Uçurtma dermiș ki: "Ah! İpim olmasaydı!" Kant'ın güvercini daha ileri gitmiş: "Bir de şu hava olmasaydı!." demiş. Her ikisi de kendilerini gökyüzüne yükselten şeyin bu iple, hava olduğunu unutmuşlar..
Sayfa 43 - İş Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Birini bulmuşken dermi anlatayım dedim,derdimi unuttum.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Reklam
Apollinaire'nin bir sözü: "'Garlarda, istasyonlarda garip kişilere rastlanır."' Garlar, peronlar dendiğinde, bazen bende o resim canlanır. Anlatırlardı: Yıllar önce Ankara Garı'nın bir delisi varmış. Bütün gün garda dolaşır, peronda yolcu bekleyenlerin arkasından sessizce yaklaşıp, "Gelmeyecek,"' dermiș. Gelmeyecek! Şu kadarı bile başlı başına bir hikâye. Yazması kıpkısa, kendisi upuzun bir hikâye.
Sayfa 13 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
1K
Necatigil, Hasret konağında ne kadar kalmıştır? Kaç kitaba “kaç şiire mal olmuştur” bu kendisiyle büyülü zamanda, derin içedoğulukta, çetin savaşta? Arada (1958) onun şiirinin Hasret eşiğinden artık emin olduğu, bu burcun sınırlarından içeri daldığı, ilk günden bu yana aradığını bulduğuna kendisini zar zor inandırdığı, kendisi-ne olan özlemini az çok dindirmeye başladığı, “şiirle savaş”tan başka kendisi için daha iyi bir savaşın olmadığına kesin kanaat getirdi-ği ilk kitabıdır. Eski Toprak’ta kendisine ait olduğuna inandığı şiir yolunu genişletmek için “büyülenmiş gibi, kendi kervanın peşin-de” uzun bir yolculuğun başlangıcındadır Arada yapıtında. Ama hâlâ arada, arafta, henüz şiirsel günahlarının tartılmadığı, kendisi-nin de tam olarak arınmadığı bir burçta olduğunun tedirginliğini de taşır. Kervan her an bozulabilir mi? Yunus’un kaygılandığı gibi, bir Mola Kasım gelir, ne bunlar! dermi? Şiir eleştirilerini hoyrat bulan, eleştirmenleri pek de sevmeyen, kendi otodidaktına daha çok güvenen Necatigil, Molla gelmeden kendisi bir eleştirmen olmuş,
Sayfa 45 - Edebi şeyler 2018
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Stalin ve SSCB'nin yok olmasını engelleyen mareşal Zukov hakkında :
Stalin, askeri bir lider olarak Zukov yoldaşin degeriyle cok fazla ilgilenirdi. Sık sık bana Zukov hakkındaki düşüncelerimi sorardi. O zaman ben de "Zukov'u uzun zamandir tanıyorum. İyi bir general ve iyi bir askeri liderdir" derdim. Savaştan sonra Stalin Zukov hakkinda bir yigin saçmalik anlatmaya başladi. Başka birçok şey arasinda şunu da soylüyordu: "Siz Zukov'u övüyorsunuz ama, o bunu haketmiyor. Her operasyondan once Zukov'un şoyle davrandigi soyleniyor: Yerden bir avuç toprak alir, koklar ve 'saldırıya başlayabiliriz' ya da 'planlanan operasyon gerçekleşemez' dermi§". O zaman ben de "Stalin yoldaş, bunu kim icat etti bilmiyorum ama dogru degil" dedim. Mümkundür ki Stalin'in bizzat kendisi Mareşal Zukov'un as­keri yetenek ve rolümü minimize etmek amaciyla bu şeyleri uydurdu.
Uçurtma dermiș ki:"Ah! İpim olmasaydı!.." Kant'ın güvercini daha ileri gitmiș: "Bir de şu hava olmasaydı!.." demiș. Her ikisi de kendilerini gökyüzüne yükselten şeyin bu iple, hava olduğunu unutmuşlar...
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
Reklam