8/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 13:09
Hakikatin yittiği sisli eşik... Özgür Taburoğlu, “Hakikat Sonrası Olaylar ve Nesneler” adlı eserinde tam da bu eşiğin tekinsizliğine çağırıyor okuru. Eşyanın ve hâdiselerin, alışılageldik mânâlarından sıyrılıp üzerimize abandığı bir düzlem burası. Görünenin ardındaki dipsiz uçuruma bakıyoruz; nesneler dilsiz değil artık, kendi başlarına buyruk birer fail gibi dolanıyorlar etrafımızda. Kesif bir yabancılaşma hissi... İnsanın kendi kurduğu dünyaya dışarıdan, adeta bir yabancı gibi bakması; hakikatin yerini alan suretlerin, yanılsamaların gölgesinde yitip gitmesi... Taburoğlu, gündelik hayatı ve yapıları eşeleyen bir yapısöküm ustası edasıyla deşiyor o kabuğu. Çatlaklardan sızan ışık, aydınlatmaktan ziyade kör ediyor gözlerimizi. Çünkü asıl mesele, varlığın değil, hiçliğin nasıl da somut bir nesneye dönüştüğü. Parçalanmış idrakler... Yalnızca dış dünyanın değil, bizzat zihnin de bir derealizasyon girdabında sürüklenişi. Anlam çöküyor içten içe. Bu çöküşün orta yerinde, kırık dökük parçaları bir araya getirme çabası yazarınki. Belki de en büyük korkumuz bu: Mânânın tamamen buharlaştığı, imkânların tükendiği bir evrende, insanî olanı yitirip salt bir ‘nesne’ye dönüşme ihtimali. Soğuk. Hissiz. Ve yapayalnız...
Duygu ve Düşünce
Hakikat - Sonrası Olaylar ve NesnelerÖzgür Taburoğlu · Akademim Yayıncılık · 20239 okunma
Analysis
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
What is a truly good person? Who are they, and how can someone become a good person? A Clockwork Orange is a book that questions these questions for us The main character Alex is someone with bad habits who is far from goodness. As a result, Alex, who was imprisoned, was used in an experiment by the government.This experiment is a technique applied to make people better. This technique, which is applied to Alex, raises this question in the reader's mind: Is a person who cannot choose goodness of their own free will truly good? Many people choose to be good because of the fear of being excluded or the desire for social approval. It is debatable how moral this situation is. The book says that humans are like 'clockwork oranges.' A human is natural like a real orange, but a 'clockwork orange' is a human who acts like a machine because of outside pressure. According to this, if a person tries to be good because of social pressure or fear, they are not an organic human anymore; they have become a puppet of society. So, when Alex is 'cured' with this technique, he does not become a good person anymore; he just turns into a machine that is afraid of doing evil. At the end of the book, Alex gets free from this technique and, instead of being evil like before, he decides to be a good person by his own free will. This situation can be interpreted in many ways, such as maturity, a fatigue of evil, or the realization that being evil no longer contributes anything to him. Consequently in my opinion, true goodness is not an action forced by outside pressure; it should come from the heart by one's own free will.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·651 syf.··
2025 18. kitabı
Okurken ve okuduktan sonra bir dönem hayali, gerçekliği ve ruyalari birbirine karistirmaya baslayacaginizi garanti edebileceğim bir kitap. Su gibi akti ama etkisinden cikmak uzun surdu inanilmaz bi deneyim gercekten kitap insanda derealizasyon etkisi bırakıyor.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
9/10
·144 syf.·
Beğendi
·
2025 6. kitabı
