Çocukken en çok hangi masalı severdiniz? /798. İnceleme
9/10
·208 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 09:57
Bugüne kadar okuduğunuz/dinlediğiniz hiçbir masala bu gözle bakmadınız. Bundan sonra karşınıza çıkan hiçbir masal da size eskisi gibi gelmeyecek… “Çirkin ya da güzel olmanın bir önemi yok as­lında, hepimiz aynıyız.” Geçiyorum tahtanın karşısına, karşımda çocuklar… “Masal genellikle halkın meydana getirdiği, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî türdür.” “Genellikle mutlu sonla biterler, iyiler ödüllendirilirken kötüler cezalandırılır.” Bir öğrencim kalkıp soruyor sonra, “Öğretmenim, mutsuz sonla biten masal olur mu?” Donarak ölen Kibritçi Kız geliyor aklıma, ateşe düşerek eriyen Kurşun Asker, denizköpüğüne dönüşen Küçük Deniz Kızı. Ama çocukların elinden masal kahramanlarını da alırsak geriye ne kalır ki? “Mutlu sonla biten masal yoktur, insanın inanmak istediklerine gönüllü olarak kanması vardır,” der Tarık Tufan, iyiye kapı aralamak ister Clarissa P. Estes, Bir masal, bu masal gibi, ölümle ya da kahramanın sakatlanmasıyla bittiği zaman, “Başka bir şekilde bitemez miydi?” diye sorarız. Peki, ya masallar kaynağını hayalden değil de hayatın ta kendisinden alıyorsa? "Beni de olduğum gibi sevemez misiniz?” Masal dinleyerek uyuyan son nesiliz belki de. Uyumadan önce düşlere dalan, sorgulayan... Sonunu değiştirmek istediğiniz bir masal oldu mu hiç? Masalların içindeki kahramanları anlamaya çalıştığınız… “Kahramanlar konuşulur… Başarılılar, güzeller, yakışıklılar, göz önündekiler, hızlı ve dikkat çekici olanlar konuşulur. Oysa her hikâyede birileri daha vardır. Görmediğimiz, bilmediğimiz, konuşulmayan, anlatılmayan ama en az anlatılanlar kadar değerli olan birileri. “Ben vardım, varım. Kimse görmek istemese de varım.” Hep pamuk prensese
Biri Daha VarŞermin Yaşar · Doğan Çocuk Yayınları · 2025821 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 1. kitabı
Birazda ülke gündemiyle yorumlayalım Aslında üzerine binlerce inceleme, akademik makale ve YouTube videosu çekilmiş bir eserden bahsederken "farklı ne diyebilirim?" diye düşünmek çok insani bir tereddüt. Ama bazen bir kitabı sadece okumak yetmez, onu bugün sokağa çıktığında gördüğün o amcanın öfkesinde, televizyondaki o "her şey çok yolunda" diyen sunucunun gülümsemesinde ya da marketteki etiketin her hafta değişmesinde hissetmen gerekir.Biraz da Yaşar Kemal ile karşılaştırdım ikiside usta eser sahipleri. İşte George Orwell’ın Hayvan Çiftliği, bizim için sadece bir İngiliz edebiyatı klasiği değil; adeta bu coğrafyanın "kullanım kılavuzu" gibi. Hadi gel, bu distopik "server"ın derinliklerine inelim: Bizim Çiftliğin "Admin" Kadrosu ve Karakter Haritası Kitabı bir karakter rehberiyle açmak harika bir fikir çünkü aslında her biri sokakta karşılaştığımız birer tipoloji. Senin listenin üzerine biraz "güncel Türkiye" sosu ekleyerek gidelim: Napoleon (Admin/Lider): Strateji uzmanı, "lore"u işine geldiği gibi değiştiren, her krizden güçlenerek çıkan o figür. Başta "eşitlik" dedi ama sonunda "bazıları daha eşittir" kuralını anayasaya ekledi. Türkiye perspektifinden bakınca; gücü merkezileştiren, yargıyı (köpekleri) elinde tutan ve her başarısızlığı bir "dış mihraka" bağlayan o sarsılmaz irade. Squealer (Algı Operasyonu Birimi): Eğer bugün birileri "aslında o zam değil, güncelleme" diyorsa, Squealer’ın ruhu şad oluyordur. Verileri eğip büken, domuzların yediği elmaların "zihinsel performans" için gerekli olduğuna kitleleri ikna eden o yancı. A Haber’den tut da sosyal medyadaki "trol" ordularına kadar geniş bir yelpazeyi temsil ediyor. Boxer (Cefakâr Halk): "Daha çok çalışacağım!" dedikçe sırtındaki yük artan, liyakat beklerken sadakatten başka sermayesi kalmayan
