Kimsenin B'ölmesine Gerek Yok
-1-
Uykudan hemen önce gözlerime inen son bulanıklıkta, şaraba ve yorgunluğa rağmen söyleyemediğim ve bu yüzden ıskartaya çıkan hoşçakal’a ait o kısacık anda;
gözlerimi kapamaya ramak kala kirpiklerimin oluşturduğu ağa gözlerimin önünden hızla geçip giden renk uzayından birkaç ara renk takılıyor.
Alıp paydasına koyuyorum söylenmemiş hoşça kal’ın.
Çünkü, söylenememiş bir hoşçakal sadece renklere bölünüyor..
-2-
Duvarlar, dudakları ıslak fahişeler.
Ne öpülmeye, ne de sessizliğe doyuyorlar.
(Ama)
Şiir yazmak neden ?
Hızla yol alan kalabalık bir otobüste pencereden dışarıyı izlerken yakalayabildiği kısmi görüntüleri gözlerini kapatıp birleştirmeye çalışan tümsel bir yalnızlık benimkisi.
Etek giyen bir simitçi, vitrin camında dev puntalarla “etiketin yarısı” yazan bir tekel bayii, on cm topuklu çizme giymiş yaşlı bir kadın, üzerinde kestane pişirilen bir dondurma dolabı, içinde atm olan bir otobüs durağı..
-4-
“Yine mi güzeliz, yine mi çiçek”
Minik bir itelemeyle açabiliyorsun kapısını balkonun, kilidi zaten bozuk.
Ayakların çıplakmış, yok terlik giyiyormuşsun filan farketmiyor beton için.
Kaç sigara içtiğin umurunda değil karşı pencereden seni izleyen hiç kim senin.
Ayağının birini yavaşça kaldırıp atıyorsun balkon demirlerinin öte tarafına, artık yarın senden daha büyük bir boşlukta.
Ağırlığını ellerine vererek diğer ayağınıda atıyorsun öte tarafa, bir az önce balkon demirine oturan 75 kg lık et yığınının nefes alabilen, yek pare halinin az öncesindesin.
Minik bir itelemeyle bırakabiliyorsun kendini boşluğa, düşmeden önce kalbinin durması umuduyla..
“Kur masayı Madam Despina”
-5-
Hayat, güler yüzlü seri katil;
her yaşamak yavaş yavaş ölmek
Kızıl-Deniz #DnzBzn
Ben , senden sana saklanan alçak
Saçlarına mahkum ıssız ve kaçak
Gözünden göğsüme saplanan bıçak
Akrebin önünü tıkar Despina
Bir mektup yaz bana , ”kün” (1) ederinden
İnsan kaçmak ister hep kaderinden
Elim tutmadıkça o ellerinden
İnsan Tanrı’dan da , bıkar Despina.
Önümde sokaklar elde sigara
İnceden bir yağmur, anla Despina.
Gecenin koynunda kabuksuz yara
Kanayıp da durur, anla Despina
Şiirle tutuşup, meşum kavgaya
Diz çöktürdün bana, gökteki aya
İblisi kovdurup atan dünyaya
Nefsindeki gurur, anla Despina.
Şimdiden geçmişe bir yol gider mi?
Yüzyıllar buluşup, bir an eder mi?
Tetiğe dokunup sıktığın mermi
Kendini de vurur, anla Despina.
Bahçeye diktiğim birkaç karanfil
Sensiz boynu bükük, çaresiz sefil
Yalnızca ağaçlar, çiçekler değil
İnsanlar da kurur, anla Despina.