaların İneksi böğründe kökenleri Birkaç taneye indirgenmiş ki, Ta, hiç de umursamayacak kişilikler Tarafından Denilmiş, Siz, onlardan daha üstünsünüz. Etnik kimlik determinizmi Saçmalıkları Beyaz adamın siyaha Getirdiği ukalalıklardan bir tanesi Daha. Kırılgan bir fay hattı Sömürgecilik sınırlarında Ekonomik başarısallık Fıkır Fıkır Kaynayan Emekle değil ama Doğumlarla belirlenen. Ve pala tutan ve silah tutan ellerin Hangisinin haklı Olduğunu belirten neden. Yerli halka Siyasal katılım... Şimdide ve sonrada reddettikleri piçlerin; Bugün çığırtkanlıklarını yaptıkları nedenlerdi Ki, demişti ya şair: umurlarında değildi onların!
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne güzel denilmiş: “Ey mülkün sahibi, İşime seni vekil kıldım Sıkıntımı sana ısmarladım Kalbime mutluluk kapılarını açacak şeyle müjdele beni…”
Din İslam
Kurbanların ne etleri, ne kanları Allah’a ulaşır, ulaşacak olan takvanızdır denilmiş. Kurbiyet-i İlahiye ümidiyle kestiğimiz kurbanlar duamız odur ki daha ötesine, akrebiyet-i İlahiye’ye vesile olsun. Cenab-ı Hak bir kurbanlığı kurban ettiğimiz kolaylıkla, nefsimizi yoluna kurban etmeyi de bizlere nasip etsin. Maksuduna ulaşan kurbanlar, kurbiyet ve akrebiyetler ile hayırlı kurban bayramları olsun.
Kurban Bayramı
Kendi durumuma çözüm ararken bu şekilde bakmak aklıma geldi
Kur’an’a yalnızca tarihsel bir olaylar kitabı gibi değil, bir düşünce ve içsel yolculuk rehberi olarak bakmak peygamber kıssalarını insanın kendi hayatındaki imtihanların sembolü hâline getirir. Âdem’den İbrahim’e, Yusuf’tan Eyyub’a kadar her kıssa aslında insanın içindeki sabır, tevazu, affedicilik ve teslimiyet sınavlarını hatırlatır. Bu yönüyle Kur’an, parçalanmış bölümler hâlinde değil, bir bütün olarak ele alındığında insanın varoluşunu anlamlandıran bir düşünce kitabı ve hayat yolculuğunda kılavuz olur. O yüzden bugün şahıs olarak değil isimlerindeki anlam, mekanlarının da sembolik anlam üzerinden ele aldım. Başı boş bırakılmak ve dünümüzle aynı olmak için yaratılmadığımızı söylerken kitabı sadece hikaye ya da masal kitabı olarak görmemiz istenmezdi. Harflerinin anlamı varken kelimelerinin anlamına bakılmaması tuhaf ve gülünç kaçardı: Tefekkür çağrılarını boş geçmemek gerek. Görünenle yetinmemek gerek... Hayatta bazen kuyuda hissediyoruz, bazen ateşine atılmış gibiyiz, bazen olumsuzluk selinde boğulmuş hissederiz, bazen hataya düşeriz, bazen aileyle ya da maddiyatla sınanırız vs. işte o anlarda ne yapmamız ya da nasıl mücadele etmemiz gerektiği anlatılmış: Öncülük eden insanlar, o anlarda çizgisini bozmadan yolu gösterip yola devam edenler değil mi? (: Amaç onların yerini almak değil, onlar gibi olmak. Allaha yakınlık isteniyorsa onları örnek almak. Allah olmak ile Allah gibi olmak aynı şey değil. Bir insanda tevazu ne kadarsa güç de o kadar var gibi. Asıl güç sahibi olanlar güçsüzü ezmeye çalışmamış, hor görmemiş: Allahın insanlara olan hitabı hayranlık verici, insana olan tavrı da öyle. Hep destekleyen, koruyan, koşulsuz seven, güvende ve huzurlu hissettirmeye çalışan, bizim elimizden tutup kendine yakınlaştırmak isteyen... Büyük balık, küçük balığı yer diye
Din ve Ahlak
Denilmiş ki sonra düşündüm de Beni kazanmaktan çok kaybetmeye meyilli olan bir insanı varlığımla daha fazla rahatsız edemezdim...