Abaası, Abahı veya Abazı isimleriyle anılabilir. Tek ayaklı, bazen ayaksız, tek gözlü ve kel olarak bilinirler. Ateşten yaratılmışlardır. Böcek ve leş gibi kötü kokulu şeylere bayılırlar. Bazen insan eti de yerler.
Zararlı ve iğrenç görünümlü ne varsa onların bu durumda olmasına Abaasılar sebep olmuştur. Hayvanları ve böcekleri yer altında kötü şekillere sokan onlardır. Ulu Tengri'nin böyle hatalar yapması mümkün olmayacağından, bir köstebeğin çirkin ve kör gözleri, kurbağanın siğilli vücudu ve yılanın soğuk derisi hep onların işi olarak bilinir.
Yeryüzüne çıktıkları zaman onları görmek mümkün olmadığından, en iyisi Abaası ruhlarından korunmaktır. Bunun için adlarına her yıl düzenli olarak kurban kesilir.
Türk toplumlarında bu kötü ruhlardan korunmak için başka yöntemler de uygulanmaktadır. Mesela küçük çocuklara zarar vermesinler diye beşiklerine kurumuş ayı pençesi asılması bu yöntemlerin başında gelir.
Bostanlara dikilen korkulukların da yine bu varlıklarla yakından ilişkisi bulunduğu düşünülmektedir. Hatta bostan korkuluklarına verilen Yakutça isim de yine bu kötü varlığın ismini çağrıştırmaktadır. Abakı denilen bu korkuluklar, kötü ruhlardan korunmak için evlere ve bahçelere dikilen heykellerin, ongun ve totemlerin devamı niteliğinde bir tür tapınak/sunaktır. Bostan korkuluklarına verilen bu kötücül atıf, özellikle Tatar Türklerinde ve Yakutlarda karşımıza çıkmakta.
Yer altında şekillendirdikleri çirkinlikleri yılın belli dönemlerinde tek sıra halinde yeryüzüne çıkarak insanların dünyasına yayarlar.
Sayfa 16 - Holden Kitap, 5. Basım, İllüstrasyonlar: Aslı Ekim