Tatlı Değilim, Zencefilliyim :)))
9/10
·392 syf.··
2026 35. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 12:30
Toplaşın ...:))) Gençler okurken beni güldüren,ürküten ,yer yer hayatı sorgulatan deli gibi okuma isteği uyandıran bir kitap in-ce-li-yo-ruz...... Hadi başlayalım bana göre kitabın en can alıcı alıntısı ile gireyim cümlelerime buyurun ; **Hayat… ben ve diğerleri arasında gerilmiş incecik bir ip. Ve ben, o ipte yürümeyi bir türlü beceremeyenlerdenim**. Kaan Murat Yanık bu kitapta sadece bir hikâye anlatmıyor aslında. İnsan insanı nasıl kaybeder, kendine nasıl yabancılaşır… onu gösteriyor. Kendinden kaçtıkça, hiç yazmak istemediğin şeylere dönüşüyorsun ya… işte tam orası kalbe dokunuyor. İnsan bir süre sonra herkesi kendisi gibi sanıyor. Kaybolmuş, yönsüz, eksik… Ama öyle olmadığını fark edince bu kez yalnızlık çöküyor içine. Bir kuyu gibi. İçinde debeleniyorsun. Sesini bile kendin yutuyorsun. Hayatın düz bir çizgi olmadığını hatırlatıyor kitap. Aksine… dönüp duran, insanı içine çeken bir çember. Kaçtıkça içine giriyorsun. Ve aşk… Öyle süslü değil burada. Aşk, seni alıp karanlığa atan bir kuvvet. Nereye düşeceğini bilmeden düşüyorsun. Korkarak ama duramayarak… Zencefil… Böyle bir dost var mı gerçekten dedirtiyor. Canı pahasına yanında duran, olduğu gibi, sahici. Gülbadem… “Ben âşık olmam” diyenin bile inancını sarsacak kadar derin. Bazen abartı gibi geliyor, “yok artık” diyorsun… ama elinden bırakamıyorsun. Merak, sayfaları çeviriyor senin yerine. Bir de o ustasıyla konuşmaları… İnsanı durdurup düşündüren, ders verir gibi ama asla sıkmadan. Okurken içimden “keşke benim de böyle bir ustam olsa” geçti. Ve o son cümle… “Turuncu bir yağmur başladı.” Bitiyor ama aslında bitmiyor. Ben turuncu rengini zaten çok severdim… ama turuncunun masumiyeti temsil ettiğini bu kitapla öğrendim. O cümleden sonra turuncu artık bende sadece bir renk değil, bir his oldu. Dili akıcı, yer yer
Alıntı
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,781 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat Yazar: Müthiş Psikoloji Sayfa Sayısı: 192 Kitap Türü: Psikoloji, Kişisel Gelişim Geçtiğimiz hafta bu kitabı okudum ve bu kitabın mutlaka yorumunu yapmalıyım, diye düşündüm. Kitapta yazanlar neredeyse herkesin bildiği şeyler. Ama arada hatırlamak hatırlatmak iyi gelir insana. Gelelim kitaba: Herkes etrafıyla farklı ilişkiler içinde, dost, arkadaş, sevgili ve benzeri Peki bunların hangileri gerçek? Hangileri çıkar uğruna? Kimler sizi manipule ediyor? Sevgi nedir? Othelo Sendromu nedir? Sevgi korkmak mıdır? Herşeyi olduğu gibi mi anlıyoruz yoksa kelimeleri cımbızla çekip zihnimiz onları süsleyip püsleyip kavga etmeye hazır bekliyormuyuz? Sevmek bir bağımlılık mı? Kişilere bağımlımıyız? Sevmek mi, sevilmek mi? Genellemeler ne katar bize? Sevmek nedir? Bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını kitapta bulacaksınız Lafın kısası kitapta örnek bir hikaye 4 tane kişilik testi var. Ayrıca yazar isanların önce kendi kendilerine yetmeyı öğrenmeleri gerektiğini vurgulamış. Hani birçoğumuzun bir türlü yapamadığı şey. Çünkü kimine göre insanın kendine değer vermesi egoistliktir. Öysa egoist olmak farklı kendi değerinin farkında olmak çok farklı Herkes tarafından okunması gereken bir kitap deyip, kitaptan alıntılara geçelim: - Dünyayı Sevgi kurtaracak, sevdikçe mutlu oluruz. Sevgi yaşamın kaynağıdır, koşulsuz sevgi gerçek sevgidir, beklentisiz sevgi huzurun ve uyumun vazgeçilmezidir. - Sevginin olduğu yerde mutsuzluk yoktur, depresyon yoktur - Güzel olan sevmektir - Sevgiyi öğrenmeyı başardığında hayatının her alanında huzuru, mutluluğu, dengeyı, uyumu ve anlamı deneyimler - Sevmek bile denge işidir, çok sevmek ise gengesizlik - Düşüncesini yöneten insan kendi hayatını da yöneten insandır - Derin bir aşkla
