10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:10
Katherine vaktinin çoğunu başkaları için Yeni Yıl mektupları yazarak geçiren, bir yandan da tamzamanlı iş arayan bir kadındır. Çocuk psikoloğu Wynn'dan Yeni Yıl geleneklerinin çocukları kandıran saçmalıklardan ibaret olduğunu savunduğu için hoşlanmamaktadır. İkisinin yolları devamlı gittikleri mekanda kesişir. Onları yakınlaştıran asıl sebep birbirine zıt iki insan oluşlarıdır. Bunu anladıklarında aşk çoktan başlamıştır.
Kar Tanelerinin Bir Bildiği VarDebbie Macomber · Novella Yayınları · 20141,818 okunma
2/10
·128 syf.··
2026 9. kitabı
Arka kapağını beğenince bu kitaptan beklentim arttı sanırım. Kitapta, içinde über zengin kişiler barındıran bir arkadaş grubu, gruptan iki kişinin düğünü için Japonya’da terk edilmiş bir malikhaneye gidiyor. Malikhanede de bir hayalet gelinimiz var. Über zengin insanları okumaya, hele bir de kötü yazılmışlarsa asla katlanamıyorum. Karakterlerin hiçbiri bana etten kemikten insanlar gibi gelmedi çünkü yazar karakterleri diyaloglarla tanıtırken sadece yüzeysel kalmış. Karakterizasyonlar bir süre sonra ‘’bu iki kişi bir zamanlar ilişki yaşıyordu fakat ayrıldılar, sonra güzel ceketli yakışıklı olan şuradakiyle takılıp buna şunu söyledi, sonra diğeri de oradakine şöyle yaptı’’dan öteye gidemiyor. Böylesine potansiyeli yüksek bir temelle yola çıkıp büyük resimde hikayenin bu kadar sığ kalması beni üzdü. Diyalogların lisede yazdığım fan kurgusu hikayelerden öteye geçememesi de cabası. Kitapta olan biten anlatılırken devamlı bir benzetme kullanma meyli vardı ve bu beni okurken çok rahatsız etti. Bana kalırsa şiir gibi bir tür dışında bu kadar benzetme, kitabın ciddiyetinden götürüyor. Şiirden bahsetmemin sebebi, kitaptaki korku verici sahnelerin birçoğunda bu benzetme kalabalığının beni rahatsız etmemiş olması. Karakterler arasındaki iletişimde ve sahne nitelenirken fazla fazla gelen imge, benzetme ve metafor kullanımı kitabın paranormal kısımlarında beni rahatsız etmedi. Japon efsanesi kısımları beni aldı götürdü, ancak sadece taslakta kalmış gibiydi.
İngilizce Kitaplara Türkçe İncelemeler
Nothing But Blackened TeethCassandra Khaw · Tor Nightfire · 20214 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
SUÇ VE CEZA İNCELEME
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Suç ve Cezaya başlamadan önce aşırı sıkılacağımı düşündüğüm, belki bitiremem ve sesli kitaba dönerim diye ön yargılı olduğum bir kitaptı. Ancak kitap beklediğimin çok üstünde, asla sıkmayan, okudukça okutan, merak ettiren, devamlı olarak Raskolnikov'la birlikte bir şeyler yapmaya başladığınızı hissettiğiniz bir kitap. Belki bazı okurlar için zihninden geçenleri okumak çok sıkıcı gelebilir, belki de bu yüzden daralıyor bile olabilirler ama bana hiç öyle hissettirmedi. Bence siz yeni okurlar için de öyle olmayacak, benim gibi ön yargılı başlamayın. Kitapta genel hatlarıyla şu tartışmayı okuyacaksınız: Birini öldürmek hukuken suç ise Napolyon veya Sezar'ın yaptığı savaşlardaki ölen insanlara rağmen neden kahraman olarak ilan edildi ve üstün insanlar eğer kötü birini öldürdüğünde gerçekten suç mu işlemiş olur yoksa kahramanlık mı diye devamlı olarak kendi içinizde tartışacağınız bir kitap olacak. Daha fazla uzatmak istemiyorum, siz yeni okurların bir an önce başlayıp konu hakkında geri dönütlerinizi merak ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
insan yürekli tanrıça: Kirke
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:01
bu yıla her ay en az bir kitap bitirme hayalleriyle girdim ama nisan ayında ben kirke'yi elime almam ile bütün bu hayallerim suya düştü. fakat isin tuhaf kısmı kitap kötü olduğu için değil aksine fazla fevkalade ve sindire sindire okunulması gereken bir kitap olduğu için bir türlü bitiremedim. öğrenci olduğum için (camdan atlicam) kendimi gündelik hayatımdan (ve ülkemizin sikik eğitim sisteminden) soyutlayıp tam anlamıyla bir kitaba verme fırsatım pek olmuyor. ancak ben kirke'de belli bir noktaya ulaştığınızda kendinize yalnızca siz ve kirkenin kalacağı bir alan, bir zaman dilimi oluşturmanız gerekiyor. kitap siz ona dikkatinizi verdiğinizde su gibi de akıyor zaten. fakat ben kirkeye ne doğru düzgün bir zaman ayırabildim ne de alan. bu sekilde okuyamadığım ve kirkenin sahane hikayesi sürekli akademik hayatımın arasında kaynadığı için de biraz üzülüyorum acikçası. kitaba gelirsekkk, mitoloji ile ilgilenen biri olarak ünlü figür ve kahramanların hikayelerinin kirkenin hikayesi ile kesismesi bence hos olmus. tanıdığım mitolojik karakterler ile karsilastikca keyiflendim, bu