Ömer radyallahu anh bir gün Kâbe civarında el-Hakka suresini okumakta olan Resulullah’a (sav) rast gelir. Resulullah haremde tebliğ gayesiyle başkalarının da duyacağı şekilde Kur’an okurdu. Ömer, Hz. Peygamber’e (sav) sezdirmeden onun arka tarafında bir yerde yere çömelerek onu dinlemeye başlamıştı. Kur’an-ı Kerim’in üslubu, fesahat ve belagati onu büyülemişti. Şu ayetleri dinleyen Hz. Ömer arka arkaya birçok yorum yapmaya çalışarak kendisini Kur’an’ın etkisinden kurtarmaya çabalamışsa da zihni, aklı ve kalbi karmakarışık olmuş ve bir takım düşüncelere dalmıştı. Ayetler son derece etkileyici idi. Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirseydi. Malım bana hiçbir yarar sağlamadı. Saltanatım (güç ve kuvvetim), da yok olup gitti. (Allah, şöyle der:) Onu yakalayıp bağlayın. Sonra onu cehenneme atın. Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu. Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu. Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.
1000Kitap
Bazı şeylere gereğinden fazla anlam yükledim. Bir söze, yarım kalan bir cümleye, geç gelen bir mesaja, belki de hiç söylenmemiş ihtimallere... İnsan bazen gerçeği olduğu gibi görmek yerine, görmek istediği gibi tamamliyor eksik kalan yerleri. Sonra kendi kurduğu anlamalr altında eziliyor. Oysa bazı şeyler sadece olduğu kadardır. Ne daha fazlasi ne de eksik bir hikayenin devamı. Belki de en cok can yakan şey, olanlar değil; olmayan şeylere içimizde fazladan yer açıp onları gerçek sanmamizdir. Ve insan en büyük vedayi hiç var olmamış ihtimallere eder.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birbirimizi kaybettik, Ama her kayboluş, Bir ömre bedel buluşma Oldu içimde. Öldün içimde.. Cenazeni kaldıramadım, tek başıma gücüm yetmedi.. . . . Şiirin devamı ve daha fazlası @siirlerarasiyolculuk'ta.. . . . #siirlerarasiyolculuk #ikinciadamyayınları #ahmedgezen #şiir #siirkitabi
Şiir
Sükûtun Değeri
Cümle denen o kırılgan bina, taşıyıcı kirişlerini sükuttan alır. Boşluğu doğru ayarlanmamış bir söz, ilk sarsıntıda çöker. Bu yüzden sükûtu kararında ayarlayabilmek biraz mimarlık hüneridir. Bir cümlenin ağırlığı, içindeki kelimeler kadar; öncesindeki duraksama ile de belirlenir. Düşünülmeden kurulan söz, bir itiraza muhatap olduğunda yıkılır. Sustuktan sonra söylenen söz ise çok daha sağlam durur; çünkü arkasında bir “süzgeçten geçiş” vardır. Yazımın devamı için tıklayınız, ayrıca substack hesabımı takip ederseniz beni mutlu edersiniz. substack.com/@ruhundipnotlar...
Edebiyat
Kimi sevsen şanslı Kime baksan bahar zamanlı Yüzü akşam olan günler görmeli seni Var demeli şairler güneşin devamı… Ali İhsan Konuklu
hikâyeler düşleyip kelimelerle var olan herkese... Ebedi Rekabet'in devamı olan iki kitaplık serinin son kitabı Sonsuz Yeminler. İris ve Roman'ın arasındaki bağ beni gerçekten etkiledi. Heyecan ile başladım Sonsuz Yeminler'e.. Rebecca Ross
Alıntı