Puan vermedi·160 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:11
Natsume Sōseki ile tanışma kitabım oldu. Öncelikle bu kitap hakkında şunu diyebilirim; bu kitap bir roman değil, otobiyografi desem o da değil, daha çok yazarın hayatının belli döneminden ve anılarından kesitlerin yer aldığı anı ve deneme arasında bir kitap. Bu tarz kitaplar genelde sıkıcı bulunsa da bu kitap kesinlikle yazar ile tanışmak için şans verilebilecek bir kitap, çünkü yazarın kalemi çok kuvvetli. Kendini gerçekten akıcı bir şekilde okutturuyor ve tam bir olay örgüsü olmasa bile yazarın seninle sohbet içersinde olma havası daima okurla beraber olacağını düşünüyorum. Kitabın içeriğinde küçüklüğünden cam kapının ardından yaptığı gözlemler ile yazdığı yazılar ile başlıyor, daha sonrasında evlatlık edildiği dönem, evcil hayvanlarıyla ilgili anıları, yazarlık anıları, ilginç sohbetleri, mektuplaşma anıları, insan ilişkileri ve hastalıkları gibi bir çok konudan bahsediyor yani sizinle sohbet ediyor. Yazarın diğer kitaplarına da ilgim çokça arttı muhtemelen devamı gelecek, iyi okumalar diliyorum.
Cam Kapının ArdındaNatsume Soseki · Tokyo Manga · 2023731 okunma
Vadi
6/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 01:12
Başlarken ilk kitabın devamı olmadığını, başka karakter ve olaylar olduğunu öğrendiğim için çok üzülerek başladım ama olaylar başlatınca kitaba girince çok daha keyifli olduğunu görüyorsunuz. İlk kitap yazarın da ilk yazdığı kitapmış ve Ateş kitabını okuyunca yazarın üstünden acemiliğini attığını, çok daha akıcı bir dille çok daha sürükleyici bir konu ele aldığını söyleyebilirim. Tarihsel olarak Yetenekten yaklaşık 40 yıl öncesine denk gelse de yada konu olarak uzak bir noktadan iki kitabın bağlantısı olsa da farklı olaylar okuyoruz. Karakter işleyişi ve gelişimi, olay örgüsü ve bunun aktarımı çok daha başarılı olsa da şahsi fikrim ikili ilişkilerde yazarın kurduğu mantık benim ilişki anlayışımla çok ters olduğundan sinirlendiğim noktalar da fazlasıyla mevcuttu. Seriye devam etmekte zorlanan, kararsız kalan, reading slumpta olanlar tereddütsüz okusun.
AteşKristin Cashore · Pegasus Yayınları · 2014214 okunma
Reklam
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 210. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:18
Bir diyalog ustasıdır da, Tarık Dursun, tıpkı Orhan Kemal gibi... Kişilerinin müthiş bir doğallıkla kurulmuş diyalogları, okurda, "gerçekte var olan", bu deniz kasabasında, şu kentte, belki hemen aşağı sokakta yaşadıklarına yemin edebileceği- niz "gerçek" insanların gerçek hayatlarının içinden geçtiğiniz duygusunu yaratır. Hikâyelerinin uzun bir hayata ait, pekâlâ birbirinin devamı gibi de okunabilecek anı parçaları hissi vermesi de yine bu doğallığından kaynaklanır. Yazarın çok ya- lın bir biçimde, çok az sözcükle ve şiddetli bir sinematografi içinde anlattığı her bir hikâyesinde başkalarının hayatlarının içinden geçtiğinizi sezersiniz... Hayatlarının içinden geçerken onların eksik kalmış hayallerinin, kalp kırıklarının, arzu ve umutlarının resmini seyretmiş, bugünleriyle birlikte geçmişlerine de tanıklık etmişsinizdir.