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Reklam
Ahmet Ümit kitaplarına kısa bakış
Puan vermedi
1.Çıplak Ayaklıydı Gece ​Yazarın ilk öykü kitabıdır. Siyasi bir geçmişin izlerini taşıyan bu eserde, polisiye kurgudan ziyade insan ruhunun kıyılarında gezen, hüzünlü ve lirik bir anlatım hakimdir. ​2. Bir Ses Böler Geceyi ​Metafiziksel derinliği olan bu roman, inanç ve kuşku sarmalında ilerler. Bir trafik kazasıyla başlayan olaylar, Alevi bektaşi kültürünün mistik kapılarını aralar. ​3. Sis ve Gece ​Ahmet Ümit’in Türk polisiyesinde bir dönüm noktası yaratan ilk büyük romanıdır. Bir istihbaratçının kaybolan sevgilisini ararken devletin karanlık koridorlarında kayboluşunu, oldukça betimleyici ve edebi bir üslupla sunar. ​4. Agatha'nın Anahtarı ​Başkomser Nevzat karakterinin ilk kez okurla buluştuğu hikâye kitabıdır. İstanbul’un tarihi mekanlarını birer suç mahalli olarak kurgulayan kısa ama çarpıcı öykülerden oluşur. ​5. Patasana ​Gaziantep’te bir kazı alanında geçen bu dev eser, Hitit tabletlerinin binlerce yıllık sessizliği ile günümüzün cinayetlerini harmanlar. Tarihin tekerrür eden şiddetini anlatan sarsıcı bir başyapıttır. ​6. Kukla ​Susurluk kazası sonrası Türkiye’nin "derin" ilişkilerine ayna tutan bir romandır. Bir gazeteci ve eski bir tetikçinin üzerinden güç, iktidar ve sadakat kavramlarını sorgular. ​7. Şeytan Ayrıntıda Gizlidir ​Başkomser Nevzat’ın İstanbul sokaklarındaki maceralarına odaklanan ikinci öykü derlemesidir. Şehrin kaosunu ve insan manzarasını ustalıkla resmeder. ​8. Beyoğlu Rapsodisi ​Üç farklı karakterin Beyoğlu’nun dehlizlerinde yaşadığı olayları konu alır. Semtin çok kültürlü yapısını, yozlaşmasını ve gizemini merkeze koyan bir "semt romanı" niteliğindedir. ​9. Aşk Köpekliktir ​Polisiyenin sert dünyasından biraz uzaklaşıp, insanlığın en kadim duygusu olan aşkın hastalıklı ve tutkulu yönlerini öyküleştirir. ​10. Kavim ​Hıristiyanlık
Ahmet Ümit’in Yazınsal DünyasıOnur Bilge Kula · Yapı Kredi Yayınları · 20254 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
KEDİ OFİSİ-KENJİ MİYAZAWA,95 sayfa Kitap altı küçük öyküden oluşmakta.Genel olarak yazar çocuk kitapları yazsa da büyüklerin de okuyabileceği ve çok güzel mesajlar alabileceği mini bir kitap. Çocukluğundan beri doğaya,çevreye ve tarihe ilgi duyan Kenji Miyazawa öykülerinde bu temaları işlemiştir. Kitap; -Kedi Ofisi -Meşe Palamutları ve Yaban Kedisi -Obbel ve Fil -Mabet Ağacının Meyveleri -Kenjü Parkı Korusu -Çok İstek Lokantası Öykülerinden oluşmakta.Ben en çok “Kenjü Parkı Korusu” öyküsünü sevdim. 🪭🪭🪭 Öyküler,bürokrasi, toplumsal adaletsizlik, zorbalık ve farklılıklara saygı temalarını işleyen, görünüşte çocuk masalı gibi duran ancak büyüklerin de okuyabileceği derin anlamlar taşıyan bir Japon klasiğidir. 🪭 Kitabın sayfa kenarları ve kapak sayfaları çok güzel.Geçirme kapaktan oluşuyor ve sayfa kenarları meşhur Japon kiraz çiçekleri deseninde Orjinal kapak üzerinde kiraz çiçeklerive yelpazeler 🪭,geçirme kapak üzerinde ise beyaz bulutlar içinden çıkan kırmızı renkte çiçekleri olan dev bir ağaçve dalların üzerinde bacasından dumanlar çıkan iki ayrı ev ve başka bir dal üzerinde siyah bir kedi…Kitabı okumasanız bile sırf görüntüsü yetiyor…
Kedi OfisiKenji Miyazawa · Tokyo Manga Yayınları · 2025122 okunma
10/10
·24 syf.··
2026 20. kitabı
