Puan vermedi·140 syf.··
2025 5. kitabı
Edebiyatın psikoloğu olan, çağ açıp çağ kapatan, yeni bir tür oluşturup o türün bir mevsimi olan yazarın koltuğunun karşısındayız. Israrla kaçan aynamızı yüzümüze tutuyor. Bu eser bir tutum olarak, modern Rus toplumunun kaçınılmaz olarak ürettiği türden sorunların bir örneği. Rasyonel egoizm ve diğer tehlikeli totaliter ütopya vizyonları (ki vizyonsuzluğun alası) dünyanın hiçbir ikliminde, hiçbir çağında, MÖ, MS kendine yer bulamaz. Dünya daima zehir saçan kötülüklerle doluydu ve gitgide daha da kötü olacağına neredeyse şüphe yok. Her türlü dogmacılığı doğruyor bu kitabında Dostoyevski, acımasızca eleştiriyor. Zaten dünümüzü, bugünümüzü bir kolaçan edersek başımıza ne gelmişse bu dogmatizmden gelmiştir. Sosyal etkileşimlerden mahrum olan bir Rus'un Avrupa'ya geçişinden sonra düşünce dünyasında oluşan çatlaklardan sızan güneşin bir yansımasıdır bu eser bana kalırsa. Dünyayla ilişki kurma çabası içerisindedir, ancak başarısızlığı onu yerin daha da altına itmektedir. Farklı renkler, diller, ırklar, etnik kökenler... Her birey iki türlü yaşam arasında sıkışmış ve bu sıkışıklığın arasında bir yaşam idame ettirme uğraşında. Yani bir nevi iki yüzü var, çelişkileri var, korkuları var, sanrıları, tanrıları yaa neler neler... İnsan bu görüntü itibariyle sınırlı, ruhsal bir varlık olarak sonsuzu temsil eder. Her zaman farkına varamadığımız gerçeklerimiz var. Bir bütün olarak zevklerin, üzüntülerin, iyilerin, kötülerin zaman içerisinde şekil değiştirebildiği, dozunun artıp azalabildiği garip bir döngünün içerisindeyiz. Normal bir insan başarı ve mutluluğu arzular ve bunun için çabalar. Bulunduğu toplumun içinde zamanla izole olduktan sonra sınırların, zincirlerin izin verdiği yere kadar üst üste binen olgulara hayat verir. Ne olabilir bunlar, efendime söyleyim, ırksal
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Dünya ?
9/10
·140 syf.··
2024 6. kitabı
Dünya? Kendi derinliklerinde toplumun sığ oluşundan doğan tahammülsüzlük, toplumun resmi bilinci ve dayatılan palavralara karşı güvensizlikle doludur. Yani zaten kendine olan güvensizliğine bir de topluma güvensizlik eklenince hayat anlamını yitirmiştir. Hükümsüzdür de. Uzun zaman sonra tekrar okumak ne de iyi geldi. Yazarı daha iyi anlamak adına Bir Yazarın Günlüğü'nü muhakkak okuyun. Onu okuduktan sonra bu kitap farklı bir anlam kazandı. Şengül Can'ın Devamsız kitabından bir şiirle bu inceleme burada biter. Kafanızı ütüledim, idare edin. Gövdem parçalanmış gibi, iki dünya arasında mıydım ne? Ruhum bir beden seçip içine gireyazsa. Her gün gittim geldim dört saat yolla birlikte beş. Evlerde odalarda şehirlerde sokaklarda hastanelerde. Ateşin başına oturur gibi dizildik Sonra tekrar tekrar. Küller biriktirdim közler Çevirdimpişirdim dünyayı.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·464 syf.··
2023 21. kitabı
Bir Türk Masalı serisinden Cihan kitabını okudum. Cihan "Devamsız "adı verilen aldığı her işin üstesinden gelen tetikçi. Yine aldığı iş için ortağı Osman ile şehir dışına çıkıyor. Ortam tamam işi bitirip gidecekken bir gece önceden gördüğü gözlerine vurulduğu Yıldız karşısında. Bizim bahtsız kızımız düşmüştür bilmediği olayların içine. Cihan sebebini anlamasada ona zarar veremez ve yanına alır. Işte hikayemiz böylece başlar. Cihan kitabını okurken ağlayacağımı düşünürken gülmekten gözlerimden yaş geldi. Yıldız maşallah konuşmaya başladı mı taramalı tüfek Osman deseniz ayrı bi dünya Cihan aralarında kafayı yeme modunda. Geçen hafta Duygu kitabını bilmem kaçıncı kez okudum çünkü asla SedatDuygu okumaktan sıkılmam. Bu kitap sayesinde hepsini görmek deli hallerini okumak çok güzeldi. Cihan beni sinir etsede Yıldız çok tatlıydı. Bazı bölümlerde ona da kızdım. Niye buna katlanıyorsun çek git dedim. Akıllı kız güzel süründürdü Cihan'ı Işıl bu kadar gülme yeter alın size dram demiş çok fena vurmuş. Hain tahmin ederken bile umarım o değildir dediğim kişi çıkması beni üzerken bizim Ali'mizin durumu kahretti. Işılca kalemini çok severim. Ilk günden beri kitaplarını keyifle okudum. Benim için Duygu ve Köle kitapları bambaşkadır. Mucize hikayesi de kitap olsa çok mutlu olurum. Yıllar önce yazdığı hala aklımda olan hikayesidir. Eğer seriyi okumadıysanız çok şey kaybediyorsunuz. Sedat,Duygu,Bekir,Alım,Cihan,Ebru sevgi,dostluk, aile,aşk ne ararsanız var .
