Bir insanın gelişmişliğini ve olgunluğunu şimdi ve burada, etki alanı içerisindeki eylemleri yapma hususunda ne kadar bilinçli ve istikrarlı bir şekilde sorumluluk duyduğu gösterir.
Geçmiş hiçbir zaman olduğu yerde durup yeniden keşfedilmeyi, aynıyla, olduğu gibi tanımayı beklemez. Tarih her zaman belli bir şimdi'yle onun geçmişi arasındaki ilişkiyi kurar.
Tanpınar'dan Huzur... Bir modernleşme tasavvuru.
Huzur, 2. Cihan harbine doğru giderken değişen dünyada daha da hızlı değişmiş olan bir ülkenin eski başkentinde burjuvazi bir hayat süren karakterlerimiz üzerinden ferdin hayatını, cemiyetin içindeki konumunu, bu değişimlerin her ikisi üzerindeki etkilerini de ele alarak bize felsefi-sosyolojik bir başyapıt sunuyor desem eminim az şey söylemiş olurum. Kullandığı üslup ile birlikte farklı dillerden gelen müthiş kelime dağarcığı dahi bize olduğumuz yeri hatırlatıyor. Bir imparatorluğun bakiyesi, doğu-batı ikileminde her ikisinden de beslenen ve kabuk degistirirken özünü arayan bir yolculuk bu. Bu arayış tüm toplumda tabii ki homojen değil ve taşra-şehir, münevver-halk gibi alt kırılımlara da sahip. Dedim ya ferdin meselesini onun iç dünyasından anlatması bir nevi psikanaliz, ferdi cemiyet içinde tahlili sosyoloji. İnsana dokunan birçok yönü içeriyor eser. Bu eseri okumakla dönemin gerilimlerini anlarken "biz" denilenin kim olduğunu, bir özümüz olup olmadığını, saat çalışırken o saati tamir etmenin güçlüğünü ve hepimizin aradığı o huzuru, belki hakikati, insanın benliğini ve o benlikten sıyrılarak hakikati düşünebilmeyi tecrübe edeceksiniz. Bir kitaptan çok daha fazlası. Türk romanının şaheserlerinden biri. Şiddetle tavsiye olunur.