Babamdan derlemeler diye kitap yazsaydım başlığı "yapacak bişi yok çavuş"olurdu
Yazar Kaydı Nasıl Yapılır?
Merhaba, "Çeyrek Asır: Derlemeler ve Yorumlamalar" adlı kitabın yazarıyım. 1000Kitap sitesine yazar olarak kaydolmak istiyorum fakat herhangi bir yönerge ve bağlantı bulamadım. Yardımcı olabilir misiniz?
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Takviye Kültürü: Bilim, Pazarlama ve Belirsizlik”
“Takviye Kültürü: Bilim, Pazarlama ve Belirsizlik” Son yıllarda vitaminler, mineraller, kolajenler, omega-3 ürünleri ve bitkisel takviyeler hiç olmadığı kadar görünür hâle geldi. Sosyal medya, influencer kültürü ve “iyi yaşam” endüstrisiyle birlikte takviye kullanımı adeta gündelik hayatın normal bir parçasına dönüştü. Fakat burada önemli bir problem var: Bilgi arttıkça, dezenformasyon da artıyor. Aslında birçok durumda temel mantık oldukça basit. Bir eksiklik varsa, yerine koyma tedavisi anlamlı olabilir. D vitamini eksikliği, demir eksikliği ya da B12 eksikliği gibi durumlarda takviye kullanımı bilimsel olarak daha makul bir zemine oturur. Ama mesele burada bile tamamen net değildir. Örneğin ferritin, D vitamini ya da B12 düzeyleri konusunda farklı yaklaşımlar bulunabiliyor. Koruyucu tıp bazı değerleri “optimal” kabul ederken, başka bir yaklaşım aynı değeri normal sınırlar içinde değerlendirebiliyor. Takviyeler söz konusu olduğunda insanlar çoğu zaman net cevaplar bekliyor: “Faydalı mı?” “Zararlı mı?” “Omega-3 kesin işe yarıyor mu?” “Kolajen gerçekten etkili mi?” Fakat bilim çoğu zaman sosyal medyanın istediği kadar kesin konuşmuyor. Özellikle omega-3 gibi alanlarda yayınlar hâlâ tartışmalı. Son yıllarda bazı meta-analizler ve sistematik derlemeler yeni soru işaretleri de doğurdu. Burada önemli olan şeylerden biri; kullanılan doz, kullanım süresi, kişinin klinik durumu ve çalışmanın metodolojik kalitesidir. Çünkü bazen aynı başlık altında yapılan çalışmalar birbirinden tamamen farklı koşullarda yürütülüyor. Farklı dozlar, farklı ürün içerikleri, farklı hasta grupları ve farklı takip süreleri kullanılıyor. Bu yüzden sonuçlar arasında çelişkiler çıkabiliyor. Kolajen ürünleri için de benzer bir durum söz konusu. Bazı çalışmalar umut verici görünürken, birçok
Bibliyosmia
ÇOK GARİP BİR MİLLETİZ ARKADAŞ! Yasadışı yıkıcı/bölücü bir terör örgütüne mensup bir kişi, gündüz vakti girilen bir çatışmada, bir manga askerin şahitliğinde, askerliğini yapmakta olan bir eri öldürüyor. Yargılamalar sonucunda da o zamanki cari kanunlarımıza göre idam ediliyor. Daha sonraki yıllarda bu konu oldukça istismar ediliyor ve bir yığın saçma ve komik yalan/şehir efsanesi dolaşıma sokuluyor. (Detaylara girmiyorum. Konuyu her yönü ile "12 Eylül Müdahalesi, Ezberler Ve Gerçekler" kitabımda uzun uzun ele aldım.) Komedi bunula kalmıyor ve mazlum/mağdur pozisyonunda görülen katil için şarkılar besteleniyor kitaplar yazılıyor. O şarkıların ve kitapların listesi: Sezen Aksu - Son Bakış Teoman - İki Çocuk Grup Yorum - Büyü Ahmet Kaya - Yaşamadın Sen Ali Asker - Şu Metrisin Önü "Yaşını Büyütüp Astılar" - Birol Öztürk "Erdal Eren: 17 Yaşında Bir Devrimci" (Çeşitli derlemeler). "Şafak Karaman - Adına Şarkılar Yazılan İdam Mahkumu Erdal Eren" Bunlar haricinde yazılan şiirler, makaleler, belgeseller sayısızdır. Güler misin, ağlar mısın?
Mektuplarda Bir Yaşam
... Dairemin yalnızlığından korkuyordum ve gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamasını ya da yastığıma döküp, yalnız başıma dolaşmaya mahkum olduğum bir dünyaya gözlerimi kapatmayı, gecenin gelmesini diliyordum. . . . Not : Yazar Mary Wollstonecraft 1975 yılında kısa bir İskandinavya seyahatin çıkar. Aslında sevgilisi Gilbert Imlay’e karşı yazdığı mektuplardan kısa derlemeler, ilişkileri sarsılma aşamasında, yalnızlık ve hayal kırıklığı içinde Gibert'e atfedetek duygusal kırıklığını anlatmıştır. İşte yazar ve sevdiği adam... . . . 📖 Mektuplar
Bayıl Feriha günlerimden derlemeler.
Aşırı duygusal bir güne uyandığım yetmiyormuş gibi kitapta kızın eşi vefat etti, oğlu yetim kaldı. Eşi vefat ettiği için bir de evlendirmeye kalkıyorlar. Herkesten ve her şeyden nefret ediyorum. YA KAHHAR KOPSUN ARTIK KIYAMET.