sebeple de bu kitabı okuyacak sahislar mitoloji hakkında az biraz bilgiye sahip olursa kitabı daha cok takdir edebilirler diye düsünüyorum. peki mitoloji hakkında hiçbir sey bilmeden de okuyabilir misiniz? tabi. yunan mitolojisinin temel yapısı hakkında iki üç dakikalık bir arastırmayla cok da keyif alarak okuyabileceğinize inanıyorum. zaten kitabın sonuna madeline miller küçük bir mitolojik karakter sözlüğü de eklemis. okurken anlamakta pek zorlanacağınızı zannetmiyorum, okumadığınız takdirde de cok sey kaciracağınızın altını cizmek isterim. bu kitapla ilgili beni en cok etkileyen sey incelenen temalar ve kirkenin ölümlü yasama iliskin düsünceleri oldu sanırım. bir tanrıçanın gözünden ölüm, gelişim
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2017 00:00
Mussolini’nin 1926-1937 yılları arasında hapiste tuttuğu İtalyan Markisist, gazeteci, eylemci, siyaset felsefecisi Antonio Gramsci, “Hapishane Defterleri” adlı kitabında öğretmenler, papazlar ve idareciler gibi “geleneksel” entelektüellerden bir de iktidarla, belli başlı kuruluşlarla, denetim gücü elde etmek isteyen sınıflarla bağlantılı ve onlara çıkar sağlayan “organik” entelektüeller olarak entelektüelleri iki sınıfa ayırır. Gramsci organik entelektüele ilişkin olarak şöyle der: “Kapitalist girişimci kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi politik uzmanını, yeni bir kültürün, yeni bir hukuk sisteminin oluşturucularını vb. yaratır.” Bir deterjan ya da havayolu şirketinin pazardan daha fazla pay kapmasını sağlamak için teknikler geliştiren günümüz reklamcısı ya da halkla ilikler uzmanı, demokratik toplumda olası müşterilerin rızasını kazanmaya, tüketicinin ya da seçmenin düşüncelerini yönlendirmeye çalışan biri, Gramsci’ye göre organik entelektüeldir. Memleketimizde Gramsci’nin tanımladığı bu tipler cirit atmaktadır. Bir zamanlar ait olduğu televizyon kanalının yayın politikası gereği iktidara karşı sıkı muhalefet pozlarına giren “jöleli arkadaş”ın sonradan “yıkama-yağlama” konusunda mahir bir noktaya evrilmesi Gramsci’nin tanımlamasını anımsatmaktadır. Julien Benda’nın “Aydınların İhaneti” kitabında entelektüelleri insanlığın vicdanı olan oldukça yetenekli, ahlaki donanımları gelişkin filozof krallardan oluşan bir avuç insan olarak tanımlaması ise kelimeye yüklenen müspet bir anlamı ön plana çıkarmaktadır. Benda’nın kitabı ilkelerini çiğneyen entelektüellere zehir zemberek bir saldırı olarak telakki edilse bile ideali tespit ve temyiz noktasında önemli bilgiler sunmaktadır. Benda’nın verdiği örneklerden entelektüelin dünyadan tamamen elini eteğini
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,190 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
#başlangıçlarkitabı #sallypage “Zaman uzaklarda, bambaşka bir yerdeydi. Her şeyin beklemede olduğunu hissediyorum. Ama hayatımı yeniden nasıl başlatacağım, işte onu bildiğimi hiç sanmıyorum.” Jo, dayısının hastalığı nedeniyle onun dükkanında çalışmaya ve onun dairesinde kalmaya başlar. Jo, tüm hayatını bir bavula doldurup buraya gelmiştir. Birkaç ay önce erkek arkadaşı ile kötü bir ayrılık geçirmiştir. Bu yüzden bu değişiklik Jo içinde iyi olacaktır. Hem kırtasiye hem de hırdavat malzemelerinin satıldığı dükkanda çalışırken Jo bir çok farklı insanla karşılaşır. Kiliseden kaçan ve ilginç bir hikayesi olan rahibe olan Ruth ile tanışır. Devamlı dükkana gelip giden Ruth'un hikayesini öğrenir. Dükkanın müşterilerinden Malcolm ilk kitabını yazmaya çalışan bir adamdır. Her hafta bir defter almaya gelir. Jo, gelip gittikçe onu da tanımaya başlar. Jo, bu dükkanda tanıştığı insanlarla ve dinlediği hikayelerle onların başlangıçlarına tanık olur. Aslında burası bir nevi kendi hayatındaki yeni bir başlangıçta olacaktır. Jo, Ruth ve Malcolm arasında zamanla kendiliğinden gelişen bir arkadaşlık doğar. Bu arkadaşlık ile birlikte kırtasiye dükkanı sadece renkli eşyaların satıldığı bir yer olmaktan çıkıp birbirlerini iyileştirdiği bir sığınak haline dönüşür. Her biri hayattan farklı yaralar almış bu insanlar arasında sıcak bir bağ olur. Jo ise burada kendini bulur, yaralarını sarar ve geçmişte yaşadığı kötü ilişkiyi atlatarak yeni duygular tadar. ‘Başlangıçlar Kitabı’ samimi, sıcacık, akıcı ve hayatın içinden bir kurgu. Bu hikayede herkesin kusurları var ama hayatta olduğunuz sürece her zaman yeni bir başlangıç yapma şansı vardır teması çok güzel anlatılmış. Bulunduğunuz yerden biraz uzaklaşıp hala umudun ve arkadaşlığın var olduğu, rengarenk defter ile kalemlerle dolu bu
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202691 okunma