Bırak Olduğu Gibi Gelsin HayatMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20223,281 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 18:59
Merhabalar dostlar The kitap yayınlarının polisiyeleri artık vazgeçilmezim oldu benim .Kopenhag serisini bitirmiştim, şimdi Kelly Porter serisine başladım. Ilk kitabı geçen ay okumuştum bubay da ikinci kitabı Derin Korku yu okudum . Kelly Porter senelerce Londra da çalıştıktan sonra doğup büyüdüğü bölgeye detektif olarak geliyor. Annesi Wendy e kanser teşhisi konuluyor ve kardeşi Nikki ile bir türlü anlaşamıyorlar. Annesi sürekli hastaneye yatırılıyor. Bunlar olurken bir cinayetle sarsılıyor kasaba .Ellili yaşlarda bir kadın, kilisenin bahçesinde bulunuyor .İşkence yapılmış ve vücuduna bir şiir yazılmış kağıt parçası yerleştirilmiş. Soruşturmayı Kelly alıyor. Ve bir iki gün içinde başka bir cinayet işleniyor. Bu kez uyuşturucu bağımlısı bir kız. Yine işkence ve yine şiir. Derken üç ve dördüncü kadın cinayetleri.. En son cinayet Kelly in annesinin hemşiresi bir kadın .Çember gitgide Kelly e yaklaşıyor sanki .Seri katil şiirlere bağlı işliyor cinayetleri. Hep bir başkaldırı ce cezalandırma var . Ve Kelly nin ablası kayboluyor .Ortaya çıkan bazi ipuçları katile yaklaşmayı yakınlaştırıyor. Yine hiç beklediğim,yok artık diyebileceğim bir son ..Heyecanla okudugum bir kitap oldu .üçüncü kitabı merak etmeye başladım bile.. .. Bazen insanlar suçluların cezalarını kendileri vermek istiyorum galiba ama adalet hereks için gerekli.. Kitapla kalın dostlar... Derin Korku Rachel Lynch .
Derin KorkuRachel Lynch · Thekitap yayınları · 202196 okunma
Türkçe'nin hamuru İslâm
Puan vermedi·232 syf.··
2025 21. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 15:54
Lütfi Özaydın'ın "Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez" adlı kitabı, Türkçe Mülahazalar serisinin 1. eseridir. Eser TİYO yayıncılıktan neşrolunmuştur. 【1】 Türkçe'de kullandığımız en temel fiil ve isimler dahil birçok kelimenin, yaşantısında İslâm'a uyan ecdadımızın lîsanında da Kur'ânî kavram ve kelime bilgisine ittibaı neticesinde, yine Kur'ânî bir anlayışla teşekkül ettiğini savunmaktadır. Bu güçlü söylemi eser boyunca; Türkçe'de istimal edilen kelimelerin Kur'ân diliyle ilişki, sarf-nahif-emsile-bina gibi kavramların Arapça'daki yeri ve Türkçe'ye olan katkıları ve Türkçe'nin hem ilmî hem de itikadî açıdan taşıdığı İslâm karakteristiğini geçerli sebeplerle ispatlamaktadır. Eserde savunulan düşünce yalnız bir söylem ve slogan olarak bırakılmamış olup, Kur'ân-ı Kerîm'deki kelime ve köklerinin Türkçe'de nasıl yaygın biçimde kullanıldığı mevzuu Ayetlerdeki kelimeler incelenerek ve derinlikli bir lügât olan el-Okyânûs'tan yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Yazar burada Türkçe'nin kaynağının Arapça olduğunu savunmaz, bilakis Türkçe'nin kaynağını manâsı yanı sıra sentaksına da varıncaya dek İslâm olarak delilleriyle tespit etmiştir. Kitabın sonunda, araştırmalara kaynaklık edecek nitelikteki bu çalışmalardan kolay faydalanılması ve kitapta bahsi geçen kelimelerin kolay bulunması için bir Fihrist bulunmaktadır. Yazar Hakkında Hakkında biyografik veriler kısıtlı olmakla beraber; Merhum Lütfi Özaydın, Tokat'ta dünyaya gelmiştir. Küçük yaşta, babası ve dedesinin de teşvikiyle, Kur'ân-ı Kerîm öğrenmiştir ve Arapça bilmektedir. Eserde anlatılan ana konuyla ilgili olarak kendi hayatından verdiği örneklere göre mesleğinin öğretmenlik olduğu anlaşılmaktadır. Hayatında bir dönem, İstiklâl Marşı Derneği'nde Genel Kurul Üyesi olmakla hizmet üstlenmiştir. "Söyleyen Bilmez
