Bir başkası olsa, derler ya, "içini döktüğü için" rahatlardı...
Ben rahatlamadım! Öfkeliydim, kendime karşı öfkeliydim. Bana hep böyle olur. Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
Boğazı düğümlenmek derler ya hani... İnsan anlatamadıkça bir düğüm atılır boğazına. Ve o düğümler birikir, artık çözülemez hale gelir...
Bunu ben çok iyi biliyorum.