8/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
2219 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Sonra üzgün tilki kürkçü dükkanına geri dönmüş (diye başlayalım, meselenin ne tilkiyle ne de kürkçü dükkanıyla ilgisi var, yani yok, demiş kafası dolu tilki), yarım yamalak telefon detoksumuzun aslında sonuna gelmedik çünkü tam bir başı olmadı, bu da böyle olmuş olsun diyip detoks muhabbetini geçiyoruz. Sizden uzak kaldığım vakitte na bu kitabı bitirdim, ayrıca Frankenstein'a olan eziyetim de bitti ve 2 gün sonra filan da onu atarım inşallah. Bu kitabı geçen hafta bitirdim ama yorum yazmayı o günlerde istemediğim için bugüne kaldı (bitti mi girizgahın Allah'ın delisi). -bitti. Kitaba ne zaman başladım, neler oldu, süreci cartı curtu bu kitapta geçeceğiz inşallah ve sadece kitaba vızırdayıp bitireceğiz (biraz gerginim kusura bakmayın). Yazarın, okuduğum ilk kitabıydı, çok da memnun kaldım, yazar bizi iyi karşıladı (bilenler için Yakup TV esintisi). Kitap tahmin edeceğiniz üzere roman tarzı bir kitap değil, mikrobiyotamızı ve halkın anlayabileceği bazı basit sağlık konularını gerek resimleyerek gerek örnekleyerek fakat bütününde basite indirgeyerek anlatan bir sağlık-araştırma kitabı. Özellikle başlarında benim gibi cahil biri için çok dikkat çekici bir kitaptı, yutmak ve soluk almak arasındaki sistem farkını anlatan kısma hayran kalmıştım, altını çizerek okuyordum fakat sonra kitaba ara verip tekrar başlayınca altını çizmeyi bırakmıştım, daha sonra yine ara verip tekrar başladım ve altını çizerek okumaya devam ettim, böyle yapmasaydım kitabı harcamış gibi hissedecektim. Aldığım verimden ya da bilgilerden inanılmaz büyülendiğim bir kitap mı hayır ama alanında uzman birinin benim gibi bir cühela için böylesine zorlu araştırma ve konuları anlayabileceğim şekilde anlatması beni açıkçası mutlu etti (kafam çorba gibi, böyle prenses cümleler bana ait olamaz), kitabın böyle
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 20. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:41
Hani hepimiz sürekli bir şeylerden şikayet ederiz ya, hayatın gürültüsünden, egonun bitmek bilmeyen fısıltılarından… Bu kitap elinde kahveyle, pencereden dışarıyı seyrederken okuyacağın, ruhunu okşayan bir kişisel gelişim kitabı değil. Bu, daha çok aynaya bakıp kendine ‘Ne işin var senin bu hallerde?’ diye sormana neden olacak cinsten. Kitabın başkarakteri Jiyan, bir medrese öğrencisi. Yani hani şu ‘modern’ dünyanın dayattığı tüm o frekans kirliliğine, ses karmaşasına rağmen içsel bir arayışta olan, ‘bütün sesleri duyabildiğinde bütün olaylar çözülür’ mottosuna inanan bir tip. Sen de sürekli ‘duyamıyorum, anlayamıyorum’ diye yakınırken, Jiyan’ın bir cinayete tanıklık etmesi ve onu çözmeye çalışması, üstüne bir de Niyaz’ın aşkını kazanma derdine düşmesi… Yetmezmiş gibi, bir de Abdurrahman Hoca’nın rehberliğinde kendi nefsini terbiye etme çabası var. Senin o ‘modern insan’ hallerine ne demeli peki? Hani şu ‘egosu güçlü ama rahatsız’ dediği tiplerden. Modern yaşamın tüm nimetlerinden faydalanıp, sonra da ‘ay çok yoruldum, çok bunaldım’ diye sızlananlardan. Jiyan, o gürültü kirliliğinin, frekans karmaşasının içinde bile bir yol bulmaya çalışırken, sen elindeki son model telefonla sosyal medyada gezinip ‘iyileşme’ hashtag’leriyle kendini avutuyorsun, değil mi? Gerçek iyileşme, öyle iki tıkla, üç beğeniyle olacak iş değilmiş meğer. Kitap diyor ki, ‘iyileşme’ sadece fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel bir arınma. Yani öyle ‘detoks’ sularıyla falan olacak iş değil, bayağı bir iç hesaplaşma, bir nefis terbiyesi gerektiriyor. Abdurrahman Hoca’nın Jiyan’a yol göstermesi gibi, senin de bir Abdurrahman Hoca’ya ihtiyacın var belki de. Ya da en azından, Jiyan’ın hikayesinden biraz ders çıkarıp, o ‘gürültü’yü kısmayı denesen? Belki o zaman, sen de ‘bütün sesleri duyabildiğinde bütün
İyileşmeUğur Becerikli · Destek Yayınları · 20242 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kendi Korkularımızla Yüzleşmek: Bir Kültürün Anatomisi
Puan vermedi·336 syf.··
2026 26. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 21:30