Hayata Dair
Sevmek Diye Bir ŞeyTarık Dursun K. · Yapı Kredi Yayınları · 2013112 okunma
8/10
·34 syf.·
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Doom 2099 #1Chip Zdarsky Bu hikâye, klasik 1993 tarihli Doom 2099 serisinin doğrudan devamı değildir. Chip Zdarsky, eski seriye saygı duruşunda bulunurken yeni bir 2099 geleceği yaratır. Hikâyenin merkezindeki soru şudur: "Doom gerçekten Victor Von Doom mu?" 2099 yılında dünya harap olmuş durumdadır. Büyük şirketler ve yozlaşmış yönetimler insanların hayatlarını kontrol etmektedir. "The Ravage" adı verilen çorak bölgelerde insanlar yoksulluk içinde yaşamaktadır. Hikâye, yüzü ağır şekilde yanmış ve ölümün eşiğinde bulunan gizemli bir adamın çölde bulunmasıyla başlar. Bir grup Thorite (Thor'a tapan dini topluluk) onu kurtarır. Aralarında Franz adlı küçük bir çocuk da vardır. Adam uyandığında kim olduğunu hatırlamaz. Ancak kısa sürede olağanüstü bir zekâya sahip olduğu anlaşılır. Hurda teknolojilerden gelişmiş cihazlar üretmeye başlar. Çevresindeki insanlar onun sıradan biri olmadığını fark eder. O da kendisinin kim olduğunu araştırırken yavaş yavaş tek bir sonuca ulaşır: O, Doctor Doom'dur. En azından buna inanır. Eski kayıtları inceler, Doom'un tarihini öğrenir ve kaderinin insanlığı kurtarmak olduğuna karar verir. Bunun üzerine kendine yeni bir zırh yapar ve Doom kimliğini benimser. Hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Reed Richards'ın dijital bir kopyasıyla karşılaşır. Reed ona sürekli meydan okur. Reed'e göre bu adam gerçek Doom değildir; yalnızca Doom olmayı isteyen bir taklitçidir. Buna karşılık yeni Doom, kimliğin kan bağıyla değil iradeyle oluştuğunu savunur. Eğer Doom'un zekâsına, kararlılığına ve amacına sahipse, o zaman Doom olduğunu söyler. Bu sırada Doom, çevresindeki insanları korumaya başlar. Yağmacılarla, çetelerle ve baskıcı güçlerle mücadele eder. Tıpkı 1993'teki ilk Doom 2099 hikâyesinde olduğu gibi, çökmüş bir dünyada sıfırdan yükselen bir lider
Edebiyat
Doom 2099 #1Chip Zdarsky · Marvel Comics · 20195 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:54
Söyleme Bilmesinler , karmaşık aile ilişkileri ve içsel sırların derinliklerine inen dokunaklı bir hikayeyi anlatıyor. Söyleme Bilmesinler , bir ailenin yaşadığı içsel çatışmaları, sırları ve ilişkileri merkezine alırken, karakterlerin kendi seslerinden hikayelerini aktarmasıyla şekilleniyor. dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünen ama içi derin sırlar, suskunluklar ve kırgınlıklarla dolu üç çocuklu klasik bir Türk ailesinin hikayesini okuyoruz. Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler, aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirini gerçekten tanımayan, ortak bir geçmişi paylaşsalar da kendi iç dünyalarında bambaşka trajediler yaşayan aile bireylerini işler. Aile içi bağların, iletişimsizliğin ve ebeveynlerin çocukların omuzlarına yüklediği yüklerin hayatları nasıl şekillendirdiğini anlatır. Olay örgüsü ilerledikçe, saklanan büyük bir sırrın ortaya çıkmasıyla herkesin hayatındaki düğümler tek tek çözülmeye başlar. Söyleme Bilmesinler Romanın en dikkat çekici yönü, tek bir anlatıcı yerine dokuz farklı karakterin kendi ağzından konuşmasıdır, aynı ailede yaşanan tek bir olayın, her bir aile üyesi (kardeşler, eşler, anne vb.) tarafından nasıl bambaşka algılandığı sarsıcı bir şekilde gösterilir. Şermin Yaşar İnsanı en çok yoran ve yıpratan şeylerin, toplum ya da aile baskısı yüzünden "söyleyemedikleri" ve içine attığı suskunluklar olduğunu çok güzel kurgulayarak anlatmış. Gerçek anlamda karı-koca veya kardeş olmak sadece aynı evi paylaşmakla ya da kan bağıyla değil; içtenlik, şeffaflık ve dürüstlükle mümkündür mesajını da arka fonda vermiş. Okuyucunun çıkaracağı derslerden biri de herkesin dışarıya göstermediği gizli bir hikayesi ve taşıdığı ağır bir yükü vardır, bu yüzden insanları yalnızca dışarıdan göründükleri kadarıyla yargılamamak gerekir düşüncesi kitabın sonunda içses olarak ister istemez aklımıza
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 01:32
#kitapyorumum Veda kitabının devamı olan Umut kitabı da aynı güzellikte devam etti. 1928-1941 yıllarında hem aile içinde olan olayları hem de ülkenin durumunu bizlere aktarıyor. Kitapta yine bir aşk var ama bu sefer bir Ermeni genci ile bir Osmanlı kızının aşkını okuduk. Dönem kitaplarını okumak çok güzel ve böyle kitapları severek okuyorum. Umarım sizlerde severek okursunuz.. Kitapla kalın...
UmutAyşe Kulin · Everest Yayınları · 201811bin okunma
Reklam
Reklam