may

may
@desvuzai
journey to the shore. she/they
8/10
·64 syf.··
2022 14. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2022 15:26
Kitabın çok sevdiğim iki yanı oldu. İlki uzun betimlemelerle sıkmadan başlamasıydı, ikincisi ise karakterle oldukça benzer yanlarımız olmasıydı. Örnek vermem gerekirse: gözlük kullanmaktan ikimizinde nefret etmesi fakat bazen iyi yönlerini görmemiz, konuşurken birden gözümüzün dalması fakat ağzımızın hâlâ hareket etmeye devam etmesi, kitaplar hakkındaki düşüncelerimiz, yaşamımızın her anında kendimizi iyi bir kız olmaya zorlamamız, annemizle aramızda olan ilişkimiz, bencillik seviyemiz… gibi bir sürü daha sayamayacağım benzerlikler vardı. Okumaya daha başlar başlamaz “kendimi okuyorum sanki” diye düşündüm. Karakterin kendinde farkına vardığı şeyleri okuyunca aslında benimde ne kadar eksik, kusurlu yönlerim varmış diye aydınlanma yaşadım. Ayrıca bahsetmek istediğim son şey; karakterin “baba” diye serzenişte bulunduğu kısımda uzun zamandır konuşmadığım babam beni arıyordu. Benim için nasıl bir şok olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur. Yalnız olanlara;
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Reklam
5/10
·168 syf.··
2022 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 20:04
Bitireli birkaç saat olan bu kitabı nedensiz bir şekilde hemen yorumlamak istedim. Oldukça akıcı ve anlaşılması kolay bir kitaptı benim için. Tek oturuşta bitirilebilirdi fakat, talihsiz bir hastalığa yakalandığım için okumam aksadı. Kitapta çok fazla boş sayfa olması beni okurken fazlasıyla rahatsız etti. Murakami’nin ilk kitabı olması vesilesiyle oldukça acemilik barındırıyordu. Murakami’yle tanışma kitabımın İmkansızın Şarkısı olması nedeniyle katledilmiş o yolu çok iyi anlayabildim. Çoğu kişinin de üzerinde durduğu gibi sunuş kısmı dikkat çekiciydi. Bi’ anlık gelen “roman yazabilirim” düşüncesiyle şuanki vaziyetine gelmesi hayret vericiydi. En ilgimi çeken ise; ingilizce yazıp japoncaya aktarmasıydı. Murakami okurken hep o sakinliği ve şatafatsız yalın dili hissediyordum, sebebini öğrenmiş oldum. Murakami’de sevdiğim bi’ başka şey ise; kitaplarında gerek şarkı gerek kitap gerek film önerileri barındırması. Kitabı daha da ilgi çekici bir hale getiriyor benim için. Anlık karar veren şanslı insanlara,
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20207,4bin okunma
7/10
·416 syf.··
2022 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2022 14:04
Kitabı alış hikayemi hatırlıyorum; sıkıntılı bir dönem ve okunmayı bekleyen dolu kitabım var. Kitap almak amacıyla değil de, onları koklamak için giriyorum dükkana. En öne serilmiş, yanında başka kitaplarda var ama bir tek o benim ilgimi çekiyor. Arka taraflara bakmaya gidiyorum, aklımı kurcalıyor. İçimde nedensiz bir merak uyandırıyor daha ilk görüşte. Kendimi karşıma almama sebep oluyor. Geri dönüp, konusunu dahi okumadan satın alıyorum kitabı ve dükkandan çıkıyorum. Hem sinirli hem de sakin hissediyorum. Daha ilk andan beri beni içine hapsetmiş bir kitap. Bi’ ara başlamaya çalışmıştım ama daha ilk sayfadan tek oturuşta bitemeyeceğini anlamıştım. Bırakmıştım tam o an, sakin ve yavaş bir hayat akışını yakaladığımda okumak üzere. Aradan üç-dört ay sonra tekrar başladım. Konusuna dair hiçbir fikrim yoktu, sadece okuyordum. İlk yüz sayfa çok güzel aktı fakat, ilerledikçe sayfalar uzuyordu. Okudukça kendimi öyle yorgun öyle üzgün hissediyordum ki. Oysaki tatildeydim! Kitabı elime almamak için bahaneler uydurmaya başladığımı hissettim bi’ noktada. Bu fazla geldi, kitaba haksızlık yaptığımı düşündüm ve sorunu kendimde aramaya başladım. Sayfalar ilerliyordu, ben yoruluyordum. Özellikle son yüz sayfa benim için katlanılmazdı. Okuyordum, anlamıyordum; tekrar okuyordum, unutuyordum. Aklımı dolduruyordu kitap, bir yeri okuduktan sonra üzerine bi’ müddet düşünmem gerekiyordu. Devam edemiyordum, zihnim yeni kelimeleri algılayamıyordu. Kabus gibiydi. Sonunda bitirdim ve, hiçbir şey hissetmedim. Ne bi’ kitap bitirmenin mutluluğu ne de başka bir şey. Sadece bitmişti, sadece. Yorum olaraksa; ağır bir kitap, bunun sebebiyetiyle de belli bir yaş sınırı olmalı görüşüme göre. Yetişkin birinin sakin kafayla okuması gerektiğini düşünüyorum. Küçük yaştaki kişilerin kitabı tam