#pandadiyorki Dev Balkabağı Masalı ️Uzak bir diyar, ortasından nehir akan bir köy ve Çifte Nine’nin sevgiyle ilmek ilmek büyüttüğü masalsı bir bahçe… ​Her şeyin ekranlara hapsolduğu ve dijitalleştiği şu günlerde, sıcacık çizimleri ve naif anlatımıyla beni o özlediğim çocukluk günlerime götürdü "Dev Bal Kabağı Masalı". Çizimlerdeki o yumuşak geçişler, suyun kağıtta dağılışıyla oluşan o doğal suluboya dokusu... Her sayfa sanki çizerin fırçası az önce kağıda dokunmuş gibi taze ve sıcak. Ruhuma o kadar iyi geldi ki. Sizi buradan alıp bambaşka diyarlara götürüyor sanki. Rüzgarın esintisini hissetmeniz, nehirin şırıltısını duymanız, Çifte Nine'nin bahçesindeki çiçeklerin kokusunu almanız mümkün. Bu bahçede yetişen mesajlar ise çok çok kıymetli. Aslı Kılıçaslan, yardımlaşmanın ve üretmenin ne kadar kıymetli olduğunu o kadar tatlı bir dille anlatmış ki, okurken yüzünüzde istemsiz bir gülümseme oluşuyor. Kitabın en etkileyici yanı ise Çifte Nine’nin o derin sorgulaması: "Her gün bu bahçeyle ilgileniyorum ama bu boya geldiğinizi nasıl fark edemedim?" Çifte Nine, aslında sadece balkabağını değil, bahçesindeki diğer pek çok detayı da "bakarken görmediğini" fark ediyor. Tıpkı bizim gibi... Koştururken yanından geçtiğimiz güzellikleri, büyümesini izlediğimiz ama farkına varmadığımız mucizeleri hatırlatıyor bize. Dev bir balkabağı, kocaman bir hayal ve sıcacık bir dayanışma hikayesi... Bu kitap, kütüphanemde çoktan özel bir yer edindi. Eğer siz de hayatın hızından yorulduysanız ve o eski, masalsı huzuru özlüyorsanız; Çifte Nine’nin bahçesine mutlaka uğrayın. İçinizdeki çocuğu elinden tutup o suluboya bahçelere götürmek için harika bir bahane.
Dev Bal Kabağı MasalıAslı Kılıçaslan · Yeni İnsan Yayınevi · 20263 okunma
9/10
·24 syf.··
2026 74. kitabı
Dev Bal Kabağı Masalı #okudumbitti Bende “çocuk kitabı” etiketinin çok ötesine geçti. Okurken, sanki pencereyi açıp mis gibi toprak kokusunu içime çektim… Çünkü bu masalın asıl kahramanı sadece bir bal kabağı değil; emek, sabır ve sevgiyle kurulan günlük rutinler. Hikâyenin merkezinde Çifte Nine var: gösterişi olmayan ama her hareketinde bir sakinlik taşıyan, toprağına ve evinin ritmine sadık biri… Tavukların yemini vermesi, çiçekleriyle ilgilenmesi, bahçesini toparlaması… Dışarıdan “aynı gün tekrar ediyor” gibi görünen şeyler, kitap ilerledikçe hayatı büyüten küçük taşlar gibi birikiyor. Ve bir gün, bahçeye gelen o dev sürprizle, “küçük şeylerin” aslında ne kadar büyük bir şeye dönüşebildiğini görüyoruz. Kitap, tek bir “olay” üzerinden koşa koşa biten bir macera anlatmıyor. Tam tersine, aceleci dünyaya karşı yumuşacık bir itiraz gibi… “Her şey hemen olmalı” baskısına kapıldığımız anlarda, bu masal insana şunu fısıldıyor: Bir şeyin kök salması için zaman gerekir. Bu yüzden çocuklara sabrı anlatırken, yetişkinlere de içten içe “sen de dur, bak, fark et” diyor. Bu, yazardan okuduğum ilk kitaptı; kalemine bayıldım. Dili hem berrak hem de şefkatli. Çocuğa anlatırken küçümsemeyen, yetişkine göz kırparken didaktikleşmeyen bir ton yakalamış. Üstelik anlatımın sıcaklığı, sayfalarda dolaşan o masal hissini hep canlı tutuyor. Bu kitabı bir çocuğa okurken, sadece “okumuş” olmuyorsunuz; sanki birlikte yavaşlamayı öğreniyorsunuz. Sonra ister istemez kendi hayatına dönüp soruyorsun: “Benim sabırla büyüttüğüm şey ne?” Hem miniklere hem de “içindeki çocuğu hâlâ taşıyanlara” iyi gelen, huzurlu bir masal. Tavsiye ederim. @yeniinsancocuk @aslikilicaslann sunatelier.art #DevBalKabağıMasalı #ÇocukKitabı #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
Dev Bal Kabağı MasalıAslı Kılıçaslan · Yeni İnsan Yayınevi · 20263 okunma
Reklam
Reklam