Yaşamak
Puan vermedi·210 syf.··
2026 7. kitabı
"Bu kitaba başlarken Fugui’ye o kadar sinir oldum ki... Karısına davranışları, kumarbazlığı, her şeyini kaybedişi... Kumar bittiğinde içimden 'İyi oldu' bile dedim. Askere gitti, orada acılar çekti ama hiç üzülmedim. Hele parası yok diye gidip kızını satmaya kalktığında adama dair tüm empatim bitti. Karısının o bir kez bile sitem etmeyen, isyan etmeyen hali bana çok gerçek dışı geldi. Asıl öfkem küçük oğluna olan sevgisizliğindeydi. Belki o dönem için, o coğrafya için bu yaşananlar normal görülebilir; ama ben o çocuğun babasından nasıl korktuğunu gördüm. Adamın zenginken, paralıyken karısına nasıl davrandığını da gördüm. Herkes bu kitabı farklı anlayabilir, 'mücadele dolu bir hayat' diyebilir. Evet, bir mücadele var ama eğer bu adam en başında karısını tokatlamasaydı, hovardalık yapıp insanları küçümsemeseydi onun o mücadelesinin önünde saygıyla dururdum. Yani sorun yokluk ya da dönem değildi, sorun tamamen adamın kendisiydi. Adamda sevgi ve çaba yoktu. Oğlu öldüğünde adama ilk kez üzüldüm; evet hatalıydı ama bedeli bu kadar ağır olmamalıydı. Ama en çok o çocuğa yandı içim. Keşke gitmeden önce biraz sevgi görseydi. Ölümün ne zaman geleceği belli değil, çocuk kalbi kırık gitti. Sonra kızlarını evlendirirken 'Kusuru var, topal da olsa alan çıksın' mantığıyla bakmaları beni deli etti. Kız açlıktan ölse bu bakış kadar acı çekmezdi. Fugui milleti cahil görüyordu ama asıl cahil kendisiydi. Hayatındaki herkesin ölümüne çaresizce şahit oldu. Bence ona verilen ceza buydu: Zamanında o kadar kalbi incitti, insanları sevgisiz bıraktı ki, gidenlerin yokluğu onun en büyük hapishanesi oldu. Kitabın adı Yaşamak ama içi yaşanmamışlıklarla dolu. Hani bir dert geldi mi üst üste gelir ya, tam öyle bir kitap!
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi
Filistin birçoğumuzun içinde bir dert olsa da tam anlamıyla bir empati asla yapamayız. fakat bu kitapta oradaki insanların hikayesini birinci ağızdan okumak tuhaf bir etki bırakıyor. Haritadan gördüğümüz filistin'i değil de sokaklarında gezdiğiniz bir filistin sizi karşılıyor. Ramallah'ı Kudüs'ü adeta dolaşıyorsunuz.
Toprağımızın KokusuKenize Mourad · Everest Yayınları · 2018504 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·200 syf.··
2026 4. kitabı
SON NEFES ​" Son Nefes" Havaya Karışmadan'ı bitireli birkaç dakika oldu ve masada öylece durmakta... Hala o bana ben ona bakışıyoruz. Hadi gelin biraz detaya inelim... ​Paul Kalanithi gencecik bir beyin cerrahı; kariyeri, idealleri, geleceğe dair tüm planları tıkırındayken hayatın bir anda nasıl değişebileceğini kendi bedeninde tecrübe etmekte. Dördüncü evre kanser teşhisi konduğu an, 'doktor' kimliğinden çıkıp 'hasta' rolüne bürünmenin o sarsıcı ağırlığını o kadar dürüst anlatmış ki... Okurken insanı sürekli 'benim yerimde o olsa ne yapardım?' sorusuyla yüzleştirmekte. Ölüm kapıya dayandığında aslında hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bizim de boş yere neleri dert edindiğimizi o kadar net vurmakta ki yüze... ​Kitapta öyle süslü, ağdalı cümleler aramayın; sadece bir insanın son nefesine kadar kendi gerçeğini arayışının, yaşama tutunma çabasının çıplak hali var. İnsanın içine oturan, sarsan ama aynı zamanda çok şey öğreten bir veda mektubu gibi adeta. Okuma bitimi içimde garip bir his uyandı. öylece kalakaldım. Okuyan varsa dertleşelim, çünkü bu hissi tek başına taşımak zor gelmekte en azından bana ağır geldi. En sevdiklerim hayattan yok olunca bu duygu BOŞLUK.... hep içimde öylece kalıp hiçbir şey yazmadan geçmek isterdim... bu hissi yok saymak gibi... Okuyun derim... YARINLAR ÇOK ACIMASIZ ÇÜNKÜ... HOŞ BU GÜNLER DE BİR YARINDI VE SEVDİĞİM İNSANLARIN HİÇ BİRİ YOK ZAMANI VE ANI MUCİZE BİLİN SEVDİKLERİNİZE SAHİP ÇIKIN KİTAPLA VE SANATLA KALIN ​
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,647 okunma
9/10
·112 syf.··
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2025 00:00