Doğan Cüceloğlu’nun "Korku Kültürü" eseri, sadece bir psikoloji kitabı değil; Türkiye’nin sosyolojik röntgenini çeken, her satırı "biz kimiz ve neden böyleyiz?" sorusuna yanıt arayan bir başyapıt. Cüceloğlu, akademik titizliğini bir kenara bırakmadan, dede şefkati ve bilge bir gözlemci edasıyla bizi kendi korkularımızla yüzleşmeye çağırıyor. Kitabı okurken kendinizi Doğan Cüceloğlu, oğlu Timur ve o meşhur yol arkadaşları Arif ile aynı arabanın içinde, uzun bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz. Onların sohbetlerine dahil olmak, zihninizdeki o cevapsız soruların birer birer dillendirildiğine şahitlik etmek eşsiz bir deneyim. Hatta hayalinizde o yolculuğu İzmir Efes’e çevirip; Sophia, Arete, Ennoia ve Episteme heykellerinin gölgesinde bu kavramları tartışmak... Bu, bir okur için kurgulanabilecek en entelektüel düşlerden biri. Cüceloğlu, kitapta bizi "mış gibi" yaşam tuzağıyla yüzleştiriyor. Sokakta yere çöp atıp evde atmamak, unvanlara duyulan abartılı saygının insan değerinin önüne geçmesi gibi meseleler, aslında toplumsal yapımızın yapı taşlarını oluşturuyor. Yazar, "Atatürk gibi bir liderin kurduğu bu ülke, nasıl oldu da bu noktaya geldi?" sorusunun yanıtını, korkunun ve dogmaların nasıl birer prangaya dönüştüğünü göstererek oldukça etkili bir şekilde veriyor. "Korku kültürünün egemen olduğu bir ortamda, ne kadar zeki veya bilgili olursanız olun; yaratıcılığınız, korkunun gölgesinde solar." Kitabın kalbi, korkunun değil; ahlaktan önce etik değerlerin hakim olduğu, insanın sadece "insan" olduğu için saygı gördüğü bir toplum özleminde atıyor. Cüceloğlu, bizi sadece anlamaya değil, sorgulama cesareti göstermeye ve en önemlisi eyleme geçmeye davet ediyor. Bu kitap, toplumsal bir uyanışın reçetesi niteliğinde. Eğer siz de kendinizi sık sık "Neden böyle
1000Kitap
Korku KültürüDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20171,597 okunma
Keyifli bir kitaptı
Puan vermedi·102 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 21:49
Yiğit’in askerlik maceralarını keyifle okudum.güzeldi detoks kitap gibi düşününEğer çok ağır bir romanı bitirmişseniz ardından bu kitaba başlayın ve nasıl bittiğini bile düşünemiyorsunuz.
Bir Nebze PiyadeAgit Özdek · Sirya Yayıncılık · 202548 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2024 62. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 08:51
Eser, yalnızca bir "yasaklar listesi" değildir; aksine, insanı içsel bir otokontrole davet eden bir eğitim metodolojisidir. Eser, günümüzün "aşırı iletişim" ve "sosyal medya" çağında, sözün değerini yitirdiği bir toplumda, modern insan için ciddi bir "dijital ve sözlü detoks" rehberi niteliğindedir. Kelimelerin sorumluluğunu yeniden hatırlamak isteyen herkes için temel bir başvuru kaynağıdır. Bu eser, sadece okunmak için değil, hayatın her anına (özellikle toplumsal ilişkilerde) uygulanmak üzere yazılmış bir ahlak aynasıdır. Sizce, günümüz dijital dünyasında Gazali’nin vurguladığı "sükut" erdemini uygulamak, geçmişe göre daha mı zorlaştı?
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
GÜÇLÜ BİLİNÇALTI MÜKEMMEL ZİHİN
8/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
Biliana Todorova’nın Güçlü Bilinçaltı Mükemmel Zihin kitabı, son dönemde kişisel gelişim rafında karşılaştığım, "pozitif düşün, her şey düzelsin." sığlığından sıyrılmayı başaran nadir eserlerden biri. Açıkçası, bu tarz kitaplara bazen mesafeli yaklaşsak da Todorova’nın anlatımı, zihnin işleyişine dair sunduğu o köprü kurucu tavır beni etkilemeyi başardı. Kitabın en sevdiğim yanı, bilinçaltını sadece gizemli bir kutu olarak değil, üzerine çalışılması gereken bir yazılım gibi ele alması. Hepimiz hayatımızın bir noktasında neden aynı döngülerin içine hapsolduğumuzu merak ederiz. Todorova, bu sorunun cevabını çocukluktan bu yana heybemize doldurduğumuz, çoğu zaman bize ait olmayan inançlarda arıyor. Kitabı okurken kendimi sık sık "Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa bu bir otomatik pilot tepkisi mi?" diye sorarken buldum. Özellikle kuantum alanı ve enerjiyle ilgili bölümler, bazen okuduğumuz o ağır ve varoluşçu edebiyatın yarattığı melankoliden sonra insana taze bir nefes gibi geliyor. Hayatı sadece olduğu gibi kabullenmek yerine, onu nasıl şekillendirebileceğimize dair pratik yöntemler sunması kitabı okunup bitirilecekler listesinden çıkarıp bir başucu rehberine dönüştürüyor. Elbette bazı yerlerdeki tekrarlar dikkatli okuyucuyu biraz yorabilir; ancak yazarın buradaki amacının o bilgileri adeta bilinçaltımıza kazımak olduğunu sezebiliyorsunuz. Bu kitap, zihnindeki o kalıplaşmış gürültüyü susturup kendi öz sesini duymak isteyenler için kıymetli bir durak. Eğer bugünlerde kendiniz için yeni bir başlangıç arıyor, düşünce biçiminizi kökten bir temizliğe sokmak istiyorsanız, Todorova’nın bu rehberliği zihinsel bir detoks niyetine okunabilir. Benim için bu eser, sadece bilgi veren bir metin değil; aynı zamanda kendimle verdiğim oldukça samimi ve sessiz bir randevu
1000Kitap
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202674 okunma