Halk sevginin veya alakanın objesini ortadan kaldırmakla meseleyi kestirme halledeceğini sanır ve sevdiğini öldürür. Biz meselenin dışarıda değil içeride halledilebileceğini daha çok anlarız. Çünkü dâva yalnız sevgili ile kendimiz arasında değil, hatta senin meselende olduğu gibi hiç değil, asıl dava kendimizle kendimiz arasındadır. Sevgiliyi dışarda oldürmek neye yarar? İçimizde yaşadığı müddetçe , biz sadece bir şeklin katili olmakla kalırız. Onu içimizde öldürebilmeliyiz. Unutmak budur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zengin bir hayal içinde meçhul, daima mâlumun en korkunç rakibidir. Ben mâlumum. Yani sayısız imkanlar arasında gerçekleşmiş ve donmuş bir imkanım. Ben bir şeyim, meçhul her şeydir. Fakat unutma ki ben varım; meçhul yoktur.O, sadece olabilir, fakat olmayabilir de. Ben bir realiteyim, o bir imkandır. Bu farkı anlamayan bir aşka sen beni inandıramazsın.
Aşka ait her mesele yalnız onunla, onun içinde hallolunur. Aşk kendisine dışarıda ne hedef, ne vasıta arar. Dışarıdan himayeye de ihtiyacı yoktur. Bir sömürge değil, muazzam bir imparatorluktur o.
Bahtiyar olmak için bedbaht olmaya ihtiyacı var. Her insan böyledir. Fakat Mefharet gibi galeyanlı tiplerde bu daha açıktır. "Başının belasını arıyor." der halk. Her insan arar bunu. Farkında değildir. Sanatkârlar hissederler. Fuzuli'yi hatırlayın. "Yani ki çok belalara kıl müptela beni." Hamid de Makber'in ön sözünde "Kederimin artması için sevinmek isterim." der. Aynı şeydir: Sevincinin artması için kedere ihtiyacı var demektir.
Eski dünya ilminin en büyük hatalarından biri de , ihtisas bölümlerine ayrılan ilimlerin "bütün"ü gözden kaçırdıkları için hiçbir hadiseyi esaslı ve doğru izah edemediklerini anlamamış olmalarıydı. Simeranya ilminde "fizik hadise", "biyolojik hadise", "sosyal hadise" diye birbirinden ayrı vakıa serileri yoktur. Bu hadiseler "bütün"ün ışığı altında incelenir. Bir şeyin içinde her şey mevcut olduğu için bir mesele bir meseleyi bünyesinde taşır.