Edebiyat tarihinin açık ara en "gamsız", en "dünya yansa umrunda olmaz" başkarakterine sahip kitabıdır. Kitabın varoluşçu felsefesini tek bir cümleye sığdırmak gerekirse o da şudur: "Evrenin umurunda değiliz, e o zaman benim de evren umurumda değil; o halde hayde gidip bir kahve içelim." Kitap insanın kanını donduran bana da daha ilk satırlarından "bu ne gevşeklik bre ehli deve" dedirten o meşhur cümlesiyle başlar: "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." Normal bir insan böyle bir durumda ne yapar? Ağlar, yas tutar, taziyeleri kabul eder. Bizim Meursault ne yapıyor? Cenazede kahve içiyor, ertesi gün kız arkadaşı Marie ile denize girip, üstüne bir de komedi filmi izlemeye gidiyor. Suç ve Ceza'daki Raskolnikov işlediği suçun ağırlığıyla vicdan azabından yataklara düşüp hummalar içinde kıvranırken, Meursault annesinin cenazesinde sadece "Güneş de ne yakıyor arkadaş" diye terlemeyi dert edinir. Gelelim o meşhur plaj sahnesine. Olaylar gelişir, kumsalda tekin olmayan bir karşılaşma yaşanır ve Meursault cebindeki tabancayla bir adamı vurur. Neden mi? Nefret ettiği için mi? Derin bir felsefi hesaplaşma veya kan davası yüzünden mi? Hayır. Ter damlası gözüne aktığı ve güneş gözünü aldığı için.Kitabın ikinci yarısı tam bir hukuk komedisidir. Meursault cinayetten yargılanmaktadır ama mahkemede kimsenin cinayeti falan konuştuğu yoktur. Savcı: "Sayın jüri, bu adam bir canavar! Neden mi? Adam vurduğu için değil, annesinin cenazesinde sütlü kahve içip ağlamadığı için!" Meursault'un iç sesi: "Acaba mahkeme ne zaman biter, öğle yemeğinde ne yesem... Marie de bugün ne güzel giyinmiş." Meursault, kendi idam davasında bile o kadar sıkılır ki, sanki zorlu bir final haftasında çok çalışıp tüm ezberini unutmuş bir öğrencinin boş sınav kağıdına bakması gibi (yaşayan bilir), kendi
İnceleme
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Virginia Woolf en sevdiğim kadın yazarlardan biridir. Kendine Ait Bir Oda ve Orlando eserlerinden sonra okuduğum bu kitap, yazarın edebiyat eleştirileri, denemeleri ve anı yazılarından oluşan özel bir seçki olmuş. Bu eserinde geçtiğimiz yüzyılın başında bir kadın olarak yazar olmanın ve edebi dünyada varlığını kanıtlamanın getirdiği zorlukları derinlemesine ele almış. Kitap, edebi hazlar ve dönemin yazarlarına dair düşüncelerin yanı sıra, bugün bile güncelliğini koruyan temsilde cinsiyet eşitsizliği ve edebi cinsiyetçilik konularına odaklanıyor. Yazarın zeki, samimi ve yalın diliyle şekillenen bu denemeler, kadınların yazma özgürlüğü önündeki engelleri sorgularken edebiyat dünyasına feminist ve aydınlık bir pencereden bakmayı sürdürüyor. Peki bu kitabı kimler okumalı? Başta Virginia Woolf’un edebi dehasına ve feminist duruşuna hayran olanlar olmak üzere; edebiyat tarihinde kadının sesini, yazma özgürlüğünü ve temsilde adaleti dert edinen herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eser. Kadınların kalemi eline aldığında karşılaştığı görünmez duvarları anlamak ve Woolf’un o aydınlık penceresinden bakmak isteyen tüm okurlara bu ilham verici yolculuğu kesinlikle tavsiye ederim.
Yazınsal UstalıkVirginia Woolf · Kanon Kitap · 2024101 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 433. kitabı
Elif Gibi Sevmek, Türk şair ve yazar Hikmet Anıl Öztekin’in kaleme aldığı, yayımlandığı dönemde özellikle sosyal medyada büyük bir yankı uyandırarak geniş kitlelere ulaşan, tasavvufi ve romantik temalı şiirsel bir deneme kitabıdır. Eser, aşkı sadece dünyevi bir duygu olarak değil, ilahi aşka giden bir basamak ve edebi bir duruş olarak ele alır. Kitabın isminde geçen Elif harfi, İslam terminolojisinde ve tasavvufta hem alfabenin ilk harfi olması hem de dik duruşu sebebiyle doğruluğu, dürüstlüğü ve Allah’ın birliğini (Vahdet) simgeler. Hikmet Anıl Öztekin de bu eserinde, sevmeyi "Elif" gibi dosdoğru, eğilip bükülmeden, hesapsız ve sadakatle yaşamak olarak tanımlar. Kitap boyunca yer alan kısa denemeler ve şiirsel metinler; ayrılık, özlem, sabır ve tevekkül kavramları etrafında şekillenir. Yazar, yaşanan kalp kırıklıklarını ve aşk acılarını, insanı olgunlaştıran ve yaratıcıya yakınlaştıran manevi birer imtihan olarak yorumlar. Eserin dili oldukça yalın, akıcı ve okuyucunun kalbine doğrudan dokunmayı hedefleyen, aforizmalarla süslü bir yapıya sahiptir. Ağdalı bir edebiyat yerine, modern insanın yalnızlığına ve sevgi arayışına tasavvufun pencerelerinden naif, mistik cevaplar üretmeye çalışır. Elif Gibi Sevmek; aşkın hüzünlü ve sabır gerektiren yönünü manevi bir derinlikle hissetmek, edebiyatın dingin ve dert ortaklığı yapan tarzıyla buluşmak isteyen okurlar için popüler, samimi ve kendi döneminde iz bırakmış bir duygusal başucu kitabıdır.
Elif Gibi Sevmek 1Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201715,2bin okunma