CihanIşıl Parlakyıldız (Işılca) · İndigo · 2020302 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2021 118. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 01:17
Bir Türk Masalı serisinden Cihan kitabını okudum. Cihan "Devamsız "adı verilen aldığı her işin üstesinden gelen tetikçi. Yine aldığı iş için ortağı Osman ile şehir dışına çıkıyor. Ortam tamam işi bitirip gidecekken bir gece önceden gördüğü gözlerine vurulduğu Yıldız karşısında. Bizim bahtsız kızımız düşmüştür bilmediği olayların içine. Cihan sebebini anlamasada ona zarar veremez ve yanına alır. Işte hikayemiz böylece başlar. Cihan kitabını okurken ağlayacağımı düşünürken gülmekten gözlerimden yaş geldi. Yıldız maşallah konuşmaya başladı mı taramalı tüfek Osman deseniz ayrı bi dünya Cihan aralarında kafayı yeme modunda. Geçen hafta Duygu kitabını bilmem kaçıncı kez okudum çünkü asla SedatDuygu okumaktan sıkılmam. Bu kitap sayesinde hepsini görmek deli hallerini okumak çok güzeldi. Cihan beni sinir etsede Yıldız çok tatlıydı. Bazı bölümlerde ona da kızdım. Niye buna katlanıyorsun çek git dedim. Akıllı kız güzel süründürdü Cihan'ı Işıl bu kadar gülme yeter alın size dram demiş çok fena vurmuş. Hain tahmin ederken bile umarım o değildir dediğim kişi çıkması beni üzerken bizim Ali'mizin durumu kahretti. Işılca kalemini çok severim. Ilk günden beri kitaplarını keyifle okudum. Benim için Duygu ve Köle kitapları bambaşkadır. Mucize hikayesi de kitap olsa çok mutlu olurum. Yıllar önce yazdığı hala aklımda olan hikayesidir. Eğer seriyi okumadıysanız çok şey kaybediyorsunuz. Sedat,Duygu,Bekir,Alım,Cihan,Ebru sevgi,dostluk, aile,aşk ne ararsanız var .
CihanIşıl Parlakyıldız (Işılca) · İndigo · 2020302 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 17:54
"Kelimelerin anayurdu büyükanneme" ithafıyla başlıyor kitap. Sonra bir sayfa daha çeviriyoruz. Bu defa kitabın adı olan "Devamsız" kelimesinin çok farklı bir anlamıyla karşılaşıyoruz. "Kaygısız Hakkı onbaşı Harmanına kar yağmaz Başladı gene Gel devamsız konuşalım." . Devamsız, halk ağızlarında çok ve münasebetsiz konuşan, dik sözlü anlamına geliyormuş. Yazarla yaptığımız söyleşide yazar, kimi arkadaşlarının bu ismi değiştirmesini istediğini ancak kendisinin ısrarcı davrandığını söylemişti. . Kitap on altı öyküden oluşmakta. Öykülerde ortak bir tema yok. Arka kapakta "arzularına sahip çıkmak için toplumla karşı karşıya gelenler, gitmek isteyip gidememenin verdiği suçluluk duygusuna hapsolanlar, saplantılı aşıklar, gidemeyenler, sesi kesilip kendi acısını kutsamak zorunda kalanlar..." ifadeleri yer alıyor. . Öykülerde yer yer olağanüstü yer yer hayaller, rüyalar, sanrılar yer alıyor. Hatta bazıları böyle ucu açık gibi bırakılmış. Farklı yorumlara müsait öyküler. . Dil olarak da yazar ağızlardan aldığı kelimelerle metinleri zenginleştirmiş diyebilirim. . Favori öyküm ise "Parotis" oldu
DevamsızŞengül Can · Can Yayınları · 201944 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 23:26
Yazarın “Devamsız” adlı öykü kitabını okuyunca bu kalemden çıkan ilk öyküleri merak ettim. Şengül Can, Sarkaç adlı dosyasıyla Varlık dergisinin düzenlediği 2013 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık görülüyor. Sarkaç, on dokuz kısa öyküden oluşuyor. Kitaba ismini veren ilk öyküden itibaren, yazarın gözlem yeteneği fark ediliyor.Emek verilen bir dil ve kıvrak anlatım okuru çabucak içine çekiyor. Kısa cümlelerle yaratılan ritim, öyküleri akıcı kılıyor. Öykülerde izlek; ölüm, yaşlılık ve yalnızlık etrafında şekilleniyor. Kahramanlar, birçok öyküde vicdanla akıl arasında gidip geliyor. Böyle düşünüldüğünde “Sarkaç” isminin bu kitap için isabetli bir seçim olduğu hemen fark ediliyor. Terk edilen, bencil adamların elinde tükenen, yazgıya boyun eğen, ölümü bekleyen kadınlar yer alıyor öykülerde. Şengül Can; pişmanlıkları, riyakarlığı, bekleyişi kısaca insana dair hâlleri anlatıyor hikâyelerinde. İçinde biriktirdiklerini kâğıda döktükçe sanki hafifliyor, seyreliyor. Okuyana yazarlık bu olsa gerek, dedirtiyor.
SarkaçŞengül Can · Varlık Yayınları · 201353 okunma
Reklam