"Geçmiş, peşimizi bırakmaz. Önemli olan, onunla yaşamayı öğrenmektir." diyerek Fresko Apartmanı ile uzun sürecek bir yolculuğa çıkmıştık.
Fresko Apartmanında apartman sakinleri Kirkor, Eleni. Ani, Nadia, Rüya, Bora, Ali Turhan, İsmail ve İtalya'dan geçmişinin izini sürmeye ve babannesi Matilda'nın hikayesini öğrenmeye gelen Defneyle tanışmıştık. Kitapta her bir karakterin ayrı ayrı hikayeleri vardı var olmasına ama tüm bu hikayelerin temelinde Fresko Apatmanı'nın ve Kirkor'un o zamana kadar gün yüzüne çıkmamış hikayesi gizliydi.
Ardından Sarkaç geldi. Fresko Apartmanı'nının Elenisi Sarkaç'ın öne çıkan karakteri olarak çıktı karşımıza.
Ahhh Elenimu... Ne acılar çektirmişler size, bize, hepimize.
Sarkaç'ta özellikle 1940-1954 yılları arasında İstanbul’da Rum, Ermeni ve Yahudi toplumunun yaşadıklarını, acılarla dolu hikayelerini okuduk. Başak Baysallı Fresko Apartmanı'ndan tanığımız karakterlerin gençlik yıllarına götürdü bizi, o zaman yaşananlara tanık etti. Kimisi sevip kavuştu, kimi sevip ayrılmak zorunda kaldı, kimi yıllarca sevdiğini bekledi, kimiyse aşkını yıllarca yüreğine gömdü ama aralarındaki o sıkı bağ hiçbir zaman kopmadı.
Ve son noktayı Başka Zamanların Adımları ile koydu Başak Baysallı.
"Passi d'altri tempi"
"Kirkor'un sonsuz aşkı... Avram'ın çektiği amansız acı... Despina ve Nedim'in hazin sonu... Eleni ve İzak... Kırık dökük aşkların hikâyesini mi devralıyordu Defne; yoksa yeni, yepyeni bir hikâyeye mi adım atıyordu?"
1940'lardan 2020'lere uzanan yarım kalan tüm hikayeler tamamlandı. İstanbul, Napoli, Kudüs hattında, eski tanıdıklarımız, yeni tanıştıklarımız, kayıplar, bir araya gelenler, eski hesapları kapatıp yoluna devam edenler, gidenler, yeni bir hayata yelken açanlar kısacası acısı tatlısı tüm yaşanmışlıklarıyla Kuzguncuk'ta Fresko