“Merlin’in sakalı,” dedi Amos Diggory, gözleri faltaşı gibi açılarak. “Harry mi? Harry Potter mı?”
“Ee- evet,” dedi Harry.
Harry tanıştığı insanların ona merakla bakmalarına alışkındı, gözlerinin hemen alnındaki şimşek biçimindeki yaraya kaymasına da alışkındı, ama yine de her seferinde rahatsız oluyordu.
“Ced senden bahsetti tabii,” dedi Amos Diggory. “Geçen sene sana karşı oynadığını anlattı… Ona söyledim, dedim ki- Ced bu torunlarına anlatacağın bir şey… Harry Potter’ı yendin!”
Hagrid bir an suskun kaldı, gözlerini çayına dikti. Sonra alçak sesle, “Şahgaga’yı bıraksam gitse dedim…” dedi. “Uçsun gitsin diye uğraştım… Ama bir Hipogrif’e saklanması gerektiğini nasıl anlatırsın? Hem ben - ben yasaya karşı gelmeye korkuyorum…” Onlara baktı, yine yüzünden aşağı yaşlar süzüldü. “Bir daha Azkaban’a gitmek istemiyorum, asla.”