İbn Şübrüme şöyle demiştir:
"Ebû Hanîfe ile Ca'fer b. Muhammed b. Ali'nin yanına girdik. Ben onu tanıdığım için selam verdikten sonra,
"Allah ömrüne bereket ihsan etsin, Ebû Hanîfe Iraklı fıkıh ve akıl konusunda mahir bir insandır" dedim.
"Ca'fer, belki de o dini konularda kıyas yapıyordur. Yoksa onun adı Nu'mân mı?" diye karşılık verdi.
Muhammed b. Yahyâ er-Rebî'nin nakline göre Ca'fer, Ebû Hanîfe'nin ismini olayın yaşandığı gün öğrenmiştir. Ebû Hanîfe:
"Allah seni ıslah etsin" dedi. Ca'fer:
"Allah'tan kork, dinî konularda kıyas yapma çünkü ilk kıyas yapan İblis'tir. Allah ona Adem'e secde etmesini emrettiğinde 'ben ondan daha hayırlıyım, beni ateşten onu topraktan yarattın' diyerek itiraz etmiştir. Söyle bakalım başını gövdene kıyas edebilir misin?" diye sorunca Ebû Hanîfe:
"Hayır" diyerek yanıtladı. (İbn Zirkaveyh'in rivayetinde Ebû Hanîfe 'Evet' demiştir.) Ca'fer:
"Söyle bakalım iki gözdeki tuz, kulaklardaki acılık, burundaki su, dudaklardaki tatlılık niçin yaratılmıştır?" diye sordu. Ebû Hanîfe:
"Bilmiyorum." dedi. Ca'fer:
"Allah iki gözü yarattı sonra iki gözün yağ tabakasını yarattı, insanoğluna minnette bulunmak için iki göze tuz verdi. Eğer böyle olmasaydı göz erir giderdi. Allah kulağa acılık vermiştir ki kurtçuklar saldırıp, dimağını yemesin. Allah burnun içinde su yaratmıştır ki nefes alıp verebilsin, güzel ve kötü kokuları alabilsin. Dudaklarda iki tatlılık yaratılmıştır ki insanoğlu yediği ve içtiğinin tadını alabilsin." Ca'fer:
"Başı şirk sonu iman olan söz nedir?" diye sorunca Ebû Hanîfe:
"Bilmiyorum" dedi. Ca'fer:
"La ilahe illallahtır, eğer la ilahe deyip devamını söylemezsen şirk olur. Devamını söylersen iman olur. Söyle bakalım insanı öldürmek mi yoksa zina etmek mi Allah katında daha büyük bir günahtır?" diye sordu. Ebû Hanîfe:
"İnsan