Bu kitabı ikinci kez okuyorum. Ve sanırım ilk okuduğum zamandan çok daha derin bir tesir uyandırdı bende. Burda yazar bir gürgen dalından okura sesleniyor ve çok ilginç bir serüven çıkıyor karşımıza. Herkes ile empati yapmayı denemiş olabiliriz ama bir gürgenle bir köknarla empati kurulabileceğini hiç düşünememiştim. Onların dili olmak sözü olmak çok güzel bir deneyim. Hikayenin sonunu hiç o şekilde beklemiyordum ve üzüldüm baya. Şimdiden okuyacaklara iyi okumalar.
Yaşamı boyunca böyle ruhsuz sözle işittiğini hatırlamıyor. O gün bugün güzellikleri tanımlamada daha dikkatli, daha cimri davranıyor. Bu konularda az konuşuyor; seçtiği kelimelere dikkat ediyor.
Mirim bildiğin gibi güzelliğin ölçüsü yoktur. Kişilere göre değişir. Güzelliğini tasvir de o kadar kolay değil. Çoğu zaman yerinde de değil. Sözcüklerle anlatılmaz. Hatırlar mısın bilmem İstanbul da bu konuda çok konuşuyorduk. Sen de bilirsin bu konuyla ilgili Homeros güzel örnekler verir. Bir yerde üç güzel insan için şunları söylüyor. Nireus güzeldi, Akhileus daha güzeldi, Helena görülmemiş bir güzelliğe sahipti. Anlıyor musun mirim ?Güzel ,daha güzel ve görülmemiş güzel. Nişanlımda bazen güzel ,bazen daha güzel, bazende görülmemiş bir güzeldir.