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,181 okunma
8/10
·188 syf.··
2022 6. kitabı
Açıkçası nasıl başlayacağımı bilmiyorum, tek bildiğim bu kitabı yorumlamak istediğim. Malesef incelemem taze olamayacak, kitabı okuyalı neredeyse bir hafta oldu. Kitabı bitirdikten sonra hemen yorumunu yapmam benim için bir imkansız. Uzunca bir süre düşündüm, düşünülmesi gereken bir kitap, bilgisayarımın başına oturup şu satırları yazabilmek o kadar zor geldi ki bana. Kitabı bitirdikten sonra ilk yaptığım incelemelerini okumak oldu. Muhtemelen sonu yüzünden böyle bir girişimde bulundum. İncelemeleri okurken gördüm ki; kitabı sevmeyen ve Murakami'ye nefret yağdıran insanlar vardı. Daha önce de Murakami okuyan birisi olarak hiçbir kitabının incelemelerini okumamıştım, dolayısıyla okuyan herkesin sevdiği pembe hayal dünyamda yaşıyordum. Yorumlar gerçekten beni şaşırttı, sadece bir kitabını okuyup böyle nefret içeren kırıcı yorumlar okumak ne kadar cahil insanlar olduğunu bir kez daha hatırlattı adeta. Evet bu bir kitap incelemesi fakat bazı konular hakkında, Murakami ve onun kitapları, konuşmakta isterim. Yazarın çoğu kitabında olduğu gibi, hepsi diyemiyorum çünkü henüz hepsini okuma fırsatım olmadı, bu kitapta bir bilinmezlikle bitiyor. İlk defa bu tarz kitap okuyan okurlar için adeta bir hayal kırıklığı olmalı, anlayabiliyorum. Ancak sizce de işin önemli kısmı o bilinmezlik değil miydi? Eğer kitapta her şeyi öğrenseydik, evet belki bu bazıları için tatmin olma malzemesi olacaktı. Fakat asıl Murakami okurlarının böyle bir sonu kabulleneceğini düşünmüyorum, kendimi farz alarak konuşursam; ben etmezdim. Öyle bir sonun beni tatmin etme imkanı bile yok. Ben buna kitabı bitirmek için yazmak derim. Bu yüzden Murakami sevdiğim yazarlar arasında; düşünmemizi ve nasıl bir son istiyorsak öyle bitirmemizi istiyor. Bundan daha güzel şey olabilir mi? Şimamoto'nun nasıl bir hayat
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,4bin okunma
8/10
·68 syf.··
2022 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 10:57
Bilinmeyen bir kadının onu asla, hiçbir zaman tanımayan tutkuyla aşık olduğu adama yazdığı mektubu okuyoruz. Kadın mektubunun her saniyesinde R..'nin onu hiçbir zaman tanımadığından ve hatırlamadığından yakınıyor. Kadın kendini tamamiyle R...'ye teslim etmiştir, bunu mektubun her cümlesinden çıkarabiliyoruz. Çocukluğundan bu yana her daim R.. için kendini saklamıştır. Fakat tüm bunlara rağmen R... için bir anlam ifade edememiştir. Kadın sevdiği adamı kendisinden bile daha iyi tanıdığı için- ki bunu her satırdan anlayabiliyoruz- adama kendi çocuğu olduğunu bile söylememiştir. Adamın sorumluluklardan uzak, özgürlüğüne düşkün biri olduğunu bildiği için bu gerçeği her zaman saklamıştır. Ta ki ölüm döşeğine gelene kadar. Kadın mektubu yazdığı günün evvelsisi oğlunu kaybetmiştir. Elindeki tek R...'sini de kaybettiği için kendini tekrar yalnızlığında kaybolmuş olarak tanımlar ve intihar etmeye karar vermeden önce tutkuyla bağımlı olduğu adama her şeyi anlatır. Mektupta çokça geçen seni suçlamıyorum ifadeleri kadının adama ne türlü bağlı olduğunu gösteriyor. Bunlara rağmen, tüm bu anları okumasına rağmen adam yine de hatırlamaz ona aşık olan bu kadını. Bence kitabın en hayal kırıklığıyla dolu olan noktası da budur. Tüm o duyguların, fedakarlıkların boşa gitmesi. Tüm bunlara rağmen kadın R...'yi sevdiğini ve onu böyle kabul ettiğini bastırarak söylüyor mektubunda. Açıkçası mektubun sonunda R...'nin kadını hatırlayacağını düşünmüştüm fakat... Vazonuz beyaz güllerle dolu olsun.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma