Fantastik eser ne olmamalı
5/10
·312 syf.··
2026 5. kitabı
Bu olmamalı. Yani nasil izah edecegimi bilemiyorum ama bu kitap cok basit ve sikıci bir dille yazilmış. Sanki yuzuklerin efendisi izlenmiş, birkac oyun oynanmiş ve hadi kitap yazalım denilmiş. Netice itibari ile ortaya bu eser cikmiş. Yetersiz diyaloglar mi desem, sığ hikaye mi desem, ne desem bilemedim. Hicbir karakterle butünlesemedim. Witcher serisi ile beraber okudugum bir kitaptı. Yarim birakma huyum olmadigindan bitirdim. Fakat bir tarafta inanilmaz kaliteli diyaloglari ve betimlemeleri olan bir kitap okurken, diger taraftan bunlarin hiçbirine sahip olmayan bunu ayni anda okuyunca, uzgünüm ama çok sıritiyor. Puanim sadece yazarin o genc yaşta giristigi işe, gösterdigi cesarete ve bu turdeki oncüluğunedir. Sonucta, eleştiri daha iyi olması içindir. Wattpad kitabı degil ki, eleştirimize yazık olsun. Daha iyilerine.
Korkak ve CanavarBarış Müstecaplıoğlu · İthaki Yayınları · 2013287 okunma
bismillahirrahmanirrahim
10/10
·680 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
"Bedîüzzaman nasıl bir kimsedir?" Cevaben denilmiş ki: "Hasta, garib, fakir, mazlum, hediye ve sadakaları kabul etmeyen ve hâlen de çekmekte olduğu o kadar zulümlere rağmen altmış senedir davasından vazgeçmeyen bir ihtiyardır." Onlar da: "Öyleyse o hakikat söylüyor ve küfr-ü mutlaka, dinsizlere, zındıklara boyun eğmiyor, riyakârlık etmiyor, dalkavukluk yapmıyor ve Kur'an ve İslâmiyet'e tesirli ve küllî bir hizmet yapıyor ki onlar da ona zulüm etmişler." demişler. (Tarihçe[Y] - 721) Tefsir iki kısımdır. Birisi: Malûm tefsirlerdir ki Kur'an'ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat ederler. İkinci kısım tefsir ise: Kur'an'ın imanî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın çok ehemmiyeti var. Zahir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda dercediyorlar fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları da susturan bir manevî tefsirdir. Risale-i Nur, sübjektif nazariye ve mütalaalardan uzak bir şekilde, her asırda milyonlarca insana rehberlik yapan mukaddes kitabımız olan Kur'an'ın hakikatlerini rasyonel ve objektif bir şekilde izah edip insaniyetin istifadesine arz edilen bir külliyattır. Risale-i Nur, Kur'an âyetlerinin nurlu bir tefsiri... Baştan başa iman ve tevhid hakikatleriyle müberhen... Her sınıf halkın anlayışına göre hazırlanmış... Müsbet ilimlerle mücehhez... Vesveseli şüphecileri ikna ediyor... En avamdan en havassa kadar herkese hitap edip en muannid feylesofları dahi teslime mecbur ediyor... Risale-i Nur, nurlu bir külliyat... Yüz otuz eser... Büyüklü küçüklü risaleler halinde... Asrın ihtiyaçlarına tam cevap verir... Aklı ve kalbi tatmin eder... Kur'an-ı Kerîm'in yirminci asırdaki -lafzî değil- manevî
Din
Tarihçe-i HayatBediüzzaman Said Nursî · Sözler Neşriyat · 20053,517 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·615 syf.··
2026 5. kitabı
·
174 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:14
“Selâm peygamberlerin üzerine olsun. Hamd, Rabb’ul-âlemîn olan Allah Teâlâ’ya mahsustur.” Gönlüm daha da ısınsın, tefsir okuma öncesi hazırlığım ve bilgim de olsun diyerek meâlini okumayı tercih ettim. Meâl açısından güncel diyanet işleri başkanlığının sitesi daha iyi. En basitinden kitaptaki çeviri şu şekilde, “Artık doğuların ve batıların Rabbi için yemine ne gerek var; şüphesiz ki Biz, elbette kadiriz.” Meâric, 29:70:40 İnternet üzeri çevirilerde direkt yemin edilirken bu çeviri de “ne gerek var” denilmiş. Belki “zaten kadiriz yemine dahi gerek yok” gibi bir anlama ulaşma gayesiyle böyle çevrilmiştir ancak yakışıksız buldum doğrusu. Bu kitap DİB ve Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanlığı incelemesinden geçmesine rağmen bazı çevirilerde DİB sitesinden daha iyi anladığımı belirtmeliyim. Ayrıca dış yüzeyi soyulduğu için ellerim simlenmiş gibi oldu. Hem içine hem de dışına biraz daha özen gösterilebilirdi.