~Ölüm korkusu, pişmanlıklar, anlamsızlıklar içinde düğüm olmuş bir adamın zihnini şeffaflıkla okuduğumuz bir kitap bu. En beğendiğim yanlarından biri, herhangi bir insanın gerçekten aklından geçenleri okumak hissi vermesi yani sıradanlık ve samimiyet vermesi. ~Ana karakterin hayatına dair önemli meselelerden kaçmak için cinsel arzulara sığınması ile, insan zihninin zorluklar karşısında nasıl bastırma/kaçınma yoluna gittiğini binbir örnekle görüyoruz. Yahut gerçekliğe dair algılarının bozulması ile derealizasyon/depersonalizasyonun örneklerini, karar verme sürecinde insanları reddedememenin getirdiği zorlukları veya hayatında değişiklik yaratmak için kendi öznesinin etkenliğini değil de dolaylı sebepler yaratmaya kaçma örneklerini görmek mümkün. ~Yazım tekniği olarak baştan sona karakterin bilinç akışını okuyoruz. Anlatımı o kadar doğal akıyor ki kitabı okuduğumu sanarken sık sık kendi düşünce akışlarıma kapıldığım oldu. Sürekli kaçırdığım cümlelere geri dönmem gerekti ve odağımı toplayamadıpım için kendime çattım. Fakat son dinlediğim bir podcastte bunun olağan ve aslında olumlu bir şeyi işaret ettiği, beynin kitapta geçen ve yaşantımızda olan şeylerle bağlantı kuruyor olmasından kaynaklandığından bahsedildiğinde içim rahatladı ve bilinç akışı tekniğindeki başarısının kitabın artı bir yönü olduğunu kanıtlar bir durum olduğunu keşfettim diyebilirim. ~Sosyal becerisi düşük olmamasına rağmen yeni ortamlarda kendi hayatını açmak istemeyişi, zaman zaman hayata karşı merağının hiç olmamasından ötürü "hayatından tasarruf etmek" istemesi (fakat aslında hayatı yaşamaktan korkması), zamana karşı çaresiz tavırları, "güzel olana dair" düşünceleri vb. ile insana dair kusurları çekincesizce yalın bir şekilde aktarıyor. Kitabın adı da olayların gidişatına dair yeterince ipucu
Elden Düşme DünyaWilhelm Genazino · Jaguar Kitap · 2020798 okunma
8/10
·208 syf.··
2025 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 15:31
Başlarda gercekten cok hosuma giden bir kitaptı . Derealizasyon ve depersonalizasyon teşhisi konulmuş biri olarak psikolojik bir kitap okumaya karar verdim ve düşünmek üzerine oldugu için dikkatimi cekmişti . Ne zaman kotu hissetsem okuyunca rahatladım cunku yasadıgım şeyleri baskasının yasadıgını da gormek rahatlatıyordu. Evet kitabın baslarında boyleydi ama sonlara dogru yazar cok fazla tekrara düşmeye basladı . Konu konu ayırması akıcılıgı arttırmıstı ama dediğim gibi tekrara düşüyordu. Özellikle 150. Sayfadan sonra atlaya atlaya okumaya başladım ama kitabın baslarında bana cok iyi geldiği için cok fazla puan kırmak istemedim.
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma
Puan vermedi·309 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 15:11
Vay canına.. vay beeeh! diyerek incelmeme başlamak istiyorum. Zira benim kafa durdu, yandı, bozuldu, error veriyor, az sonra eriyip kulaklarımdan akacak sanki ashdajhd. Tamam daha fazla çirkinleşmeyeyim. Kitabı açıkçası almayı planlamıyordum, çok fazla gördüğüm (özellikle amazona girip bu kitabı görmeyen zaten yoktur) ama ilgimi çekmeyen bir kitaptı. Geçen bir kitap alacaktım ve bunun ne kadar sevildiğini gördüğüm için (0 beklenti ile) bunu alayım, yorumlar çok iyiymiş dedim. Neyse kitap geldi. Allah Allah bir baktım, bakış o bakış haagshh. Kapak çok iyi, baskı çok iyi, hiç okumadığım bir yayınevi, konu çok iyi, e kısa kitap falan filan en nihayetinde kitabı büyük bir heyecanla ama az beklentiyle dün öğlen okumaya başladım. Sy 25'e geldikten sonra bir an durdum ve ilk izlenimim kitabın ne kadar akıcı, sürükleyici olduğu yöndeydi. Daha ilk sayfalarda yazarın kalemine hayran kaldım. Resmen nefes almadan tüm kitabı okuyup, bitirdim. Sayfa olarak az, bölümlerinin ise en fazla 3-5 sayfadan oluşup kısa kısa ama dolu dolu oluşu da bu duruma cidden tuz biber oldu. Hatta ben not almayı çok severim, bir noktaya kadar tek bir harf bile heyecandan yazamadım. Tüm kitap boyunca bu sürükleyiciliğin, heyecanın anlık olarak düştüğü tek bir sahne bile olmadı bende. Gerçekten bu kitabı okumanın tam zamanıymış. Saat gece 3'e gelirken ben kitabın son sayfalarındaydım ve cidden yüreğim ağzıma geldi. O kadaaar gerildim kii heyecandan midem bulandı hashdahj. Her minik seste kalbim hızlanıyor falan çok fenaydı. O kadar odaklanmıştım ki büyük ihtimalle o an birisi bana bir 'BÖÖÖ!' yapsa olduğum yere bayılırdım. Aaaa bir de yaa o her şeyin alt üst olduğu bölüme gelmeden o kadar teori ürettim ki en son ölenlerin aslında yaşadığını falan düşünüyordum. Dedim hatta acaba bir derealizasyon mu? Sonra
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma