Puan vermedi·560 syf.··
2026 67. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 21:22
Şafak Vurgunu ~ Şevval Demirdöğer . Anlaşmalı evlilik ve asker karakterlere âşık biri olarak kitabı çok seveceğimi biliyordum ama beklentimin fazlasıyla ötesindeydi! Işıl ile başlıyoruz kitaba. Soyadının ve ailesinin ağırlığıyla resmen bir fanusta yaşıyordu. Bu fanustan kaçışı zor olmuştu. Galerisinde uğradığı bir saldırının ardından tekrar eve dönmesi gerekliydi ama artık bununla da sınırlı kalmayacaktı. Lakabı “Yıkım” olan özel eğitimli Binbaşı Ecevit Demirhan ile evlenecekti. Anlaşmalı bir evlilik ne kadar zor olabilirdi ki? Her ikisi için de beklenmedikti!! Görev adamı Ecevit için Işıl ile böyle bir yola girmek ve onları birbirine bağlayan geçmişin izleri, işleri görevin ötesine götürüyor. İkilinin zıtlıklarına rağmen olan uyumlarına bayıldım. Sanatını meslek gibi görmeyen ailesi ve bu duruma kırgınlığıyla Işıl kalbime dokundu mesela. Portakallı kurabiye meselesine ve Ecevit’in ailesine bayıldım. Kardeşlerine ve annesine bayılmakla beraber gizemli kardeşimizin akıbetini merak ederek çevirdim sayfaları. Havacı Alkan ve duvar muhabbeti çok komikti Ecevit’in Işıl’a tam dikkat olması, saçlarıyla oynadığında sıkıldığını anlaması, taştan bir adam oluşu ama konu Işıl olunca o sertliğin kırılmaya başlaması kalbimi çok çaldı. Kızımızın elindeki his kaybı nedeniyle zorlandığı yerlerde Ecevit’in adeta eli oluşu çok iyiydi! “Işık” demesi, “gün ışığı” hitabı Allah’ımmm yazdıkça aşkım artıyor “Eyvallah” ve “eyvallah alındı” muhabbetini ayrı, Gaziantep sahnelerini ayrı sevdim. Kıskanç Ecevit ise kesinlikle favorimdi. Duvarları olan ama bu duvarları karşısındakine değil kendisine olan Ecevit bebeğim, sana kocaman sarılmak istedim Işıl’ın hayalini gerçekleştiren adam kalbimi çok çaldı. Köpekleri Güneş ve Gece özellikle Yapmak istediği şeyleri Gece istiyormuş gibi söylemesi bana
Şafak VurgunuŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınlar · 2026149 okunma
10/10
·448 syf.··
2026 12. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 21:52
♡‧₊˚✧ Büyü Dükkanı ✧˚₊‧♡ Bu ayın favori kitabı ile geldim! Heyecanla okuduğum yer yer gülümseyerek yer yer üzülerek ve bazen de yer yer sinir olarak okuduğum bir kitaptı. O büyülü evrenin içindeydim sanki. Keşke ben de orada olsaydım diyorsunuz okurken. (ᴗ͈ˬᴗ͈) En favori karakterim kitapta kesinlikle Caz oldu. Benim böyle cansız ama canlı karakterlere karşı zaafım var o belli oldu. Hatta Caz’ın yanına bir de kaktüsü ekleyebilirim. Meep meep diyorum sadece. Siz anladınız. ( ˶ˆᗜˆ˵ ) En sinir olduğum karakter bir köylü adam oldu. Bir insan her şeye mi karışır yahu. Gidip ağzının payını veresim geldi. Sonunda hakettiğini buldu ama. Kiela ve Larran mutlu bir ilişkiye başlamaları ve aralarında ki çekim çok güzeldi. Sonunda mutlu aile ortamı ve adada ki diğer sakinler ile olan bağları içimi ısıttı. Merak ettiğim konu ise Radane ‘e ne olacağı. Onu oradan almak için gelen Varrik kendisini bulamamıştı ve oradan gitmişti. Acaba ikinci kitap bunun hakkında mı olacak yoksa bunun devamı şeklinde mi merakla bekliyor olacağım. Kitabın seri olması ayrıca beni mutlu etti çünkü bu evrenden hemen ayrılsaydım üzücü olurdu benim için. ╥﹏╥ Her okurun okuyabileceği bir kitap. Herhangi bir yaş kısıtlaması yok. Bunu da ayrıca belirterek yorumumun sonuna geliyorum. ⸜(。˃ ᵕ ˂ )⸝♡
Büyü DükkanıSarah Beth Durst · Juno Kitap · 2025205 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Harika
10/10
·440 syf.··
2026 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 21:36
ÇOK ÇOK GÜZEL OKUDUĞUM EN İYİ KİTAP BİLE OLABİLİR KONUSU HERŞEY HARİKA daha serinin devamını okumadım ama konusu o kadar guzeldı ki etkisinden çıkamıyom umarım serinin devamı kotuleşmıyodur bi şu tella sinirimi bozdu oda yapması gerekeni yaptı anlıyorumda kız 1 gunde iki sevdiğini kaybetti bianda partı falan dedi kafayı yicektim bence ucundan bizim kıza çıtlatsalr bişi olmazdı herneyse muhteşem bi kurgu
CaravalStephanie Garber · Dex Kitap · 20232,477 okunma
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 20:04
⸻ İnce Memed Dört kitabın incelemesini bir kerede yapmak istedim. Yaşar Kemal, ne güzel bir dünya kurmuşsun… İnce Memed’i hep okumayı düşünmüş, hep doğru zamanı beklemiştim. Ve tam da zamanıymış. Bu seri yalnızca İnce Memed’in hikâyesi değildi; Hürü Ana’nın, Hüsnü Hoca’nın, Topal Ali’nin… Çukurova’nın, köyün, toplumun… Adaletsizliğin, zulmün, mazlumun ve adalet arayan herkesin hikâyesiydi. Nasıl anlatsam… Muhteşemdi. Bitti ama içimde hâlâ cevaplanmamış sorular kaldı. Sanki devamı olmalıydı. Çok az kitapta son sayfaya geldiğimde bu kadar heyecanlanırım; bu seride ise her kitap o heyecanı sonuna kadar taşıdı. Ruhun şad olsun büyük yazar, büyük usta Yaşar Kemal
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Petrikor , yağmurun toprağa düştüğü o ilk anın kokusu... Petrikor, suskunlukla kurulan bağların, yarım kalan cümlelerin ve insan zihninin kendi içinde oluşturduğu gezegenlerin romanıdır. Roman, sıradan bir ofis hayatının içinde sıkışmış bir karakterin iç dünyasına odaklanır. Dışarıdan bakıldığında hayat son derece sıradan görünür; masa, kahve, duvarlar ve suskunluk… Ancak karakterin zihninde bambaşka bir evren vardır. Gündelik hayatın tekdüzeliği içinde, kendi iç sesine sığınarak başka dünyalar kurar... Kitapta karakterlerin ismi yoktur, büyük olaylar ya da keskin çatışmalar yoktur.Karakter, hayatın içinde var olmaya çalışırken aynı zamanda kendini anlamaya, hissettiklerini adlandırmaya ve ait olduğu yeri bulmaya uğraşır. Kitap bir olay hikâyesinden çok bir ruh hâli anlatısıdır.Petrikor; aşkı, özlemi, kırılganlığı, sessizliği ve insan zihninin kendi içinde kurduğu görünmez dünyaları anlatır. Devamı ve dahası kitapta Türü sevenlere tavsiye ederim.
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202674 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 34. kitabı
Kitabı elime aldığımda bu kadar içine çekileceğimi hiç düşünmemiştim. Yavaş yavaş, sindire sindire okudum ama her sayfada içimde aynı fısıltı büyüdü: “Ne olacak… şimdi ne olacak?” Ve garip bir şekilde, acelem yoktu. Çünkü bu hikâye koşturmuyor; seni içine çekip kendi ritmine kilitliyor. Signa Farrow… adı bile eski bir aile mezarlığından yankılanan bir sır gibi. Parlak bir soyadının arkasına saklanmış bir lanet, görünürde zenginlik ama içeride sessiz bir çöküş. Ailesi bir bir yok olurken geriye kalan şey güç değil; belirsizlik, yalnızlık ve açıklanamayan bir gölge. Ve o gölge… sıradan bir yokluk değil. Ölüm. Ama burada Ölüm bir fikir değil. Bir varlık. Hatta bir erkek. Ve en rahatsız edici olanı: Signa onu görebiliyor. Nereye giderse gitsin, Ölüm onunla aynı adımı atıyor. Sanki peşinden gelmiyor da hep yanında doğmuş gibi. Ve etrafındaki insanlar… bebekliğinden beri birer birer siliniyor hayattan. Sanki yaşam, onun çevresinde sessizce geri çekiliyor. Ama işte tuhaflık burada: Herkes düşerken, o düşmüyor. Ölüm onu almıyor. Alamıyor. Sanki hikâyenin kuralları bir yerden kırılmış gibi. Sonra kapı açılıyor: Hawthorne Malikanesi. Ve hikâye o noktada gerçekten nefes değiştiriyor. Çünkü Signa artık sadece yaşayanları değil, ölüleri de görüyor. Ve Hawthorne’da Lillian Hawthorne geri dönüyor—ölü ama susmuş değil. Nazik değil, huzurlu hiç değil. Israrcı, keskin ve giderek daha tehditkâr… Başta görmezden gelmek istiyor Signa. Çünkü tek arzusu “normal” olmak. Sessizlik. Maskesiz bir hayat. Ama bazı ölüler, unutulmak için gelmez. Ve gerçek ortaya çıktığında her şey çatırdıyor: Lillian’ın ölümü bir kaza değil. Ve şimdi sırada kızı Blythe var. Malikanenin içinde biri, görünmeyen bir el gibi ölüm dağıtıyor. Sessiz. Sistemli. Sabırlı. Ve Signa yine aynı noktaya çekiliyor:
BelladonnaAdalyn Grace · Artemis Milenyum · 20231,189 okunma