Kur'anı Kerim ve Yüce MealiElmalılı Muhammed Hamdi Yazır · Merve Yayınları · 20166,8bin okunma
ADELAIDE
6/10
·340 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 22:49
Aslında bu romanı alırken çok heyecanlıydım. Muhtemelen hiçbir zaman birisi tarafından okunmayacak, taslaklarda çürüyecek romanım ile benzer bir konusu olduğu için duyguya girmeme yardımcı olur, daha çok hisseder ve hisleri güzelce aktarabilirim diye almıştım. Ne yazık ki beklediğim gibi olmadı. Çoğu yerde sanki düşük bütçeli bir Netflix dizi senaryosu okuyor gibi hissettim. Duyarlı olunması gereken bazı konular eserde yer almış olsa bile bunlar sadece 'Heh, evet bunun eklenmesi gerekiyordu. Ekledim, üstüne tik atabilirim.' denilmiş gibi hissettiriyordu. Derinliği, sebebi verilmemişti. Kadın karakterin feministliği bile, eleştirdiği kapitalizmin eğip bükerek bizlere pazarladığı, anlamından koparılmış, slogandan ibaret kalmış feminizm şeklindeydi. Sadece feminizm de değil, bence Adelaide'ı Adelaide yapan çoğu detay üstünkörü geçilmişti. Bilmiyorum, belki de tamamen benimle alakalı bir sorundur. Ben, bir eserdeki karakterleri derinlemesine tanımayı severim. Karakter vegan mı? Onun vegan olmaya karar verdiği ilk an neydi? Neyden etkilendi veya tiksindi ve bu kararı verdi? Bu gibi detayları bileyim isterim, aksi takdirde o karaktere alışamıyorum ve benim için bir yabancı olarak kalıyor, onun hislerini hissedemiyorum. Daha da önemlisi şu şekilde hissettiriyor: Veganlık şu sıra popüler kültür haline geldiği için yaygınlaşıyor, karakterim vegan olursa veganlar benim de duyarlı birisi olduğumu düşünür ve onların övgüsünü kazanırım. Keza karakterin feministliği de böyle hissettiriyor. Yanlış anlaşılmasın. Bu düşüncelere ya da karaktarin feminist, vegan olmasına karşı değilim. Vegan olmasam da kendimi feminist olarak tanımlayabilirim. Ancak benim bahsettiğim feministlik, cinsiyet eşitliğini savunmak, bu uğurda uğraşmak ve her geçen gün haklarımızı güzelleştirebilmek için
İnceleme & Yorum
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,946 okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 00:21
Ailenizle birlikte okuyabileceğiniz çok nadide,zarif ve güzel bir eser,işin şakası tamam hikaye,senaryo olarak iyi olabilir ama kitabın başında belirtilmesede roman bas bas bağırıyor “kardeş uyygunsuz ve fantezik sahnelerimle seni rahatsız edeceğim”diyor zaten tamam hayatın gerçekleri olabilir ama betimlemelerle falan bu kadar fantezileştirmenin anlamı yoktu Hakan abi yakıştıramadım birazcıkta şey kokusu geliyor ağır yazmak için yazılmış hissiyatı keza karakter gelişimlerinide çok fevri buldum ve çok fazla tesadüfler onun kalanında dili olsun hikayesi senaryosu bir de yeraltı severler için olsun tabi artık bu roman yeraltı edebiyatına mı giriyor magma edebiyatına mı giriyor orasını bilemem okunabilir yani önerilebilir ,ayrıca Oğuz Atay kısımlarıda farkı bir güzellik olmuş hikaye akışıyla benim hoşuma gitti, yazarın diğer eserlerine benzetilmeksizin genel olarak en hayal kırıklığına uğratan eser bu denilmiş.KVK okumuş ve çok beğenmiş biri olarak doğru denebilir ama diğer eserlerini okumadan kesin yorum yapamayacağım yani genel olarak bu romanı AZ sevdim :)
İnceleme
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Üçüncü Sır
Puan vermedi
"Şu hadsiz kâinâtı şenlendiren, bilmüşâhede (gözle görünen), rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcûdâtı ışıklandıran, bilbedâhe (açıkça), yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyâcât içinde yuvarlanan mahlûkâtı terbiye eden, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve, bir ağacın bütün hey’etiyle (yapısıyla) meyvesine müteveccih (yönelen) olduğu gibi, bütün kâinâtı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muâvenetine (yardımına) koşturan, bilbedâhe, rahmettir. Ve bu hadsiz fezâyı ve boş ve hâlî âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşâhede, rahmettir. Ve bu fânî insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhâtab ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir." Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. "Bismillahirrahmanirrahîm" de, o hakikata yapış ve vahşet-i mutlakadan ve hadsiz ihtiyacatın elemlerinden kurtul ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed'in tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatıyla ve şefaatıyla ve şuaatıyla o Sultan'a muhatab ve halil ve dost ol! Evet kâinatın enva'ını hikmet dairesinde insanın etrafında toplayıp bütün hacatına kemal-i intizam ve inayet ile koşturmak, bilbedahe iki haletten birisidir: Ya kâinatın herbir nev'i kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenetine koşuyor. -Bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhalâtı intac ediyor. İnsan gibi bir âciz-i mutlakta, en kuvvetli bir Sultan-ı Mutlak'ın kudreti bulunmak lâzım geliyor.- Veyahut bu kâinatın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak'ın ilmi ile bu muavenet oluyor. Demek kâinatın enva'ı, insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir. Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün enva'-ı mahlukatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Yeni Asya Neşriyat · 20106,9bin okunma