Söyleyen Bilmez Bilenler SöylemezLütfi Özaydın · Tiyo Yayınları · 201865 okunma
8/10
·80 syf.··
2018 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 00:00
Hikâye, Cemile’nin soylu ve zengin bir aileye gelin olarak gidişiyle başlıyor. Evlenirler ama II. Dünya Savaşı patlak veriyor ve kocası da diğer erkekler gibi savaşa gidiyor. Uzun süre geri dönmeyince, Cemile gönüllü olarak savaştan sakat dönmüş olan Danyar ile birlikte erzak götürmeye karar veriyor. Kocası o günlerde ailesine mektuplar yazıyor ama sadece mektupların sonunda “karım Cemile’ye selam ederim” diyebiliyor; Cemile onun yaşayıp yaşamadığını bile tam olarak bilemiyor. Bu sırada Danyar, Cemile’nin yanında sürekli oluyor ve zamanla ona gösterdiği ilgi, sıcaklık ve yakınlık, Cemile’nin duygularını etkiliyor. Sonunda aralarında bir aşk başlıyor. Haftalar ve aylar geçiyor, Danyar ile Cemile arasındaki bağ güçleniyor. Danyar ce cemile köyden kaçıyorlar birlikte. Sonunda Cemile’nin eşi köye geri dönüyor. Olaylara çok sinirleniyor ama fazla üzülmüyor, çünkü yeniden evlenebileceğini düşünüyor. Aslına bakarsanız çok derin bir hikaye değil. Sevgisiz ve ilgisizbırakılan bir kadının yapacağı bir hareketgibi görüyorum bunu. Tüm bunlar yazarın gözünden anlatılıyor.
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 14:13
İncelemelerimde klasikleştirmek istediğim önce yazar sonra kitap hakkında ilerleyerek incelememe başlamak isterim. Lev Nikolayeviç Tolstoy 9 Eylül 1928, Rusya'nın Tula bölgesindeki Yasnaya Polyana'daki soylu bir ailenin çocuğudur. Annesini küçük yaşta babasını ise gençken kaybetti. Moskoca ce Kazan'da eğitim gördü ama üniversiteyi bitirmedi. 1851'de Kafkasya'da orduya katıldı; Kırım Savaşı'nda bulundu. Bu yıllarda yazmaya başladı. Edebi başlangıç ilk başarı kitapları Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik otobiyografik romanlarıdır. Baş yapıtları: Savaş ve Barış(1869), Anna Karenina(1877). Hayatının son dönemlerinde dini mistik bir dönüşüm yaşadı. Malını mülkünü yoksullara dağıtmak istedi. Pasifizm, şiddetsizlik, sade yaşam gibi görüşleriyle etkili oldu. Gandhi ve Martin Luther King gibi birçok isimleri derinden etkilemiştir. 1910'da evinden kaçarak bir istasyonda hastalanıp öldü. Lev Nikolayeviç Tolstoy'un edebi görüşleriyle incelememize devam edelim. Gerçekçilik (Realizm): Hayatı ve insanı en yalın, en hakiki haliyle anlatmak istedi. İnsan psikolojisini çok derin çözümledi. Ahlaki Misyon: Edebiyatı sadece “güzellik için” değil, aynı zamanda insanlara doğruyu, ahlaki olanı göstermek için bir araç olarak gördü. Sanat Anlayışı: Sanatı “duyguların insanlara aktarılması” olarak tanımladı. Sanatın toplumun vicdanına hizmet etmesi gerektiğini savundu. Din ve Ahlak: Katı Hristiyanlık anlayışından uzak, daha insancıl ve evrensel bir ahlak anlayışı geliştirdi. Evlilik ve Aşk Eleştirisi: Özellikle Kroyçer Sonat (benim okuduğum çevirisiyle Kadının Ruhu) gibi eserlerinde evlilik kurumunu, cinsel tutkuyu, kadının toplumdaki yerini tartıştı. Dünya edebiyatında en büyük realist romancılardan biri kabul edilir. Dostoyevski, Balzac, Dickens gibi isimlerle aynı düzeydedir. Rus Edebiyatında:
Edebiyat
Kadının RuhuLev Tolstoy · Neden Kitap · 201213,6bin okunma