Kitabın başında devlet için büyük bir sorun haline gelmiş bir olayın sonunun böyle bitmesi olayların birbirine bu kadar iyi bağlanması ve gerek mitolojik unsurlar gerekse ölümün konuşmaları ve yaptıkları beni baştan sona etkiledi. Okumak isteyenlere tavsiye edeceğim bir roman.
Günümüzde de hala var olan bir olay olan ırkçılığın küçük bir çocuğun dilinden anlatılması, çok etkileyiciydi. Aslında nefret etmeyi bilmeyen kendi dünyasında kurduğu hayallerle, yaşayan bu dünyaya sevgiyi bilerek gelen ve yetişkin insanların belki de bu derece insan ayrımı yapmasa ve çocuklara bu tür ayrımları öğretmese, belki de dünya daha adaletli bir yer olurdu. Yapılan her kötü şeyin ve işlenen her suçun, masum veya suçlu bakılmaksızın tek bir ırka yüklenmesi insanları siyahî ve beyaz olarak ayırmalarından kaynaklı. Oysa bence kim olursa olsun insanın kendini bu kadar büyük görmemesi lazım. Kapitalizmin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve insanlara mutsuzluk ve gözyaşlarından başka bir şey getirmemiş. Olduğu her yerde insanların amansız bir savaşın içine sokan bu sistem sırf birilerinin işine yarıyor diye onlarca insanın haksızlığa uğraması ve aşağılanması ise insanlığın farkında olmasına rağmen düşünce yapısını değiştirmemesinden kaynaklı oysa insanların her şeyi birdir. Sadece iyi ve kötü insan vardır. Bunu insanların anlaması şuan mümkün görünmüyor.
"...Kötülüğün hükümdar olduğu en umutsuz zamanlarda bile insanın ortadan kaldırılamayan bir güzellik yaratma dürtüsü var. İnsanın 'ilginç' olanı yaratma becerisi var. Kuşların kanatları, kurtların dişleri, bukalemunların renk değiştirme becerisi var ve bizim ise hayal gücümüz; bu, bizim boş zamanlarda yaptığımız bir hoşluk değil. 'Hayal kurmak insanoğlunun tarihinin ilk gününden itibaren hayatta kalmak için geliştirdiği bir beceri.' Toplama kampında bir lahanayı çiçek yapmak ve karşılığında o lahanayı bir çiçek olarak görebilmek insan türünün yaptığı bunca ahmaklığa rağmen sürebilmesinin esas sebebi, iyiliğin olduğuna inanmak ve lahanayı bir aşk süsüne çevirebilecek hayal etme becerini korumak.
Kitapta da küçük bir çocuğun hayal gücüyle büyüklerin dünyası anlatılmış, yetişkinler hiç sorun olmayacak şeyleri sorun yapmaları, her şeye sahip olma eğilimleri ile başa çıkamamaları ve kendilerine hükmedebilip bulundukları dünyanın dışını hayal edemeyen varlıklar olarak tanımlamış, kısacası her insanın içinde bir çocuk vardır ve o hayal etmeyi hiç bırakmaz ama insanlar dünyanın işleyişine kendilerini o kadar kaptırmışlar ki çevredeki güzellikleri ve farklılıkları onları kendilerinin özel kılabileceğini unutmuşlar. Oysa insanı ayakta tutan hayalleridir. Kitapta bu o kadar guzel anlatılıyor ki bu kitabı tekrar tekrar hiç sıkılmadan okuyabilirim. Ve ne kadar çocuk kitabı gibi görünsede bence herkesin okuması gereken bir kitap..:)"
Çok güzel ve sürükleyici bir roman. Kitap 3 kişiyi anlatsada Rachel daha ağırlıklıydı. Kitabın sonuna kadar katilin kim olduğunu tahmin edemiyor insan. Tavsiye etmek isteyeceğim kitaplardan biri.
Bu kitabı sadece boş zamanımı doldurmak için okurdum.Bana bir şey kattığını söyleyemem.Hani bir şeye başlayınca sonunun nasıl biteceği bilinen kitaplar vardır ya,bu kitapta benim için öyleydi.Açıkcası kitabı sevdiğimi söyleyemem.