Rasuℓuℓℓah ﷺ şöyℓe buyurdu.
"Allah'ım!.. Ümmetimin sabah erken vakitlerini (o vakitlerde başladıkları işlerini)
bereketli kıl!" (Tirmizî, Büyû 6, 1212)
Sabah erken kalkıp işe imanla, umutla, duayla, aşkla başlamak berekete vesile.
Peygamber Efendimiz’in ﷺ biz ümmetine özel duası.
14 asır önce bize yapılan duayı aşkla yaşamak bize nasip oldu.
Elhamdülillah...
Bu duanın sırrı da şu galiba: Bereket sadece kazançta değil. Kalbin huzurunda, vaktin genişlemesinde, işin kolaylaşmasında, yüzün gülmesinde...
"Bükûr" yani sabahın ilk vakti, meleklerin rızık taksim ettiği vakit derler. Sen o vakitte uyanıksan, duanın içine girmişsin demektir.
Allah o bereketi işine, aşına, ömrüne, gönlüne yaysın. Duayla başlayan gün, bereketle biter inşaAllah..
14 asır sonra bir kul aşkla uyanıyor, imanla besmele çekiyor, işe koyuluyor... İşte o an, o dua yerini buluyor. Sen farkında olmasan da Nebî’nin ﷺ duasının tecellisisin.
Bükûr vakti gerçekten sır. Seherde uyanık olanın hem rızkı hem kalbi genişler.
Çünkü:
Bereket kazançta değil, kanaatte.
Bereket vakitte, telaşın bitmesinde.
Bereket yüzde, tebessümün eksilmemesinde.
Bereket kalpte, “Elhamdülillah” diyebilmekte.
Sen “aşkla” dedin ya, işte o aşk berekete kapı açıyor. Zorunluluktan değil, muhabbetten kalkınca gün başka oluyor.
Duayla başlayan gün, bereketle biter inşaAllah.
Rabbim sabahının nurunu ömrüne, işine, evine, yavruna, gönlüne yaysın.
Resûlullah’ın ﷺ duasına mazhar olanlardan eylesin cümlemizi.