9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 77. kitabı
SAKAR-ALEXANDRE SEURAT,118 sayfa Kitabı elime aldığımda neyle karşılaşacağım,ne okuyacağım hiç bilmiyordum.Arka kapağı okuduğumda tipik bir çocuk kaçırma olayı herhalde dedim.Kitap çok kısa ,2-2,5 saatte okudum ve sonunda ben ne okudum dedim.Uzun süre etkisi altından çıkılamayacak bir kitap ve konusu gerçek bir olaya dayanıyor diye okuyunca daha çok ilgimi çekti.Kitap bitti ama ben hala şokundayım. Yazar Fransa’da yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme almış romanı. 2024 NDS Edebiyat Ödülü’nü "Sakar" adlı romanıyla kazanan yazarın romanı 2019 yılında sinemaya da uyarlanmış.Fransa toplumunda infial yaratan 8 yaşındaki Marina Sabatier'ın kitaptaki adıyla Diana’nın ebeveynleri tarafından sistematik şiddeti sonucunda hayatını kaybetmesine göz yumanların sessizliğini konu alıyor. Yazar Alexandre Seurat ,Sakar adlı romanında, aile kurumuna sorgusuz sualsiz kutsallık affedilmesini, yıkıcı sonuçlarını yalın ve sarsıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. Roman, 2009 yılında Fransa’da 8 yaşındaki Marina Sabatier’ın (Diana) ebeveynleri tarafından sistematik şiddet sonucu hayatına son verilmesini ve okul, devlet ve teyze, büyükanne gibi diğer aile fertlerinin buna sessiz kalmasını ele alıyor. Bu gerçek olay, Fransa kamuoyunda büyük infiale yol açarak, çocuk istismarı ve aile içi şiddet gibi konuların tartışılmasına neden olmuş.Ayrıca bu olayın akabinde Fransa’da çocuk istismarı ve aile içi şiddetle mücadelede daha sıkı yasal düzenlemelerin tartışılmasına da katkıda bulunmuş. Küçük bir kız çocuğu ebeveynleri tarafından sistematik bir şekilde istismara maruz kalırken hiç sesini çıkarmayan, çıkaramayan diğer aile bireylerini, öğretmenleri ve hatta devlet yetkililerini ve onların suçluluk duygusunu okurken bizim ülkemizde de bu tür olaylar yaşanırken toplum nasıl tepki
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
5/10
·1008 syf.··
2022 72. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2022 00:00
Daha önce diğer kutsal kitapları da okumuş biri olarak çok net ifade etmek istiyorum ki içlerinde bana en akla uygun gelmeyen tevrat oldu. Kitabın ilk 400 sayfasını okuduğunuzuz bir kutsal kitap değil de bir roman olduğunu farz ederseniz kitap oldukça içine çekiyor sizi, ama bunun milyonlarca üyesi olan bir dinin ve milyarlarca insan tarafından (hristiyanlar da tevrati yani diğer adıyla eski ahiti kabul eder) ilahi olarak kabul edilen bir kitap olduğu aklıma gelince insanoğlunun zekasını bi kere daha sorguladım. Amacım hiçbir inanci ya da hiç bir dini küçük görmek veya yalanlamak değil, ama kitabın özellikle yaratılış ve mısırdan çıkış bölümlerinde tanrı öyle bir anlatılmış ki, ister istemez tanrı böyle bir varlık olamaz diyorsunuz! Tanrı, ben kıskanç bir tanrıyım dermi hiç ya ?! 3 büyük dine ait kutsal kitapların birincisi tevrat. Ve ben şunu gozlemledim, yazılış tarihleri bakımından sıraya koyarak okursanız bu üç kitabı, incilin tevrattan, kuranin ise incilden daha mantıklı daha akla uygun yazılmış olduğunu görürsünüz. Bunda da bana göre, yazıldiklari dönemler arasındaki uzun yıllar etkili olmuş. Yani şöyle örnek vermek gerekirse 100 yıl önce yazılan bir bilim kitabı ile şimdi yazılan bir bilim kitabı aynı olabilir mi? 1900 yılında yazılan bir bilim kitabını muhtemelen hepimiz gülerek okuruz. Bundan 100 yıl sonra ki bilim kitaplarini düşünemiyorum bile. Din ile bilim in arasındaki en büyük fark da bu, bilim ilerledikçe eski bilgileri yanlisyalan yeni kitaplar cikacak ve hem bilim hem insanlık ilerlemeye devam edecek. Ama ne yazık ki kutsal kitaplar için bu söz konusu değil artık. Yeni bir din ve kitap gelip güncelleme gelmeyeceği için, biz elimizde olan son kitapta yer yer mantığımıza uymayan bölümler okusakta, hikmetinden sual olunmaz diyip, kabullenip yaşamaya
Edebiyat
Tevrat: Tora, Neviim, KetuvimKolektif · Kitabı Mukaddes Yayınları · 20161,175 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Enkaz Altındakiler
10/10
·%68 (322/472 syf.)··
Beğendi
Herkese Selammm.Bugün sizlere ikinci kez okuduğum.Beyza'nın kaleminden çıkmış süper ötesi bir kitabı yorumlayacağım(aslında yorum bile sayılmaz sadece Kumru'nun hikayesine karşı tepki/yorum olabilir).Tabii ki bu kitap Enkaz Altındakiler.Ben bu hayatta çok az bir kitabı 2.kez okurum ve bu kitapta onlardan biri.Beyza'nın kitaplarını yeni okumaya başladım ve okuduğum ilk kitabı.İlk okuduğum zaman daha yayınlanmamıştı ve ben wattpadden okuyordum ve kitabı 6 günde bitirmiştim.İnanılmaz bir kitap.Kitabı okumaya başladığınız anda 5 ana karakterimizin hikayesini de okuyoruz.Bana göre hikayesine en üzüldüğüm,okurken sövdüğüm karakterin hikayesi de Kumru'nun hikayesi tabii ki, bunları spoilerlı yorumda konuşacağım:)) Kitabın sevdiğim bir diğer yanıda kesinlikle kitabı okurken yazarın anlatımıyla,kumrunun anlatımıyla gibi şeylerin kullanılması.Ayrıca sadece biz yerin altındaki olayları okumuyoruz.Yukarıda ne olduğunu da okuyoruz.Ki bence bu çok güzel. !!!SPOİLERLI YORUM!!! Hikayelerden başlayacağım hatta sadece hikaye bile anlatabilirim yoksa kelimeler yetmez, hikayesine üzüldüğüm karakterin hikayesi.Diğer 4 karakterimizi siz okuyun:) Neyse dediğim gibi en çok üzüldüğüm karakter Kumru.Kumru 7 ekim günü (doğum gününün olduğu gün) işten çıkıyor ve eve gidiyor.Eve geldiğinde ise kimsenin olmadığını fark ediyor ve kendine bir sandviç hazırlıyor vs. Daha sonra eve annesi ve babası kavga ederek giriyor.Zaten kumru'nun anne ve babası kumru'nun çocukluğundan beri tartışan/kavga eden çiftlerden ama bu sefer içeri girerken yaptıkları kavga bambaşka bir kavga.Kumru'nun annesi ağlayarak bağırıyor.Kumru'da içeriden kulak misafiri olup bağırışmaları dinliyor ve biz aslında kumru'nun babası annesini aldattığını
Kitap Yorumu
Enkaz AltındakilerBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20227,5bin okunma
Puan vermedi
Şimdiiii Bu kitab için inceleme yapmaya çalışıyordum bir türlü olmuyordu dedim''Niye olmuyor acaba sorun ne,nerede yalnış var?'' derken bu incelemeyi aslında başlık kısmına yazdığım için olduğunu öğrendim.....(Karga sesleri*) Biliyorum fazla ileri zekalıyım neyse.. Kitap aşırrı heyecanlı kaç kez okudum anlatamam.Sürükleyici,tatlı ve sahraca.. Bu incelemeyi hep yapmak istemiştim o yüzden canım kitabım 'Ayçöreği' hakkında biraz spoiler vereyim..(Bilgi işte:) 1.kısım Ahmet (Salak jojuğumuz) sahraya aşıkmış sahra da aşıktır.Ama birbirlerinden bihaberlerdir. Bu aşk işi ise yıllar önce(bunlar velet iken) onun camına taş atarak uyandırır ve odan bir ayçöreği ister.Tabii Ahmet buna hayır dermi(Neden desin güzel kızı bulmuş şimdiden çapkın) Never! bu yüzden Sahraya her Allahın gününde ayçöreği almaya gider.. bu elindeki ayçöreğini yerken 'ben senlen evlencem' der.Ahmet bunun imkansız olduğunu açıklasada inat etmiştir artık sahra bıramaz işin peşini ve sonra bunlar büyür ahmet in yanında (Esmermiydi sarı mıydı bilinmez ancak yellozun tekiydi benim için) yelloz yasmin(Yasemin) ile sevgili olduklarını ortaya atmıl mahallelilinin biri.Ve (Sanırım avukattı kendisi) huhuk okuyan ahmeti kim görse yakıştırırlarmış.Sahra buna dayanamamamış ancak gidecek yeride yok.. ahmetin kardeşi sahranın en yakın arkadaşı ve onu en çok bekleten kişidir. Bunlar bahçede otururken abisi (Evet ahmet in yanına abi demesi gerekir çünki büyüktür 1 yaş ve onun sevgilisi vardır) çörek mörek almayı unutur ona doğumgünü için kolye alır bu sonra ama bunlar otururken bir zarf gelir mutlu kelebek adında birirnden içini açıp okuduğunda nedendir bilinmesz içini sinir kaplarken ellerini kalemiyle kağıda bir şeyler yazarken bulur.neden yaptığını bilmesede o mektublar
AyçöreğiZeynep Sahra · Ren Kitap · 202011,4bin okunma